Ebu Bekir'iniz var mı

Hz. Ebu Bekir örneğiyle dostluk, sorumluluk ve ahlakı anlatmak iyi; peki çocuklara bu değerleri korkutmadan sevdirmek gerçekten mümkün mü?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Hz. Ebu Bekir'in fedakârlık ve vefalılığını örnek alarak topluma gerçek dostluk ve sorumluluk bilincinin lazım olduğunu savunur. Okullardaki saldırılara referansla çocuklara tarihi kahramanları tanıtıp, ahlaki değerleri sevdirmenin gerekliliğini vurgular. Ancak sosyal medyadan korunma ile tarih öğrenme arasında denge kurmak, yazının asıl çözüm önerisi olmaktan çok idealleştirme gibi görünüyor değil mi?

Her insana sadık bir dost lazım. Gerçi her dost güvenilir olmalı; ama bir dost, illaki çok ama çok güvenilir olmalı.
Danıştığında doğruyu söylemeli, düştüğünde ayağa kaldırmalı, ihtiyaç duyduğunda yanında olmalı.
Kimse yokken o var olmalı; gülümsemesini paylaşmalı.
Acı da olsa doğruyu söylemeli, vefalı olmalı. Yaptığı iyiliğin illaki karşılığını beklememeli.
Harama meyil ettiğinde seni uyarmalı.

NEDEN BİR EBU BEKİR LAZIM

Zira Ebu Bekir (r.a.) sadıktı, sıddıktı, emindi, emanetçiydi.
Emanete çağırırdı. Haramdan nefret ederdi. Gönül insanıydı; harbiydi, gönüldendi. Dili yalanı sevmezdi. Dostunu en zor zamanında terk etmedi.
"Dostum hastaysa ben de hastayım" dedi. "Dostum sevinçli ise ben de sevinçli olmalıyım. Ölüm yatağında bile olsam dostum çağırdığında fırlamalıyım, yanında yer almalıyım." İşte böyle bir dost lazım. Bu ümmete, herkese bir Ebu Bekir lazım. Hz. Ebu Bekir'e benzer bir dostu, yâreni lazım. Dost mağaraya sığınmışsa o mağaranın ağzını kapatması lazım. Dost korkuyorsa dostun korkusu adına korkmak lazım. Dost yaralanıyorsa ölmek, candan vazgeçmek lazım.

HZ. EBU BEKİR'İ ÖRNEK ALMAK

O zaman gelin Hz. Ebu Bekir'e yanaşalım, birkaç saati onunla geçirelim.

SEVGİLİM BÖYLE EMRETTİ!

Hz. Ebu Bekir binekliydi, yuları elinden kaydı. Aşağı indi, yuları düzeltti. Yanındakiler "Biz inseydik" dediler. O şöyle cevap verdi:

"Sevgilim Hz. Muhammed (s.a.v.) bana böyle emretti; 'insanlardan bir şey isteme' dedi."

AH ŞU DİLİM AH!

Dilini tuttu ve ağladı. "Neden böyle yaptın" dediler.
Cevap verdi:

"Beni tehlikeye sürükleyen bu dilimdir.
Zira bedende bulunan her organ, dilin sivriliğinden Allah'a şikâyet eder." HEY KUŞ! NE MUTLU SANA!

Sorumluluk duygusu zor ve ağırdır; kişiyi sarsar, silkeler.
Özellikle iman eden insan, her adımın hesabını yapar.
Hz. Ebu Bekir bu hususta en hassas olanlardandı.

Bir gün bir kuşu izledi; daldan dala konuyor, hürce ve özgürce uçuyordu. Bu manzara karşısında hüzünlendi, derinlere daldı ve şöyle dedi:
"Ey kuş! Ne kadar da mutlusun. Daldan dala konuyor, uçuyorsun.
Dilediğin yemişi yiyorsun.
Ne hesap var ne de azap...

Keşke ben de senin gibi olsaydım. Keşke bir ağacın dalında yer alan bir yaprak olsaydım da kuruyup gitseydim."

NEREDE İHTİŞAMLI ŞEHİRLER KURANLAR
Minbere çıktı; Hz. Peygamber'in mescidindeydi.
Şöyle konuştu:

"Hani herkesi hayran bırakan o güzel yüzlüler
Nerede gençliğine mağrur olan yiğitler Nerede muhteşem şehirler kurup etrafını surlarla çevirenler
Hani savaş meydanlarının unutulmaz süvarileri
Zaman hepsini çürüttü; ne bir ses var ne de bir iz... Ey insanlar! Acele edin, zira ecel acele ediyor.
Aklınızı başınıza alın ve kendinizi kurtarın."

HZ. EBU BEKİR'İN MEŞHUR KASİDESİ

Yâ İlâhî! Azığı az olan şu garibe lütfunla bol bol ihsanda bulun. Ey Celîl olan Allah'ım, iflas etmiş olan bu kulun kapına sıdk ile gelmiştir. Onun günahı çok büyük bir günahtır, Sen o büyük günahı mağfiret eyle. O, garip bir şahıstır, günahkârdır, zelil bir kuldur.
Ondan; isyan, unutma, hata üstüne hata sâdır olmaktadır.

Sen'den ise, bol bol verdikten sonra bir de ihsan ve ikrâm zuhûr eder. O der ki: Yâ Rabbî! Günahlarım kumlar gibi sayısızdır. Bütün günahlarımı affeyle, hatalarımı güzel bir şekilde gizle, görmezden geliver. Yâ İlâhî! Benim hâlim ne olacak, hayırlı bir amelim yok! Kötü amellerim pek çok, tâat ve ibadet azığım ise azın azı. Bütün dertlerden kurtararak bana âfiyet ver, her türlü ihtiyacımı gider. Benim hasta bir kalbim var, Sen ise hastalara şifâ verensin. Yâ Rabbî! Benim hakkımda ateşe: