Şenol Kaluç

Karar

105 yıl önce TBMM

Osmanlı Devleti, son yıllarında ülkeyi yöneten kifayetsiz muhterisler yüzünden -muhafazakârların çok eleştirdiği İsmet Paşa kadar bile olamadılar- daha az zararla çıkabileceği bir savaşa koşar adım girmiş ve büyük hayaller peşinde koşarken paramparça olmuştu.Ülkeyi nasıl bir felakete götürdüklerini anladıkları andan itibaren bu sefer de elde kalabi

Kasabalılığımızda boğulan kültürümüz

Kültür; TDK Sözlüğünde "Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin" şeklinde açıklanıyor.Medeniyet ise kültürlerin damıtılmasından oluşan daha büyük b

Siyasilerin bize huzur borcu var

Türkiye'de siyasetin gündelik hayatta yarattığı keşmekeşten kurtulmak çok mümkün değil. Siyaset her yerimizi sardığı için uzun zamandır kimse ile siyaset üzerine konuşmak istemiyorum ama siyaset de peşimizi kolay kolay bırakmıyor. Maalesef, trafik lambalarından bile siyaset devşirebilecek bir haleti ruhiye içindeyiz.Edebiyattan, sanattan, mimariden

Fenerbahçe mi Galatasaray mı

Bugün izninizle hazır akşama dünya derbimiz(!) varken futbol yazacağım.Geçenlerde sosyal medyada "Biz (1979-80) ligde fırtına gibi eserken Beşiktaş ve Galatasaray küme düşmeye oynuyordu" diye bir paylaşım gördüm.Tabloda ilk dikkatimi çeken, Trabzonspor'un 30 maçlık serideki 12 galibiyeti oldu. En fazla galibiyet (14) Rizespor'un. 16 takımlı ligde 3

İman, amel, akıl

Yine bir Ramazan ayına daha veda etme zamanı geldi. Tutulan oruçlar, yapılan ibadetler umarız Hâk katında kabul olur. İşin sonunda Hz. Ali'nin buyurduğu gibi umarım oruçlarımızdan kazancımız sadece açlık, ibadetlerimizden kazancımız ise sadece yorgunluk olmaz. Allah bizi bu gafletten korusun.Bir süredir Ehl-i Beyt İmamlarının hayatlarından kesitler

Yalansız olmaz mı

İlgi çekmek ve popüler olmak adına milletin damarlarına basmak, ne yazık ki ülkemizde bir moda. Dini olsun resmi olsun özel gün ve aylarda, bazıları bu damarlara bilerek basmak için harekete geçiyor.Ortaya bir laf atıldı mı, gelsin gerisi. Kavga kıyamet gırla gidiyor.Sosyal medya çıktı çıkalı kavgalar bile bir başka havada.Yüz yüze "Nasılsın" diye

Bizden ırkçı çıkmaz!

Bir süredir üzerinde çalıştığım bir makale sebebi ile geçmişte Türkiye'yi sarsan olaylarla ilgili eski sayfaları karıştırıyorum. Yazılanlar, çizilenler bir kenara gördüğüm, okuduğum en ufak bir bilgiyi bile teyit etme ihtiyacı duyarken birilerinin her şeyi biliyormuşçasına her konuda ahkam kesmesi bana gerçekten tuhaf geliyor.Özellikle sosyal medya

Barbar Trump Çağı ve biz!

Ukrayna liderinin Oval Ofisteki ziyareti sırasında yaşananlar tarihsel olarak bir geriye gidişin göstergesi olsa gerek. Başkan Trump, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve muhtemelen Trump adına görevli bitişik gazetecinin modern zamanların diplomatik nezaketine yakışmayan bir üslupla misafirlerini canlı yayında aşağılarken aynı zamanda ABD'nin uluslarar

Karanlık günlerin siren sesleri çalarken!..

Winston Churchill, 11 Kasım 1947'deki Avam Kamarası konuşmasında "Demokrasi en kötü yönetim biçimidir" der ve ardından da ekler "bugüne kadar denenen diğer bütün yönetim şekilleri hariç tutulursa."Bu konuşmanın tarihi İkinci Dünya Savaşının 2 yıl sonrasına denk geliyor. Halbuki savaş öncesi Hitler Almanya'sı demokrasinin beşiğine ev sahipliği yapan

Muhalefetin anlamadığı!..

Üniversite yıllarında okuduğum bir iktisat kitabında Türkiye, Yunanistan ve İtalya için şöyle bir tespit yapılıyordu: Kağıt üstünde fakir ama aslında zengin ülkeler. Gerçekten de bu üç ülkenin ekonomileri pek çok açıdan birbirine benziyor. Kayıt dışı ekonomi çok güçlü.Kayıt dışılık o kadar güçlü ki; muhalefet sürekli olarak emekli ve çalışan ücretl