Recep Garip

Yeni Birlik

Suyla toprağın aşkı

Toprak suskundu. Güneş günlerdir yakıyor, rüzgâr sadece tozu dumana çeviriyordu. Yüzeyler çatlamış, içten içe ve dıştan dışa kabuk bağlamıştı. Ne bir serinlik ne bir umut vardı. Kavurucu sıcaklar gün gün artıyor, insan ve varlık giderek çaresizlik içinde boynunu büküyordu. Toprağın içinde nice tohumlar zifiri karanlıkta kaderini bekliyordu. Oysa bi

Çukurova sevdalısı bir Abdal*

Adana İmam Hatip Lisesinde aynı sınıfta yedi yıl okuduğum kıymetli dostum ve kardeşim Mustafa Özcan'dan gelen paylaşıma kısa dokunuşla sizlerde okuyun arzu ettim. "Çukurova Sevdalısı bir Abdal'ın kaleminden" alıntı olduğunu Mustafa Özcan bey kardeşim ifade ettiler."Gün ve ömür aydınlığıyla muhterem kardeşim. Çukurova toprağının kalbine dokunmuşsun.

Adana Taş Köprü

Adana, Ramazanoğlu Beyliği'nin toprakları, dahası vakıf arazileri üzerinde bir yerleşime sahiptir. Bu vakfiyelerin senetleri bizzat vakfedenlerce belirlenmiştir. Koydukları hükümler, kullanım haklarının usulüne uygun yürütülmesi için birer emir niteliğindedir. Bu sebepledir ki; vakıf kuralları uygun işletilmediğinde, o topraklar üzerinde yaşayanlar

Toprağın kalbi

Çukurova'nın verimli ve bereketli toprakları; sadece bir coğrafya değildir. Dünyanın sesine ses, rengine renk, nefesine nefes, ahengine ahenk katan kadim bir destandır. Bu toprakların cömertliği; üzerinde soluk alıp veren rengi, dili, dini ne olursa olsun her bir insana cömertliği, mertliği ve yiğitliği nakış nakış işlemiştir. Yerli ve mukim olanla

Fıtrat

Mevsim kış… Soğuk, bereketin içten içe olgunlaştığı bir vakit. Lahana, yer alması, turp, ıspanak, pırasa, pancar, havuç ve karnabahar; elma, portakal, muz, mandalina, ayva, nar, greyfurt ve kestane… Tabiatın bu mevsimde insana sunduğu nimetleri saymak, aslında onun sükûnet içinde işleyen düzenine şahitlik etmektir. Zira mevsimler kendi kaderlerinin

Tevhidi düşünce

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı ile İstanbul Medeniyet Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen "Sanattan Tevhide Çalıştayı", Ya da "Tevhitten Sanata Çalıştayı" 29 Kasım 2025 tarihinde İstanbul'daki Rami Kütüphanesi'nde yapıldı. Çalıştayda yer aldığımı, yoğun ilgi ve tebliğ niteliğindeki çalışmalardan faydalandığımı belirtmeliyim. Çok sayıda akademisyen, u

Değişim ahengi

​Havalar değişti. Takvimler Kasım sonunu gösterirken, mevsimin çırılçıplak bıraktığı kavak ağaçları, doğanın o kaçınılmaz ritmini yüzümüze vuruyor. Elbette, daha önceki dönemlerde de sık sık hava değişimleri olurdu; Bu, varoluşun ta kendisidir. Hayatın bütünündeki her şey, tıpkı bir deniz dalgası gibi, inişli çıkışlı bir seyre tabidir. Bir sokağa g

Uhud mektebi

Tarihin akışında ilim, irfan ve hikmet yuvası olan medreseler, zamanla dönüşmüş, önce mekteplere, sonra da çağın gereği olan okullara evrilmiştir. Bu değişimler hayatın tamamında görüldüğü gibi kurumlarında da şüphesiz medeniyet yolculuğumuzun kaçınılmaz duraklarıdır. Ancak, meselemiz bu isim ve bina değişikliğinden çok daha derindir; "mektep" mefh

Uhud'un gölgesi

Uhud Gazvesi, Hicret'in üçüncü yılında (M. 625) vuku bulan, İslam tarihindeki en kritik dönüm noktalarından biridir. Bu savaş, sadece Medine yakınlarındaki bir tepede gerçekleşen kanlı bir çatışma değil; Müslüman ümmetine sebatın, itaatin ve nefis mücadelesinin ebedî dersini veren, manevi gölgesi kıyamete dek sürecek olan bir imtihanın adıdır. Bu n

Uhud'u tefekkür

Uhud, kılıç seslerinin sustuğu yerde, kalplerin sesini dinlememiz için tarihe kazınmış bir derstir. Mesele sadece bir savaşın sonucu değil; bir emre itaat imtihanının ebedi yankısıdır. O okçular tepesi, zamanın ötesine taşınarak, her müminin kendi hayatında kurduğu bir "nöbet noktası" haline gelmiştir. Şimdi, bu tepeye çıkıp, oradan görünen manzara