Salih Tuna

Salih Tuna

Sabah
Gündem 431 yazı 14 takipçi

Aynı parantezde iki düşman

Gazze'deki soykırım, Suriye'nin güneyindeki fiili işgaller ve Lübnan'daki katliamlar sadece "İran'ı çevreleme" veya "Direniş ekseninin" belini kırmaktan ibaret değildir. Öyle olsaydı, siyonistler 2 bin 500 kişilik "Acil Müdahale Gücü" ile Kıbrıs'a yerleşmezdi. Kıbrıs'ta ne İran'ın ne de Direniş'in etkinliği var. İsrail'in Güney Kıbrıs'ı adeta bir i

Çok sıkıştı çok

Bunların havlulu başkanı Özkan Yalım itirafçı olduğu günden beri Özgür Özel hiç olmadığı kadar köşeye sıkıştı. Sadece kendisi de değil, CHP'liler de felaket sıkıştı. Yoksa böylesi durumlarda akıl almaz bir pişkinlikle saldırıya geçerlerdi. Hatta, Özgür Özel'in "Kocandan boşan da gel" mesajını bile öyle tevil ederlerdi ki aklınız dururdu. Şimdi öyle

Stratejik parazit

"Önce Amerika" mottosu "Önce İsrail'in Konforu" şekline dönüştü ama İsrail'in korkuları yine de tükenmedi. Gerçi hiçbir zaman da tükenmez; İsrail doğası gereği "korkuyla" maluldür. Güncel korkuları Trump'ın İran ile kalıcı ateşkes yapma ihtimali. CNN'in "İsrail çok endişeli" yollu haberlerinin nedeni de bu zaten. Netanyahu rejimi için ABD'nin prest

Özgür Bey çok bozdu

Gün geçmiyor ki birini tehdit etmesin. Son kurbanı Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal oldu. Burcu Hanım diyor ki: "Beni Özgür Özel tehdit etti..." Nedenini de açıklıyor... AK Parti'ye geçme ihtimali doğunca, "5-6 ay sonra iktidar olacağım, seni affetmeyeceğim" demiş. Bu bir iddia değil. Zira bizzat Özgür Özel, CHP yayın organı Sözcü TV'de

CHP'de çürümenin şifresi

Ne kadar delil, belge, itiraf olursa olsun "İktidar operasyon çekiyor" lakırdısını devreye soktular mı bilumum "yolsuzlukların" görünmez olduğuna inanıyorlar. Artık mızrak çuvala sığmıyor, haberleri yok. Bir de "Muhalefete muhalefet yapılmaz..." diyerek her eleştiriyi bastırmaya çalışmaları yok mu İşin garibi, herhangi bir CHP'linin özeleştirisine

Şimdilik bedeli bu, ya sonra

Geçenlerde sosyal medyada bir yurdum insanının, "Batı'ya gidin de insanlık görün..." diye hülasa edeceğim bir iletisine rastladım. Bu da bana "Alamancıların" (ilk gençlik yıllarımızda kulaklarımıza eziyet olan) o meşhur lakırdılarını hatırlattı: "Almanya sokakları öyle temiz ki süt dök yala, o derece." Demek ki geçen onca yılda değişen pek bir şey

Bu 'destansı öfkeyi' biliyoruz

ABD Başkanı Trump "Gideceğim, dünya ticaretini kurtaracağım, gerekirse İran'ı haritadan sileceğim..." diyerek okyanusları aşıp Hürmüz'e dayanmıştı. Lakin coğrafyanın tokadını yiyince "Pakistan rica etti, azıcık durup düşüneceğiz" kıvamına geldi. Kıvam dediğim, bildiğiniz "kıvırmanın" laciverti. "Özgürlük Projesi" tesmiye ettiği kepazeliğin hepi top

Amedspor'u tebrik etmek caiz mi

Ayrışmaların müptelası olduğumuzdan mıdır nedir, yurdum insanı bu sefer de futbol üzerinden kutuplaştı. Üstelik bu kutuplaşma, futbol müsabakalarında tartışılan pozisyonlar dolayımında değil, Süper Lig'e yükselen Amedspor'u tebrik edenler ve etmeyenler üzerinden şekillendi. Hani futbol kardeşlikti, hani birleştirici bir güçtü Görünen o ki, söz konu

La yine mi dış güçler

İsrail rejiminin Merkez Bankası Başkanı Amir Yaron'un raporlarına göre, 2023 Ekim ayından bu yana biriken toplam savaş maliyetleri 140 milyar doları aşarak ekonomilerinde devasa hasar bırakmış. O kadar ki İsrail'in son on yıldaki ekonomik kazanımlarını alıp götürmüş. Daha beter olsunlar, diyeceksiniz. Alın benden de o kadar. Lakin öyle olmadı. Nede

Minnet borcu

Bugün NATO'dan çıksak, maazallah Kıbrıs'ta bile "işgalci devlet" durumuna düşermişiz. NATO ittifakında yer almamız bizi NATO'dan koruyormuş. Evet, şaka gibi ama bir kalemde yabana atılacak bir görüş değil, en azından üzerinde kafa yormaya değer. O hâlde soralım: NATO bizi İsrail saldırısından da korur mu Bu farazi bir soru değil. Malumunuz, İsrail'

Özgür Özel'in müjdesi

Mine Kırıkkanat'ın "kılıç artığı" söyleminin ardından "Anlamını bilmiyordum, cehaletimi bağışlayın" özrü neden kabul görmedi Bağışlamak erdem değil mi Lakin, toplumu her fırsatta cahil olmakla itham eden birinin bu denli cahilliği de bağışlanası değildir. Cumhuriyet gazetesinin işbu 74 yaşındaki kadın yazarının mahut söylemi "cehalet" değildir. Kıl

Vay Ursula, vah CHP

AB, Türkiye'yi 'standart dışı' görüp kapısında bekletirken neden onu Rusya-Çin ile aynı hizaya koymaktan korkuyor?