Risale-i Nur'dan

Yeni Asya

Uhrevî ticaretin kudsî pazarı: Üç Aylar

Aziz, Sıddık Kardeşlerim!Bugün manevî bir ihtar ile sizin hesabınıza bir telâş, bir hüzün bana geldi. abuk çıkmak isteyen ve derd-i maişet için endişe eden kardeşlerimizin hakikaten beni müteellim ve mahzun ettiği aynı dakikada bir mübarek hatıra ile bir hakikat ve bir müjde kalbe geldi ki: Beş günden sonra çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları

Risale-i Nur, yedi Mesnevî kadar bâkî bir rehber olacak

Kardeşlerim,Kalbime ihtar edildi ki: Nasıl ki Mesnevî-i Şerif şems-i Kur'ân'dan tezahür eden yedi hakikatinden bir hakikatin âyinesi olmuş, kudsî bir şerafet almış, Mevlevîlerden başka daha çok ehl-i kalbin lâyemut bir mürşidi olmuş; öyle de Risale-i Nur, şems-i Kur'âniyenin ziyasındaki elvan-ı seb'ayı ve o güneşteki renk renk, çeşit çeşit yedi nur

Biz muhabbet fedaîleriyiz; husumete vaktimiz yoktur

Hakikat - (26 Şubat 1324, Volkan, Sayı: 70, Sayfa: 3.)Biz "Kalû belâ"dan cemiyet-i Muhammedîde (asm) dâhiliz. Cihetü'l-vahdet-i ittihadımız tevhiddir. Peyman ve yeminimiz imandır. Madem ki muvahhidiz; müttehidiz. Her bir mü'min i'lâ-yı kelimetullah ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi, maddeten terakkî etmektir. Zira ecnebîler fünûn ve sanay

"Mevlâna bu zamanda gelseydi Risale-i Nur'u yazardı"

Üstadlarımdan birisi olan Mevlâna Celâleddin-i Rumî'nin (ks) mensublarından olduğu anlaşılan eczacı Hacı Abdüllatif'in mektubundan anlaşılıyor ki, bilerek, tam takdir ederek Nurlara hizmet edecektir.Zaten ben bekliyordum ki, Mevlevîlerden bazı Nur kahramanları çıksın. İnşaallah birisi bu olacak. Ona çok selâm ederim. Emirdağ Lâhikası, s. 251 ««« İk

Kıyamet ve haşre benzeyen kış ile bahar

Görmüyor musun ki, koca baharın hep çiçekli, meyveli bütün mevcudatı ve bunların kendilerine göre bütün sahaif-i a'mali ve teşkilâtının kanunları ve suretlerinin timsalleri, mahdud bir miktar tohumcuklar içlerinde yazarak, muhafaza ediliyor.İkinci bir baharda, onlara göre bir muhasebe içinde sahife-i amellerini neşredip, kemâl-i intizam ve hikmet i

"Onlarla dostuz ve kardeşiz; fakat siyaset noktasında değil"

Aziz, Sıddık Kardeşlerimiz Ziya ve Abdülmuhsin!Üstadımız diyor ki: "Eşref Edip kırk seneden beri iman hizmetinde benim arkadaşım ve Sebilürreşad'da makale yazan ve şimdi vefat eden çok kıymetli kardeşlerimin mümessili ve hakikî İslâmiyet mücahidlerinden bir kardeşimdir. Ve Nur'un bir hâmîsidir. Ben vefat etsem de, Eşref Edip Nurcular içinde bulunma

Kalb-i insanîden hürmet ve merhamet çıkarsa...

On Beşinci MeseleYe'cüc ve Me'cüc hâdisatının icmali Kur'ân'da olduğu gibi, rivayette bir kısım tafsilâtı var. Ve o tafsilât ise, Kur'ân'ın muhkematından olan icmali gibi muhkem değil, belki bir derece müteşabih sayılır. Onlar tevil isterler. Belki râvîlerin içtihadları karışmasıyla, tabir isterler. Evet, "Lâ ya'lemü'l-gaybe illallah" [Gaybı Allah'

Kış perdesi altında nazenin bir bahara hazırlık

İKİNCİ NOKTA"Ahsene külle şey'in halakahû" [O her şeyi en güzel şekilde yarattı. / Secde Suresi: 7] ayetinin bir sırrını izah eder. Şöyle ki: Her şeyde, hatta en çirkin görünen şeylerde, hakikî bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki her şey, her hâdise, ya bizzat güzeldir, ona hüsn-ü bizzat denilir veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn

Şu dünya bir zikirhane-i Rahman

(Dünden devam)"...Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyetperver, muktedir, intizamperver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemâlât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz." Sonra o bedbahtın aklı başına gelir, nedamet eder: "Evet, ben işretten divane olmuştum. Allah senden r

İmandaki saadet ve nimet

İmanda ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle.Bir vakit, iki adam hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbin, tâli'siz bir tarafa; diğeri hudabin, bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler. Hodbin adam, hem hodgâm, hem hodendiş, hem bed