Ramazan Kayan

Ramazan Kayan

Milat
Gündem 63 yazı 0 takipçi

Rif aslanı

Ekim sonu Fas seyahatimizden önce şu soruya muhatap olsaydım, cevabım olumsuz olurdu. "Emir Abdulkerim el-Hattabi diye birini duydun mu" İslam dünyasına ve İslami direniş hareketlerine duyarlı biri olarak maalesef bu ismi duymamıştım... Fas seyahatimizde rehberimizin anlatımı ile bilgi sahibi oldum ve çok etkilendim. Böylesi güçlü ve onurlu bir şah

Yerinde Saymak Ya Da Kendini Yok Saymak

Acil ve ağır sorumluluklar omuzlarımıza yüklenmişken sanki yerimizde sayıyoruz... Ağırdan alıyoruz, tekrara düşüyoruz... Amiyane tabirle patinaj yapıyoruz... Kendimize gerekçe bulmakta zorlanmıyoruz... Hayat böyle... Zaman kötü... Devran değişti... İnsanlar çekilmiyor... Aslında sorun zaman değil, insanın kendisi... İnsanoğlu dünya merkezli kendini

Kontrolsüz güç

İnsan kaotik yapısı gereği güce meyillidir. İnsanın aklını başından alan, onu "ne oldum delisi" kılan en büyük risk, güçtür... Vahiyle terbiye edilmemiş bu güç istiğna ve istikbar nedenidir... İblis bir güç zehirlenmesi ile asiliğini bayraklaştırdı... Gücün yıkıcı, yakıcı, bozucu boyutları; güç zehirlenmesinin başaktörlerine işaret ediyor: Firavun,

Toplantı yorgunuyuz

Toplumsal sorumluluklarımızı sürdürürken birlikte yürüdüklerimiz ile ortak bir aklın ve ortak bir iradenin gerçekleşmesi için toplantılar yaparız, istişarelerde bulunuruz, yükümlülükleri paylaşırız, geleceğe birlikte yürümenin planlarını yaparız, tüm bunlar mutlaka olması gereken gereksinimlerdir... Kolektif ruh bunu gerektirir... Aklı selim ve kal

Yarım kalan işler

Biliyorum kul kusursuz olmaz, ancak bazı kusurlar var ki; çok ağır hüsran ve hicranlara neden olabiliyor... Özeleştiri babında söylüyorum; biz Müslümanların en temel hatalarından biri de başladığımız güzel faaliyetleri tamamlamadan yarım bırakmak... Kaldı ki düne göre çalışmalarımızı yürütebilme hususunda daha iyi imkânlara sahibiz... Yokluk ve zor

Lokomotif Olmak Varken

Bugün temel sorunlarımızdan biri de insan kaynakları israfımızdır... İnsanların kabiliyet ve kapasitelerine göre değerlendirilmeyişleridir... Bu sorunun iki boyutu vardır; ya kaliteli insanların önünün kapatılması veya kapasiteli insanların kendilerini kapatmaları, içine kapanmalarıdır... Her iki durumda da yetenekli insanların harcanması söz konus

Çekimser gençler

Kendi mahallemizin toplumsal değişim ve sosyal dokusuna yakından baktığımızda, birliktelik ruhumuzu ve ortak yürüyüşümüzü aksatacak bazı arızalı anlayışların genç kesimlerde kabul gördüğünü fark edebiliriz... Nedir bu sakıncalı sav ve söylemler Şimdilik sadece üç cümle üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalışacağım: "Kendini kullandırma„ "Kendini

Moro'dan Morocco'ya

"İnsan bu kuş misali" deyimini zaman zaman deneyimleme imkânım oldu... Geçen hafta Filipinler'in güneyinde özerk Bangsamoro'lu kardeşlerimizi ziyaret ettikten sonra bu hafta da bir grup güzel dostla Morocco'ya seferde bulunmak nasip oldu... Moro'dan Morocco'ya uzun soluklu bir yolculuk bizi bekliyordu... Meşrikten Mağrib'e, İslam dünyasını yakından

Eleştiri ahlakı

İnsan layüsel değildir... Kendini eleştiriden müstağni görenler tuğyana kapı aralamış olurlar... Eleştiri kendimizi geliştirmek için gereklidir... Akıl yürütmek, bilgi üretmek, sorunları çözmek akıllı olmanın gereğidir... Aklî dönüklük, fikri uyanıklık bireysel ve toplumsal tükenişin habercisidir... Seviyeli eleştiri bir yıkım değil bir inşa çabası

Moro'dan mesaj var

Dünyanın en savaşçı toplumlarından birinin Filipinler'in güneyinde yaşayan Moro'lu Müslümanlar olduğunu, bölgeyi ziyaret edinceye kadar bilmiyordum... Beş asrı aşkın bir süredir yani 1565 yılından beri sömürgecilerin bölgeye girmeye başladığı tarihten bugüne kesintisiz devam eden bir mücadele süreci var... Müslüman halk İslami kimliklerini korumak

Moro neresi

Eylül ayı içinde Sumud Filosu ile Tunus'tan Filistin'e gemilerimiz engellendiği için yol bulamayınca, Ekim ayında dümeni Filipinlere çevidik... Filistin olmadı, bari Filipin olsun, dedik... Konya Ribat İnsani Yardım Vakfının misafiri olarak Moro'da yolumuzu gözleyen kardeşlere yöneldik... Bangsamoro'da artık çiçeği burnunda bir İslam Devletimiz var

TELKİN CAİZ Mİ

Bizim kuşak iyi hatırlar; kadim tartışmalarımızı... Toplumun uyanışını hedeflerken nelere takılı kaldığımızı... Enerjimizi hangi konularda nasıl tükettiğimizi... Teferruat mevzularla kendimizi ve hedef kitleyi nasıl yorduğumuzu... Misal mi ''Cenazeyi defninden sonra telkin vermek caiz mi, değil mi'' ''Bidat mi, sevap mı'' ''Ölülere Kur'an okunur mu