Salih Tuna

Salih Tuna

Sabah
Gündem 489 yazı 14 takipçi

Sermayeyi nasıl da tüketiyorlar

Gazze soykırımı boyunca İsrail'e silah sevk eden Britanya İmparatorluğu, ne hikmetse bir sabah uyanıp kendini insan hakları havarisi ilan ediverdi. Bu ani "aydınlanmanın" nedeni mi Evrensel ahlak falan değil elbette; pragmatik panik atak, başka ne olsun! Zira soykırımcı Netanyahu Batı Şeria'da yerleşimci işgalcilere alan açmakla, "İbrahim Anlaşmala

Özrünüzü sevsinler

Gazze'de soykırım devam ederken, anne ve babaları katledilen, kolu bacağı ve belden aşağısı yok edilen binlerce çocuk dururken, Adidas adlı malum firma İsrail'in terörist ordusunun eski bir elemanını reklam yüzü olarak seçti. Böylesi bir PR çalışması Joseph Goebbels'in bile aklına gelmezdi! Yoksa... Belsen, Treblinka ve Auschwitz kamplarında soykır

O ölüm VAR'dan döner mi

Türkiye'de stadyumda veya ekran başında kalp krizinden hayatını kaybeden pek çok taraftarımız oldu. Fakat hiçbir futbol takımımız (Milli Takım dahil) Filenin Sultanları gibi Avrupa Şampiyonası çapında başarı elde edemedi. Hayır asla, ne "Futbol takımlarımız ölmeye değmez" demeye getiriyorum ne de "Onca insan boşuna mı ölüyor" yollu bir ironinin peş

Ürün kim

Matine suare önümüze konan "gerçeklik" menüsünden ne çıkarsa afiyetle tıkınıyor, bize çizilen yollarda tıpış tıpış yürüyoruz. Ama sorsan bütün çağların en özgür insanları biziz! Halbuki gündüz gözüyle aklımızı alıyorlar!.. O kadar ki "bedava" sandığımız o dijital medyada asıl satılan ürün biziz, haberimiz yok. Güya "özgürüz" fakat neye kızıp neye g

Çin'in 4 şartı mı

Hürmüz Boğazı açık kalacak, kimseden geçiş ücreti koparılmayacak, Suudilerle aradaki buzlar eritilecek, Amerika'yla bitmek bilmeyen kavga son bulacak. Bunlar ne mi Çin'in, İran Meclis Başkanı Galibaf'ı Pekin'de ağırlamadan evvel İran'a verdiği ev ödevi. Şaştınız değil mi Eminim en çok da Amerika ile kavganın son bulma koşuluna şaştınız. Sanki İran'

Kalp krizinin nedeni o sır mı

Oğuz Atay "Bize en uzak tarihimiz, yakın tarihimizdir" demişti. Yakından da yakın tarihimiz ise yazılmamış veya yeniden yazılmakta olan faili meçhul cinayetler çöplüğüdür. Adalet Bakanlığımız sayesinde işte bu "en yakın tarihimiz" yeniden yazılıyor. Muhsin Yazıcıoğlu ve Uğur Mumcu cinayetlerinin yargının teşrih masasına yatırılması bunun göstergesi

Suriye'de çöken Siyonist kurgu

SDG, Şam yönetimine katıldı diye birileri hemen "Truva Atı" argümanına sarıldı. Güya bu hamle, zayıflatılmış Suriye'yi içeriden ele geçirmeye yönelik bir İsrail planıymış. Hülasa, Suriye SDG'leşerek "Büyük İsrail" projesine taşeron olacakmış. Tuhaf olan şu: Bu iddiayı dillendirenler içinde en çok sesi çıkan emekli tümamiralimiz Cihat Yaycı, İsrail'

Aklını aldılar ama yetmedi

Faşist İsrail rejiminin Gazze'deki korkunç soykırımın üzerini örtmek için 730 milyon dolarlık devasa bir dijital algı makinesi kurduğunu geçenlerde The Guardian ortaya koydu. Hem de ABD Adalet Bakanlığı'nın resmî evraklarına dayandırarak... İşbu manipülasyon çarkının nasıl döndüğüne Goebbels tanık olsa kıskançlıktan çatlardı, o derece. Silikon Vadi

Aynı çirkinlik

Hükümetin yaptığı, yapacağı her şeyin kategorik olarak felaket getireceğine inanan iflah olmaz bir güruh var. Dün "AKP'nin yaptığı Marmaray'a binmem, tüp geçitleri su sızdırır..." diyecek kadar tozutmuşlardı, bugün de "Terörsüz Türkiye" projesini Sevr'in manivelası mesabesinde görüyorlar. Böyle olunca da, mesela, SDG kendini feshediyor, mutlu olamı

Eyvah demek fayda etmez

İran'ın gayriresmî sözcüsü mesabesindeki Prof. Muhammed Marandi, "İsrail Türkiye'ye saldırırsa İran sessiz kalmaz..." deyince şu bizim malum koro anında heyheylendi: "İran'a güvenilmez!" Tamam da, mesele "güven" meselesi değil ki. Hayır yani, ne birilerine güvenip taarruza kalktığımız var, ne de birileri "Bize güvenip İsrail'i vurun" yollu Türkiye'

'Mo' değil Muhammed

Müslüman futbolcuların isimlerinin Türkiye'de Batılı "formlarıyla" telaffuz edilmesi masum bir dil alışkanlığı mıdır yoksa düpedüz zihinsel sömürgecilik mi Trabzonspor'un sözleşmeli futbolcusu Benjamin (Bouchouari) mesela. İslamî gelenekteki Türkçe karşılığı Bünyamin. Fakat TFF kayıtlarında Benjamin geçiyor. Diyeceksiniz ki, "Çocuk Faslı falan ama

Hem soyuyor hem fişliyorlar

Rekabet Kurumu, beyaz yakalı ilaç devlerinin ipliğini pazara çıkaran öyle bir "Ön Rapor" hazırlamış ki, olursa o kadar olur. Hastalığın kaynağına inip reçeteyi şak diye masaya koymuşlar! Düşünün; pazardan elmayı siz seçmiyorsunuz, parayı SGK ödüyor ama elmayı siz yiyorsunuz. Bu "tuhaf pazar" küresel ilaç devlerinin en vahşi kâr hırsına yataklık edi