Osman Sert

Karar

Demek ki Meclis önemliymiş!

TBMM'de "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nun raporunun kabul edilmiş olması PKK'nın silah bırakması sürecinde önemli bir eşiğin daha aşıldığı anlamına geliyor. Tüm beklentileri karşılamasa da, akıllardaki tüm soruları gidermese de, tarafları tam olarak tatmin etmese de sürecin bu noktaya gelmesi çok kritik. Dün itibarıyla Türkiye'

Bürokratik akıl siyasi akıl…

Ankara'da uzun süredir devam eden, aslında neredeyse her yeni kabine açıklandıktan birkaç ay sonra başlayıp hiç bitmeyen, başkentteki bir kesimin milli sporu haline gelen kabine değişikliği tartışması şimdilik bitti. Her zaman olduğu gibi "Reis 3 bakan dışında hepsini değiştirecek" dedikodularının altı yine boş çıktı ama çok geçmeden aynı senaryola

Türkiye "Ankara'da güçlü bir Kürtlük" kavramına hazır mı

40 yıldan fazla devlet aklını, kapasitesini, hukuku, bireysel hakları esir alan bölünme korkusunda önemli bir eşik aşıldı gibi duruyor. Suriye'de SDG'nin tasfiyesi, PKK'nın silah bırakma kararı ile birlikte okunduğunda en azından pratikte Türkiye'nin topraklarına karşı bir girişim beklemek artık gerçekçi değil. En azından etnik kökenli bir güvenlik

"Ankara'da güçlü olan bir Kürtlük"

SDG'nin tasfiyesi ve 30 Ocak anlaşması ile Suriyeli Kürtlerle Şam arasında anlaşmayla belirlenmiş yeni bir çerçevenin oluşması etkileri Suriye'yi aşacak mesajlar içeriyor. Jeopolitik bir illüzyondan siyasi bir mite oradan da derin bir mağlubiyet hissine dönüşen "Rojava" bağlamında yaşanan süreç birbiri ile eş zamanlı iki dinamik oluşturdu. Birincis

Şam-SDG anlaşması bu sefer işler mi

Üç hafta süren çatışmalar, gerilimler, ateşkesler, havada uçuşan katliam, soykırım, infaz iddialarından sonra Şam yönetimi ile SDG anlaştı. Meselenin silahlı bir çatışmaya evrilmeden en azından şimdilik çözümlenmesi sevindirici.Varılan anlaşmanın maddeleri üç-beş ay önce Şam ya da Ankara'nın endişelerini dikkate alarak bir metin yazılsa idi kolay ö

Travmatik öfke nöbetinden akıl galip çıkar mı

Suriye'de son on yıldır gerçekçi olmayan ancak 2024 Aralık'ında Beşşar Esad'ın devrilmesi ile sürdürülebilirliği imkânsız hale gelen "Rojava Devrimi"nin nihayetlenmesi uzun süredir dizginlenen öfkelerin zembereklerinden boşalmasına sebep oldu.Kürtler, aslında kendilerine ait olması gerekmeyen, çoğunluk olmadıkları, tarihte ana kitlesini oluşturmadı

Eski düzen yok yenisine dair sözü olan var mı

İsviçre'nin Davos kasabasındaki toplantılar her yıl ekonomi, siyaset, sanat, akademi ve sivil toplum dünyasının ünlülerinin buluştuğu bir platform. Elli yıldan uzun bir tarihi var. İlk başlarda çok dar bir kitlenin bir araya gelip etkileşime girdiği bir zemin iken zamanla gayr-i resmi ve zenginlerin alternatif BM zirvesine döndü. Kalabalıklaşan ve

"Rojava"nın kaybını Kürtler PKK'ya sormayacak mı

Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan, tarihi okursak çok daha öncesinden belli idi. Burada uzun uzun SDG'nin neden günlerinin sayılı olduğunu, mevcut durumunun sürdürülemezliğini, PKK'nın Kürt aklını vesayet altına aldığını, yeni Suriye'nin ülkedeki her unsur için yeni riskler ama aynı zamanda yeni fırsatlar doğurduğunu çok tartıştık. Rojava'nın, sınır

Çatırdama sesleri neye delalet

PKK'nın silah bırakması sürecinin kolay olmayacağı, böylesi süreçlerin sürprizlere, provokasyonlara, engellemelere açık olduğu zaten biliniyordu. TUSAŞ saldırısı daha başta bunlardan biriydi ve yönetilebildi.Ancak Halep'te SDG'nin iki mahalleden çıkarılması ile başlayan duygu yoğunluğu sürecin çok da sağlam bir zeminde ilerlemediğini, beklenenden d

Kürt aklının üzerinde PKK vesayeti

Halep'te son 24 saatte yaşananlar hiçbir şeyi değilse bile PKK/SDG'nin meselesinin Rojava olmadığını gösterdi. SDG'nin 10 Mart mutabakatına uymama konusundaki direnci anlaşmanın uygulanması için gerekli tarih geçtikten sonra daha görünür hale geldi. Mevcut anlaşmanın sürüncemede bırakılması için yeni ek şartlar talebinin asıl amacı anlaşıldığı kada