Salih Tuna

Salih Tuna

Sabah
Gündem 513 yazı 14 takipçi

Felaketler dükkânı

Jean Teule'nin "İntihar Dükkânı" romanındaki Tuvache ailesinin işi akıl almaz intihar yöntemleriyle ölüm satmaktır. Zaten dükkânlarında neşe ayıp, mutluluk şüpheli, iyi olan her şey ticari sabotajdır. Bizde de buna benzer tezgâh açmış bir "siyasi esnaf zümresi" var. Kötümserlik bunlarda ekmek kapısından da öte dünya görüşüne, hatta tapınağa dönüşmü

'İşte o koyuyor adama!'

Netanyahu'nun "Ortadoğu Jeopolitik İttifaklar" haritası, Hitler'in o meşhur "Lebensraum" (yaşam alanı) sapkınlığına ne çok benziyor! Güvenliği "ötekinin" imhasına bağlayan mahut haritalı strateji sakın ola Netanyahu'yla kaim sanılmasın. Zira bu aynı zamanda bir seçim propagandası. Demek ki ulusça kan içmeye, Gazze'nin çocukları gibi tüm bölgenin ço

Trol sensin gevşek

Azerbaycan devlet erkânı "İç işlerimize karışmayın" diyor, Türkiye'den de mukabele gecikmiyor: "Azerbaycan'ın iç işlerine karışmak kimin haddine!" Şahane! O hâlde sorun ne Sorun, devletler için geçerli olan "iç işleri" gibi sınırları halkların kalbine de döşemeye kalkmaktır. Azerbaycan'daki nevzuhur başörtüsü yasağına oradaki halk feryat figan eder

Siyah bant kırmızı kart

Dedi: İmamoğlu ve saz ekibinin onca yolsuzluğu ortalığa saçıldı, muhalif güruh sürekli sahiplendi. Ama bizimkiler içinde fon yolsuzluğu faillerini gömmeyen bir Allah kulu kalmadı. Dedim: Onlar gibi mi yapılsın istiyorsun O zaman arada ne fark kalır Dedi: Yapma, bari sen bu ezikliğe destek verme. Dedim: Bu "eziklik" değildir ama velev ki öyle de ols

Gardaşlık kullanma kılavuzu

Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına Türkiye'den yükselen eleştirilere Aliyev'in partisi YAP "Bir millet, iki devlet" demek, başkasının iç işine karışma hakkı vermez!.." şeklinde tepki gösterdi. Çok etkileyici gerçekten. "Vay canına" diyesi geliyor insanın, o derece! Lakin kakofoniye neden olmaması için sağlam bir liste çıkarmakta fayda var. Elimizde

Yallah Türkiye'ye

İlham Aliyev nasıl bir "aydınlanma" yaşadıysa artık, bir sabah kalktı Azerbaycan'da hicabı (başörtüsünü) yasakladı. Malumunuz, yasağa itiraz edenleri de gözaltına alıyor. Anlaşılan o ki başörtülülere göz açtırmak istemiyor. Öğretmenleri bile işten uzaklaştırdı, o derece... Söylenenlere bakılırsa mahut yasağın temel gerekçesi "İran kaynaklı dini nüf

Tetiği kim çekecek

ABD "güvenlik yükünü" daha fazla taşımak istemediği Avrupa'dan çekilirse Türkiye nasıl etkilenir Hayır, fantastik bir soru değil bu; ABD'nin tüymeye hazırlandığı artık herkese malum bir sır. Mesele asker eksikliği değil sadece, Avrupa'nın güvenlik mimarisinin sil baştan kurulmasıdır. Takdir edersiniz ki bugünden yarına olacak iş değil. Anlaşılan o

İyi ki tutuklanmadı

Gözaltına alındığı gün yazı günüm olsaydı "Berna Laçin'i bize bağışlayın" başlıklı bir yazı dercederdim. Madem isnat edilen suç "halkı kin ve düşmanlığa tahrik", bu halkın sıradan bireyi olarak gönlümden geçen buydu. Her şeyden evvel şuncağızı söyleyelim, Berna Hanımcığım durduk yere o paylaşımı yapmadı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tuga

Bu filmin sonu 3 yıl önce yazıldı

Hekim ve travma araştırmacısı ünlü düşünür Gabor Mate "Tarih 7 Ekim'de başlamadı..." demişti. Asla yalnız değildi. Dün itibarıyla üzerinden tam 3 yıl geçen Aksa Tufanı'nın tarihsel bağlamından koparılmasına İrlanda Cumhurbaşkanı Catherine Connolly başta olmak üzere birçok vicdan sahibi, hakkaniyetli insan da karşı çıkmıştı. Zira... Tarihi 7 Ekim sa

Erdoğan'ın hesaplara sığmayan iradesi

Mekke İttifakı'na "Husileri ortadan kaldırın..." demişti, şimdi ellerini ovuşturarak teşekkür ediyor. Kim mi İsrail lobisinin önde gidenlerinden, ABD Temsilciler Meclisi üyesi Joe Wilson. Gazze soykırımına finans desteği bile sağlamıştı, o derece. Lakin hesap etmediği bir şey var: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iradesi. Mesele elbette çok çetin... Bir ya

Verip kurtulacaktık hani

Çözüm olarak "Ver kurtul" diyor, başka bir şey demiyorlardı. Dahası, Kıbrıs'ın "ayak bağı" olduğunu savunuyorlardı. İçlerinde kimler yoktu ki Cengiz Çandar'dan Baskın Oran'a kadar sürüsüne bereketti. Türk medyasını domine etmişlerdi. Merhum Denktaş'ı yalnızlaştırmanın gerektiğini dile getirenlerden, uluslararası hukuk söylemiyle Doğu Akdeniz'deki T

Quid rides...

Eskiden "Bir şey olacağım" diye arzıendam ederdi. Hâlinden belli ki tastamam olmuştu. "Abi, sen hiç değişmemişsin!" diyerek boynuma sarıldı. "Sen değişmişsin" dedim. "Değişmek lazım..." dedi. Bunu öyle inançla söyledi ki değişmenin bir "terfi" şekli olduğunu sanırdınız. Arabası da değişmişti... "Güzelmiş" dedim. Tuhaf bir gönenişle "Sayılı miktarda