Salih Cenap Baydar

Karar

İntikam Ateşi Adaleti Zehirler

İnsanlık tarihi boyunca hep mağdurlar, mazlumlar, ezilenler, haksızlığa uğrayanlar oldu.İktidarın verdiği güçle sarhoş olup kendilerini bir "yeryüzü tanrısı makamında" gören Firavunlar, Nemrutlar ve modern dönemde Hitler, Stalin, Mao, Pol Pot gibi nice zorba, sayısız masum insanı ezdi, aşağıladı, tahammül edilemez işkencelere maruz bıraktı.Ama yine

Ahmaklar ancak zarar gördükten sonra riski anlarlar

İsrail'in Lübnan'da gerçekleştirdiği saldırılarda gördüğümüz arsızlık, vicdansızlık, sınır tanımazlık, hepimizi dehşete düşürdü.Özellikle de gündelik hayatta kullandığımız teknolojik cihazların kitle imha silahına dönüşebilmesi sarstı bizi.2019 yılı başlarında bu köşede kaleme aldığım bir makale serisi ile, geleceğin dünyasında bizi bekleyen tehdit

Çağrı cihazı saldırısı

İsrail'in, Lübnan'da yaşayan binlerce insana yönelik olarak düzenlediği suikastlar dünyayı sarstı.Saldırının teknolojik cihazlar üzerinden yapılmış olması, nasıl çalıştığını ve menşeini bilmeden, risklerini hiç sorgulamadan yüksek teknoloji ürünlerini kullanan kitlelerde derin endişelere yol açtı.Bu karmaşık konuya dair mütalaalarımı bazı başlıklar

Veri tsunamisi karşısında tek çaremiz: Yapay zeka

Bugün, tarihte daha önce hiç görülmemiş bir hızda ve miktarda veri üretiliyor.Sadece siz bu yazıyı okuyana kadar geçecek süre içinde, muhtemelen insanoğlunun on dokuzunca asra kadar üretip kayda geçirdiği tüm bilgilerden daha fazla bilgi üretilmiş ve kayıtlara girmiş olacak.Akademisyenler, yazılımcılar, anketçiler, haritacılar, sosyal medya kullanı

"Yapay zeka 'Çilekle' düşünmeye başlamış olabilir"

Dünya yapay zeka konusunda yaşanan teknolojik gelişmelerle çalkalanıyor.Neredeyse her gün, hayatlarımızda radikal değişikliklere yol açma potansiyeli taşıyan yeni yapay zeka uygulamalarıyla karşılaşıyoruz.Başını geniş dil modellerinin (LLM) çektiği bu gelişmeler zincirine, yakın zamanda çok önemli bir halka daha eklendi.İnsanın bizzat içinde yaşadı

Hakikati ararken: Masallar ve gerçekler

İnsanoğlu geçmişten günümüze hep "varlığı anlama" çabası içinde olmuştur.Bu sadece toplumun akıllılarına mahsus entelektüel bir sancı değildir.Neticede insanın nasıl bir dünyada yaşadığını anlaması, etrafında olup bitenlerin ve sosyal ilişkilerin mahiyetini doğru kavraması, varlığını sürdürmek için vereceği kararların, yapacağı tahminlerin, atacağı

İnsan neden birinin askeri olmak ister

Er olarak askerlik yapanlar için askerlik hiç de cazip bir şey değildir.Kişinin hürriyetleri, sanki bir suç işlemiş de cezasını çekiyormuşçasına kısıtlanır askerlikte.Askerliğini yapan bir erseniz, istediğiniz zaman yatıp kalkamazsınız.İstediğinizi yiyip içemezsiniz. İstediğiniz yere gidemezsiniz.İstediğiniz zaman konuşup istediğiniz zaman susamazs

Mesih sendromlu ahir zaman radikalleri

Postmodern nihilizm ve görecelilik kasırgasında kendilerini kaybolmuş hisseden, daha önceleri yaslandıkları her şeyin adeta sıvılaştığı bir vasatta kendilerine tutunacak bir dal arayan kimselerin, ilk başlarda pek iltifat etmedikleri "radikal çözüm" önerilerine giderek daha çok ilgi gösterir hale geldiklerini bundan önceki yazımda anlatmıştım.Fakat

Radikallerin reçeteleri derdimize deva olabilir mi

Bilim, din, ideoloji gibi "büyük anlatılara" artık kuşkuyla yaklaşılan postmodern devirde insanlığın kollektif eylemlere geçme, ortak ideallere doğru hamle yapma, uzun vadeli planları sabır ve sebatla hayata geçirme kabiliyetinin azaldığını daha önce anlatmıştım.Fakat üst üste yığılan devasa problemlerimiz var ve bunların bireysel reçetelerle çözüm

Büyük anlatılar olmayınca organize olmak zor

Fransız filozof Jean-François Lyotard (1924-1998), postmodern düşüncenin en önemli teorisyenlerinden biri kabul edilir.Lyotard, 1979 yılında yayınladığı Postmodern Durum adlı eserinde, basitçe büyük anlatılara karşı bir inançsızlık yahut kuşku olarak tanımladığı "postmodern" tabirini felsefeye ve sosyal bilimlere taşımıştır.Büyük anlatılar veya met