Risale-i Nur'dan

Yeni Asya

Şu medeniyet beş menfî esas üzerine teessüs etmiştir

"Neden Şeriat şu medeniyeti (HÂŞİYE) reddeder"Dedim: "ünkü beş menfî esas üzerine teessüs etmiştir. Nokta-i istinadı kuvvettir. O ise, şe'ni tecavüzdür. Hedef-i kasdı menfaattir. O ise, şe'ni tezâhumdur. Hayatta düsturu cidaldir. O ise, şe'ni tenâzu'dur. Kitleler mabeynindeki rabıtası, âheri yutmakla beslenen unsuriyet ve menfî milliyettir. O ise,

Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır

Hakikat Çekirdekleri'nden:35. Zulüm, başına adalet külâhını geçirmiş; hıyanet, hamiyet libasını giymiş; cihada, bağy ismi takılmış; esarete hürriyet namı verilmiş. Ezdad, suretlerini mübadele etmişler. 36. Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır. 37. Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar; hem de diş ve tırnağının kirasını

Bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek

Risale-i Nur'dan Gençlik Rehberi'nin güzelce izah ettiği gibi, ölüm o kadar kat'î ve zâhirdir ki, bu günün gecesi ve bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek.Bu hapishane, nasıl ki mütemâdiyen çıkanlar ve girenler için muvakkat bir misafirhanedir. Öyle de, bu zemin yüzü dahi, acele hareket eden kafilelerin yollarında bir gecelik konmak ve g

Mesleğimiz a'zamî ihlâstır

Bu zamanın bir hastalığı daha var; o da benlik, enaniyet, hodfüruşluk, hayatını güzelce medeniyet fantaziyesiyle geçirmek iştihası, tiryakilik gibi hastalıklardır.Risale-i Nur'un Kur'ân'dan aldığı dersin en birinci esası benlik, enaniyet, hodfüruşluğu terk etmek lüzumudur. Tâ ihlâs-ı hakikî ile imanın kurtarılmasına hizmet edilsin. Cenab-ı Hakka şü

Ülfet ve yeknesaklık altında çok hakikatler gizleniyor

Aziz, Sıddık Kardeşlerim!Evvelen: Seksen sene bir mânevî ömr-ü bâkî kazandıran Şuhur-u Selâsenizi ve mübarek kudsî gecelerinizi ve Leyle-i Regaib'inizi ve Leyle-i Mi'rac'ınızı ve Leyle-i Berat'ınızı ve Leyle-i Kadr'inizi ruh u canımızla tebrik ve her bir Nurcunun mânevî kazançları ve duaları umum kardeşleri hakkında makbuliyetini rahmet-i İlâhiyede

Şuhur-u mübarekede pek çok kudsî servet

Aziz, Sıddık Kardeşlerim!Bu şuhur-u mübarekede, Nurcuların şirket-i maneviyesine inşaallah pek çok kudsî servet girecek. Herbir Nurcu, binler lisanla ve yüzer kalemle çalışacak gibi kâr kazanacak. Ve bu mübarek ve çok bereketli aylarda beş tarzda ibadet sayılabilen kalemle Zülfikar-ı Mu'cizat mecmuasına hizmet edenler, tam bahtiyardırlar. Fakat yaz

Melekler kar katrelerine binip sanat-ı İlâhiyeyi alkışlıyor

Evet, küre-i arzda dört yüz bin nevileri zîhayattan halk eden, hatta en adi ve müteaffin maddelerden zîruhları çoklukla yaratan ve her tarafı onlarla şenlendiren ve mu'cizat-ı sanatına karşı onlara dilleriyle "Mâşaallah, Bârekallah, Sübhanallah" dediren ve ihsanat-ı rahmetine mukabil "Elhamdülillah, Ve'ş-şükrü lillah, Allahuekber" o hayvancıklara s

Her yeni gün, bir yeni âlemin kapısıdır

Ey nefis!Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı; yarın ise, senin elinde senet yok ki, ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü bulunduğun gün bil. Lâakal, günün bir saatini ihtiyat akçesi gibi, hakikî istikbal için teşkil olunan bir sandukça-i uhreviye olan bir mescide veya bir seccadeye at. Hem bil ki, her yeni gün, sana, hem herkese bir yeni âlemin

Her sene, her gün bir kâinat ölür, bir tazesi yerine gelir

SEKİZİNCİ KELİME:"Ve hüve hayyun lâyemut"tur. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret şudur: Meselâ, nasıl gündüzde çalkanan bir deniz yüzünde ve akan bir nehir üstündeki kabarcıklarda görünen güneşçikler gitmeleriyle arkalarından gelen yeni kabarcıklar, aynen gidenler gibi güneşçikleri gösterip gökteki güneşe işaret ve şehadet ederler ve zeval ve ve

Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor

İ'lem Eyyühe'l-Aziz! (*)İnsan, yaşayış vaziyetince, bir dağdan kopup sel içine düşen veya yüksek bir apartmandan düşüp yuvarlanan bir şahıs gibidir. Evet, hayat apartmanı yıkılıyor. Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor. Zaman da sel dolaplarını sür'atle çalıştırıyor. Arz sefinesi de sür'atle giderken "Temürrü merre's-sehâbi" [Bulutların geçişi gibi g