Salih Tuna

Sabah

Saçmalamayın

Erdoğan dönemi, yaz aylarında çocukların Kuran öğrenmesine yasak getiren, başörtüsüne özgürlük talep etmeyi bile "Laikliğe karşı eylemlerin odağı olmak..." iddiasıyla parti kapatma gerekçesi sayan 28 Şubat sürecinden daha betermiş!.. Hülasa, "28 Şubat'tan daha beter"miş! Doğrusunu isterseniz mahut lakırdıyı ilk duyduğumda inanmakta zorluk çekmiş, b

İşiniz zor

CHP'li trollerden olsaydınız seçim sonuçlarına kafanızı hiç yormaz "Belediyeleri Katar'a satmışlar!" der işin içinden çıkardınız. Veya... Mansur Yavaş kadar Allah'ın sevgili kulu olsaydınız sorunu hiç konuşmadan da çözebilirdiniz. Veya... "Sürgündeki AKP'liler" kadar aklıevvel olsaydınız seçim yenilgisini, "hukukun üstünlüğü" üzerinden okur bir güz

Erdoğan'ın ilginç vücut dili

İlk kez bir seçim arifesinde sonuçları çok az yanılma payıyla tutturan arkadaşımı arayıp tahminini sormadım. İlk kez bir seçimde beni arayıp da tahminimi soran olmadı. İlk kez bir seçim sürecinde seçim hakkında kimseyle konuşmadım. İlk kez bir seçimde adaylar hakkında iyi veya kötü yorum yapanı duymadım. Herkes içine mi attı yoksa artık konuşmak fa

Bakalım 2028'i de kazandıracak mı

İçimden geçen cümle şudur: Söyleyeceğim o kadar çok şey var ki artık söylemesem de olur! Bazen böyledir... Öylesine yoğun duygulara gark olursunuz ki kelimeler boğazınızda düğümlenir, tek kelime edemezsiniz. Duygular böyledir, ya düşünceler... "Ben demiştim!.." ifadesinden ne kadar nefret etseniz de aklınıza ilkin vakitlice söyledikleriniz gelir. S

Benim oyum şunun için

17 Ağustos 99 depreminin ardından hemen herkes "deprembilimci" olarak Prof. Ahmet Mete Işıkara'nın ağzına bakardı. Depremin etkisi o denli büyük olmuştu ki en akıl almaz spekülasyonlara bile kulak kabartılırdı. Mesela, "Akşam deprem olacakmış!" diye bir lakırdı çıkar, koca İstanbul'u baştan sona gererdi. Lakin, "Arkadaşlar, bu akşam olması beklenen

'Ha Rusya ha Müslümanlar'

George Orwell, "Hayvan Çiftliği" eserine önsöz olarak hazırladığı fakat 1940'ların şartlarında yayımlatma imkânı bulamadığı "Basın Özgürlüğü" başlıklı makalesinde şöyle yazmıştı: "Bugün hâkim görüşün bizden beklediği, Sovyet Rusya'ya karşı kayıtsız şartsız bir hayranlıktır." İkinci Dünya Savaşı sürecinde Nazilere karşı Sovyetler Birliği ile ittifak

Oğul Erbakan'ın yol ayrımı

Haziran 2019 seçim sonuçları açıklanınca muzaffer bir komutan gibi "İstanbul'da AK Parti'ye seçimleri biz kaybettirdik..." demişti. Bunları söyleyen Hasan Damar herhangi biri değildi. Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın bir ömür dava arkadaşıydı. Dahası, Avrupa Millî Görüş Teşkilatı'nın kurucularındandı. Hitabetiyle, lafını sakınmamasıyla, bitmez tükenm

İsrail'e yardım, Türkiye'ye yaptırım

İsrail mevzubahis olduğunda ABD'li Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında fark kalmaz diyordum ya, yine öyle oldu. Demokratlar ile Cumhuriyetçiler el ele verip, ABD Kongresi'ndeki 1.2 trilyon dolarlık geçici bütçe tasarımı dolayımında İsrail'e milyarlarca dolarlık yeni askeri yardımları onayladı. Bununla da kalmadılar: Açlıktan kırılan mazlum ve

Dıştan Türk içten Schlumberger

Macar mucit Wolfgang von Kempelen, zamanının Habsburg İmparatoriçesi Maria Theresa'yı etkilemek için bir satranç robotu inşa eder. Önünde bir satranç masası olan bu robot insan görünümündedir ve tıpkı bir insan gibi rakibiyle kıyasıya yarışmaya hazırdır. Macar mucit, Osmanlı kıyafetleri giydirdiği robota "Türk" adını verir. İddiasına göre bu "yapay

Allah sonumuzu hayreylesin

İsrail lobisinin en büyük parçası AIPAC'in eski bir yöneticisi Steven Rosen, cebinden çıkardığı bir peçeteyi The New Yorker dergisinden Jeffrey Goldberg'in önüne koyup şöyle demişti: "24 saat içinde 70 senatöre bu peçetenin üstüne imza attırabiliriz..." ABD senatörlerinin ekseriyetine yapılan yüksek bağışların İsrail lobisini oluşturan şirket ve va