Salih Cenap Baydar

Salih Cenap Baydar

Karar
Yaşam 181 yazı 0 takipçi

Oportünizm treninin vagonlarında yitirilen güven

Dün eleştirdiği görüşleri bugün savunan, geçen ay sövdüğü adamı bu ay göklere çıkaran, bir yıl önce "asla kabul edilemez" dediği uygulamalara bugün sahip çıkan insanlarla dolu dört bir yanımız.Bunların ilkesizliğini eleştirdiğinizde şöyle diyorlar:"Romantizmin devri geçti, pragmatik olmak lazım."Ama bu pragmatizm değil, düpedüz oportünizm.Bunların

Dokunulmazlık talebi özgürlüğün sonudur

Her ülkede "ofansif mizah" yapan stand-up'çılar var.Fakat bizdekilerin işi zor.Kırılganlıkta adeta birbirimizle yarışıyoruz.İnançlarımızla ilgili esprilere tahammül edemiyoruz.Herkes bizim gibi inansın, inanmıyorsa bile kutsallarımıza saygı göstersin istiyoruz.Fakat bu, zannedildiği kadar kolay karşılanabilir bir beklenti değil.Taşrada, küçük ve iz

Kılavuzu algoritma olanın

Yaşadıklarımızı izah etme çabasındaki düşünürlerin sık sık gönderme yaptıkları iki distopya vardır: George Orwell'in 1984'ü ve Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sı.Orwell'in kurgusunda bilgilere erişim, devlet baskısıyla büyük ölçüde kontrol edilir ve çoğu zaman engellenir. Kitaplar yasaklanır, düşünceler sansürlenir, insanlar gözetlenir, devlet "g

Kırılgan biz: Kolektif narsisizm ve güç arayışı

Türkiye'de siyasi tartışmalar çoğunlukla liderlerin etrafında döner: Kim iktidara gelecek, kim düşecek, kim kurtaracak, kim mahvedecekBu soruların altında yatan psikoloji üzerine ise pek konuşulmaz.Psikoterapist Dr. Murat Paker'in analizlerine göre, toplumun güce duyduğu aşırı ilginin kökleri büyük ölçüde kolektif narsisizmde yatıyor olabilir.Bu ya

Şu "Biz" dediklerimiz

"Biz"...Bu ülkede en çok kullanılan ama en az tarif edilen kelimelerden biri.Her gün biri çıkıp "biz" adına konuşuyor.Siyasetçiler, kanaat önderleri, akademisyenler, televizyon yorumcuları, sanatçılar..."Milletimiz... Medeniyetimiz... İnsanımız... Değerlerimiz... Bekamız... "Fakat ortada tuhaf bir durum var:Herkes "biz" diyor ama hiç kimse o "biz"i

Küçük Hesaplara Dalıp Tsunamiyi Unutmak

Türkiye'de siyaset okuması maalesef kronik bir yanılgının tutsağı. Siyasi liderlerin yükselişiyle coşkuya kapılıyor ya da karamsarlığa sürükleniyoruz.Zamanın içine yayılan karmaşık, çok katmanlı gelişmelerin sebeplerini ve sonuçlarını çoğu zaman siyasi aktörlerin yapıp ettikleriyle açıklayabileceğimize inanıyoruz.Eski Kültür ve Turizm Bakanı Tınaz

Sana benim gibi bakmayanın mezarını kazacağım!

Tarık Çelenk'in "Medreselerden neden Kant ve Hegel çıkmaz" sorusuna cevap aradığı YouTube söyleşisinde Mehmet Çelik çok ilginç bir zihniyet tanımı yaptı:"Zihniyet aklın çalışma yasasına denir. Zihin aklı yasaklayan şeydir. Sizin aklınızı hangi kurallar ve değerler belirliyorsa zihniyetiniz odur."Bu tanımı aklımda evirip çevirirken, çevrelerine çizi

Rakip yoksa lig de yoktur

Ekranlarda hızlıca akıp giden gündemin içinde yeterince fark edilmeyen ama toplumun temellerini derinden sarsan dehşet verici bir kırılma yaşıyoruz.İktidarın elindeki siyasi gücü kullanma biçimi, toplumu bir arada tutan görünmez bağları, yani "toplumsal sözleşmeyi" hoyratça tahrip ediyor.Durum o kadar vahim bir noktaya evrildi ki, artık yapılanları

Sömürgeciliği anlatırken gerçeği kaçırmak

Edward Said'in Oryantalizm kitabının yayımlanmasının üzerinden neredeyse yarım asır geçti. O günden bu yana postkolonyalizm, Batı üniversitelerinde vicdan muhasebesinin başlıca entelektüel dili haline geldi. Sömürgeciliğin kültürel, siyasi ve psikolojik mirasını teşhir etme iddiasındaki bu akım, edebiyattan tarihe, antropolojiden felsefeye kadar bi

Askerimin, Polisimin Yanındayım Derken

1999 yapımı Yeşil Yol (The Green Mile) filmi, ünlü yazar Stephen King'in aynı isimli romanından uyarlanmıştır.Romanda "Percy Wetmore" adında, idam koğuşunda görev yapan "torpilli" bir gardiyan vardır.Stephen King bu karakter üzerinden, denetimsiz devlet gücünün kişilik bozukluklarıyla birleştiğinde nasıl felaketlere yol açabileceğini anlatır.Percy'

Cehennemin elitlerine komşu olmak

Meşhur "Breaking Bad" dizisi, mütevazı kimya öğretmeni Walter White'ın akıllı, dürüst ve merhametli bir baba olmaktan çıkıp korkunç bir suçluya dönüşmesini anlatıyordu.Diziyi izleyenlerin büyük çoğunluğu, yoldan çıkan bu adam için önce üzüntü, ardından heyecan, nihayet hayranlık hissetti.Bir noktada fark ettik ki onun "kazanmasını" istiyoruz: kanse

Bu canavarla nasıl savaşacağımızı bilmiyoruz

Teknoloji şirketleri milyonlarca insanı yönetme gücünü elde ettikçe, ulus devletler neden bu yeni aristokrasiye karşı çaresiz kalıyor?