Vahdettin İnce

Star

"Şafiîlerin markete gitmesi haram"

Bu Çinlilerin bedduası tutuyor arkadaş. Ben Trump'ın yerinde olsam, Çinlilerle fazla dalaşmazdım. Ne öyle fazladan vergi koymalar falan. Alimallah bir beddua ederler, Meksika körfezini bir daha yüzerek bile geçemezsin. Bir kere "ilginç zamanlarda yaşayasın" demişler ("Tarkan" müellifi Sezgin Burak'a sormak lazım, Çin sarayını basan Kürşat için mi s

Kürdinsanı kazanmak

Ben doğarken meşhur Zilan katliamının üzerinden otuz kadar yıl geçmişti. Etrafta ne isyancılar vardı ne de rutin ve sık devriyeler dışında, onlarla mücadele eden güvenlik kuvvetleri. Ama destanlar dolusu, bilincin heybelerinden taşan kan kırmızı hikayeler vardı, iniltili, ah-u vahlı, kanlı, yaralı, hüzünlü, kederli cinsinden. O hadiselerde babasını

Trump'ın "Gazze'ye el koyuyorum" sözü, İsrail'in hezimetinin ilanıdır

Tarihte dar kapsamlı, küçük çaplı olmalarına rağmen, çığır açıcı, istikamet tayin edici, etkileri asırlar boyu süren olaylar vaki olmuştur. Mesela Bedir savaşı böyle bir hadisedir.Kur'an-ı Kerim, Bedir savaşını "ayrışma günü, iki topluluğun karşı karşıya geldiği gün" (Enfal, 41) şeklinde nitelendirir, öncesini tarihten sildiği, sonrasını ise tarihi

Seçmeli Kürtçe dersi

"Onlar söylenenleri dinleyip de en güzeline uyarlar" (Zümer, 18).Bu ayet, alimler, entelektüeller, aydınlar, medreseler, üniversiteler gibi bilgi üreten kurumlar ile devleti yönetenler arasındaki ilişkinin çerçevesini çiziyor. Buna göre olması gereken şudur: Aydınlar ve kurumlar, toplumun huzurunu olumsuz yönde etkileyen sorunlar hakkında kendi bil

"Rabbimiz, biz yenildik, yardım et"

Dünyanın bir liderlik sorunu var. Her yeni gelişme bu gerçeği biraz daha belirginleştiriyor. Özellikle Gazze'de yaşananlar. Malum İbn Haldun "insan, tabiatı gereği başkasının elinde olanı zorla alma eğilimine sahiptir" der ve "bu dürtünün saldırganlığa, zorbalığa dönüşmesini engellemek için insan aklı, devlet kurumunu icat etmiştir" anlamında bir d

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Şöyle yüz, yüz elli yıllık geçmişe bakmak bile yeterli bir fikir verebilir, savaşların çoğundan sonra dünya açısından hiçbir şeyin eskisi gibi devam etmediğini görmek için. Birinci ve ikinci dünya savaşlarından sonra yaşanan değişim ve dönüşümler baş döndürücüdür mesela. Dünya, bundan önce kimsenin tahmin edemeyeceği değişimlere, dönüşümlere tanık

Anayasa da bir yere kadar

Zaman zaman bu köşede yeni anayasa mevzusuna dair yazılar yazıyorum, kendimce nasıl bir anayasanın hazırlanması gerektiğini anlatıyorum. Sosyolojiden, tarihten, toplumun kültüründen, dininden örnekler veriyorum. Fakat şimdi hepinizin huzurunda itiraf ediyorum. Ben aslında Ortadoğu denilen bu coğrafyada işlerin öyle ileri yasalardan ziyade büyük ölç

İbrahim milleti

Geçenlerde etrafıma toplanmış torunlarıma "İngilizceyi iyi öğrenin. Matematiği ihmal etmeyin. Batı-Rus klasiklerini mutlaka okuyun. Eğer İngilizceniz iyi seviyede olursa, ileride iş bulma imkanınız kolaylaşır. Türkiye'de olmasa, yurt dışında..." gibi telkinlerde bulunurken buldum kendimi. İçlerinde ortaokula gidecek olanına sordum, söyle bakayım, İ

Yürek yangını

Bizim oralarda yaşanan büyük felaketler karşısında en sık kullanılan ifadelerden biri "Mala min şewitî"dir. Türkçeye "evim yandı" olarak tercüme edilen bu Kürtçe söz, bir haber cümlesi değil. Daha derin anlamlar ifade eden bir kalıptır. Türkçedeki "Ocağım söndü" ifadesi gibi hakiki anlamı aşan mecazi bir deyim. Kürt sözlü edebiyatının bütün örnekle

Ruhumuzun ruhu Gazze

Önceki gün tarihi bir olaya şahit olduk. Hamas ile İsrail arasında imzalanan ateşkes anlaşmasından sonra esir takasını ekranlarda seyrettik. Gelecek nesiller bu olayı, "falan tarihte başladı, falan tarihte bitti, şu kadar ölü, şu kadar yaralı..." diye tarih kitaplarına düşülen küçük bir not olarak okuyacaklar. Tıpkı bizim, geçmişte yaşanan nice büy