Selahaddin E. Çakırgil

Selahaddin E. Çakırgil

Star
Gündem 529 yazı 0 takipçi

Anadolu yaylasının derinlerinden gelen seslere kulak vermek..

Birkaç gündür, İstanbul dışındayım. Bazı İslamî kuruluşların davetleri üzerine, son 3 gündür Adıyaman ve civarındayım. İnşaallah bugün dönmüş olacağım.Kâhta ilçesinde, İlim Yayma Cemiyeti'nin salonlarında idik, Haksöz dergisinden yazar Hamza Türkmen beyle birlikte..,*Bu yöreler son 50-60 yıldır âşina olduğum bölgeler.. Vatandaşlarla yapılan sohbetl

Hedef, 'Terörsüz Türkiye'den, 'terörsüz bütün Müslüman coğrafyaları'na; inşaallah...

Başkan Tayyib Erdoğan'ın yıllardır, söyledikleri aynı.. 'Türkiye'nin güneyinde bir başka devlet kurulmasına -bedeli her ne olursa olsun- asla izin vermeyeceğiz..' *Bu sözün bir blöf ve temelsiz korkutma olmadığının anlaşılması lâzım.. Bazıları bunun bir 'kuru-sıkı' tehdit olduğunu sanabilirler. Ama, Başkan Erdoğan'ın, yapamayacağını söylememenin bi

'Dün, dünde kalmamıştır; bugüne ve yarınlara da söyleyeceği vardır!'

Bugünler, Mekke ve Medine'yle birlikte Müslümanların en kutsal coğrafya olarak kabul ettikleri Kudüs'teki Mescid'ul-Aqsâ'nın 1969 yılında bir Yahudi tarafından bombalanışı ve yakılmak istenişinin 57. yıldönümü.. Haziran-1967'deki '6 Gün Savaşı'nda Suriye, Ürdün ve Mısır orduları, üçü birden, Siyonist rejimin ordusunu 'Yıldırım Savaşı' taktiğiyle, m

Mesele, sadece Ebu Cehil'e karşı olmak değil, Hz. Peygamber'in yolunda yürümektir....

*İstanbul'dan Hayri Engin isimli okuyucu kardeşimiz uzun bir mesajında dünya Müslümanlarının, 2 milyara yakın bir nüfusa sahip olmalarına rağmen, dünyada bir tek bir güç haline gelmemesinden yakınmakta ve çareler sormakta..- Bu uzuuun bir konu.. Ama, kısaca da söylemek gerekirse, Müslümanların bir millet olarak, dünya çapında tek bir söz söylemesin

''Sionist Yahudîler''in işgal ettikleri Filistin'deki tuzakları, hep böyle devam edemez!

Siyonizm, gerçekte, Yahudilerin de ikamet ettiği ve amma o zamanın toplumu içinde de uyumsuzlukları, kendilerini 'Tanrı'larının en üstün ve seçkin toplumu olarak gördükleri için, 2500 yıl öncelerde Kudüs'ten kovulurlarken; Kudüs'te, en son terk ettikleri bir semtin ve tepenin adı olan 'Sion'u, bir gün o yerlere tekrar döndürülecekleri düşünce ve in

Son 25 seneyi düşünürken ve de Numan Kurtulmuş Bey'i dinlerken...

Ülkenin şu son 25 yılını düşününce.. 15 Temmuz 2016'da tezgâhlanmak istenen ve hem de, milletin kendisini ve ülkeyi savunması için verdiği silahları, yine millete çevirmek şeklindeki hain darbe teşebbüsü hariç; ülkenin bütünlüğünü ve halkın birliğini tehdit eden büyük karışıklıklar, artık yaşları 40'ın üstünde olanların hâtıralarında kaldı, hamdols

Derinden gelen büyük sosyal hareketin 25. yılından geçmiş ve geleceğe bakarken...

Bugünlerde, 'Adalet ve Kalkınma Partisi' (kısa adıyla, AK Parti'nin) kuruluşunun 25. yılına gelmişiz.Bu hareketin ortaya çıkışı etrafında bugünlerde gerek medya kuruluşlarında , gerekse sosyal hayatın hiç beklenmeyen noktalarında bile bir takım değerlendirme çabalarına ve hattâ, lafzî münakaşa ve kavgalara bile rastlanmaktadır. Elbette, hele de son

''Trump'ın 'harakiri'si''

ABD medyasında, ABD Başkanı D. Trump'ın, İran'la gerilimi tırmandırması ve İsrail ile elbirliği yaparak, İran'ı bombardıman etmek gibi kararlar alırken, savaşta net bir hedefinin ve bu gerilimin içinden yüz akıyla nasıl çıkacağına dair ciddî bir planının olmadığına dair yorumlara yer verilmiyor değil.. Geçenlerde, 'CNN İnternational, bir yorumunda,

'Trump, Amerika'yı ve kendisini 'dünyanın jandarması' sanıyor

Elbette her devlet daha da güçlü olmak çabasındadır. Çünkü, bu pazarda, zayıf olanı yerler.. Ama, Amerikan Başkanı güç konusundaki yaklaşımının gücetaparlık seviyesinde olduğunu gizlemiyor ve 'kuralları güçlüler koyar..' diyor. Hak ve haklılık kavramından habersiz.. Bu onun, dünyada yapmaya çalıştığı dayatmacı siyasetinin ve gücetaparlık anlayışını

''Ahh Avrupa..'' şeklindeki âşıkâne yaklaşımlar bütün Müslüman toplumlarda geri tepmeye başladı..

Osmanlı'nın son yarım asrında büyük devlet ve de hukuk adamlarından olan Ahmed Cevdet Paşa'nın riyasetinde bir hukukçular grubu tarafından 'Mecelle-i Osmanî' adıyla tedvin olunup uygulanan ve bir hukuk âbidesi sayılabilecek bir 'medenî kanunu'muz vardı.. Bu kanun, çok gecikmiş bir düzenleme de olsa, bu gecikmenin zaaf ve zararlarını o zamana göre y

Yeni bir parti doğarken, bir partinin de ölümü

Okuyucularım bilirler ki, bu satırların sahibi, günlük siyasetle ilgili konulara direkt girmekten uzak durmaya çalışıyor.. Çünkü, siyaset çok farklı bir alan.. Bir eski siyasetçi büyüğümüzle geçmiş yıllarda sohbet ederken, söz siyasetin tabiatına gelmiş ve 'Siyaset, ana-baba tanımaz, gerektiğinde onları bile çiğner geçer' demişti.Yanlış da değildi,

Düşük seviyeli "yeni bir Dünya Savaşı"na doğru...

Yazının başlığında söz ettiğim 'Yeni bir dünya savaşı ..' ihtimaline bakınca, 'felâket tellâllığı'na soyunduğum sanılmaya. Dünyada birçok devletler ve diğer güç odakları var ki, yeni bir dünya savaşının ayak seslerinin yaklaşmakta olduğunu hissedip yarınlara hazırlanmaktalar.Amerikan emperyalizmi, rakipsizliğini zâten ilân ediyor ve nice devletler