Salih Tuna

Salih Tuna

Sabah
Gündem 485 yazı 14 takipçi

Çin'in 4 şartı mı

Hürmüz Boğazı açık kalacak, kimseden geçiş ücreti koparılmayacak, Suudilerle aradaki buzlar eritilecek, Amerika'yla bitmek bilmeyen kavga son bulacak. Bunlar ne mi Çin'in, İran Meclis Başkanı Galibaf'ı Pekin'de ağırlamadan evvel İran'a verdiği ev ödevi. Şaştınız değil mi Eminim en çok da Amerika ile kavganın son bulma koşuluna şaştınız. Sanki İran'

Kalp krizinin nedeni o sır mı

Oğuz Atay "Bize en uzak tarihimiz, yakın tarihimizdir" demişti. Yakından da yakın tarihimiz ise yazılmamış veya yeniden yazılmakta olan faili meçhul cinayetler çöplüğüdür. Adalet Bakanlığımız sayesinde işte bu "en yakın tarihimiz" yeniden yazılıyor. Muhsin Yazıcıoğlu ve Uğur Mumcu cinayetlerinin yargının teşrih masasına yatırılması bunun göstergesi

Suriye'de çöken Siyonist kurgu

SDG, Şam yönetimine katıldı diye birileri hemen "Truva Atı" argümanına sarıldı. Güya bu hamle, zayıflatılmış Suriye'yi içeriden ele geçirmeye yönelik bir İsrail planıymış. Hülasa, Suriye SDG'leşerek "Büyük İsrail" projesine taşeron olacakmış. Tuhaf olan şu: Bu iddiayı dillendirenler içinde en çok sesi çıkan emekli tümamiralimiz Cihat Yaycı, İsrail'

Aklını aldılar ama yetmedi

Faşist İsrail rejiminin Gazze'deki korkunç soykırımın üzerini örtmek için 730 milyon dolarlık devasa bir dijital algı makinesi kurduğunu geçenlerde The Guardian ortaya koydu. Hem de ABD Adalet Bakanlığı'nın resmî evraklarına dayandırarak... İşbu manipülasyon çarkının nasıl döndüğüne Goebbels tanık olsa kıskançlıktan çatlardı, o derece. Silikon Vadi

Aynı çirkinlik

Hükümetin yaptığı, yapacağı her şeyin kategorik olarak felaket getireceğine inanan iflah olmaz bir güruh var. Dün "AKP'nin yaptığı Marmaray'a binmem, tüp geçitleri su sızdırır..." diyecek kadar tozutmuşlardı, bugün de "Terörsüz Türkiye" projesini Sevr'in manivelası mesabesinde görüyorlar. Böyle olunca da, mesela, SDG kendini feshediyor, mutlu olamı

Eyvah demek fayda etmez

İran'ın gayriresmî sözcüsü mesabesindeki Prof. Muhammed Marandi, "İsrail Türkiye'ye saldırırsa İran sessiz kalmaz..." deyince şu bizim malum koro anında heyheylendi: "İran'a güvenilmez!" Tamam da, mesele "güven" meselesi değil ki. Hayır yani, ne birilerine güvenip taarruza kalktığımız var, ne de birileri "Bize güvenip İsrail'i vurun" yollu Türkiye'

'Mo' değil Muhammed

Müslüman futbolcuların isimlerinin Türkiye'de Batılı "formlarıyla" telaffuz edilmesi masum bir dil alışkanlığı mıdır yoksa düpedüz zihinsel sömürgecilik mi Trabzonspor'un sözleşmeli futbolcusu Benjamin (Bouchouari) mesela. İslamî gelenekteki Türkçe karşılığı Bünyamin. Fakat TFF kayıtlarında Benjamin geçiyor. Diyeceksiniz ki, "Çocuk Faslı falan ama

Hem soyuyor hem fişliyorlar

Rekabet Kurumu, beyaz yakalı ilaç devlerinin ipliğini pazara çıkaran öyle bir "Ön Rapor" hazırlamış ki, olursa o kadar olur. Hastalığın kaynağına inip reçeteyi şak diye masaya koymuşlar! Düşünün; pazardan elmayı siz seçmiyorsunuz, parayı SGK ödüyor ama elmayı siz yiyorsunuz. Bu "tuhaf pazar" küresel ilaç devlerinin en vahşi kâr hırsına yataklık edi

Bunlara karnımız tok

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack geçen gün çıkmış Reuters'a maval okuyor. Neymiş İsrail ile Türkiye arasındaki "yanlış anlaşılmaları" önlemek için resmî bir iletişim kanalı kurmaya çalışıyorlarmış. İşin tuhaf yanı, ne İsrail'in ne de Türkiye'nin "iletişim kazası" gibi bir dertleri var. Herkes her şeyi taammüden yapı

Sahte solun zilleti

Netanyahu'nun gözünde, Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın Sünni, Mücteba Hamaney ve Naim Kasım'ın Şii, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin sosyalist olmasının hiçbir önemi yoktur. Zaten bu sebeple, seçim afişinde "şer ekseni" mesabesinde bu isimlere yer vermiştir. İşbu Gazze soykırımcısının demek istediği tastamam şudur: Filistin direnişini savun

Tezgâha dikkat

Uçaklarını düşürdük, dönemin başbakanı "Vurun emrini ben verdim" dedi, yine de bu çetin badireyi atlattık. Rus Büyükelçi Karlov'u vurdular, kriz teğet geçti. Azerbaycan- Ermenistan savaşı dolayımında Rusya ve Türkiye karşı karşıya gelebilirdi. Korkulan olmadı. Normal şartlarda iki ülkeyi savaş pozisyonuna sokabilecek bu badireler Cumhurbaşkanı Erdo

Ezan da Türkçe okunsun mu

Kemal Tahir'in "Devlet Ana" romanında anlattığı üzre bir zamanlar Anadolu'da uçan kaçan "cavlaklardan" geçilmezdi. Güya "keramet" gösterirlerdi. Halbuki ulu bir zatın da dediği gibi "Suda yürümek, havada uçmak keramet değildir; balıklar da suda yüzüyor, kuşlar da havada uçuyor..." Asıl keramet eşyanın hakikatini fehmetmektir. Necip Fazıl üstadımız,