Mahmut Övür

Mahmut Övür

Sabah
Gündem 519 yazı 9 takipçi

CHP'li bir aydının 'çözüm' çaresizliği

Siyasette taşların yerinden oynadığı bir zaman diliminden geçiyoruz. Küresel altüst oluşlar bir yana Başkan Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli'nin "terörsüz Türkiye" çıkışları ve Suriye'deki halk devrimi hem iç siyaseti hem de bölgedeki siyasi dengeleri derinden sarstı. En büyük bocalamayı da muhalif siyasi partiler ve aydınlar yaşadı. Onlar büyük orand

Çözüm 'dağ'da değil 'ova'da...

Türkiye için 2025 yılı, siyasetin ayaklarına vurulan prangalardan kurtulma yılı olacak... Zaten Türkiye son 10 yılda içeride tarihinin en sert ve zor mücadelesini vererek iç temizliğini büyük oranda yaptı. Dış politikada ise çok yönlü denge siyasetiyle problemlerini en aza indirdi ve yeni önemli ilişkiler kurdu. Tablo dünle kıyaslandığında, küresel

Bir 'isyan' örgütünün sonu

Geride kalan 2024 yılı, İsrail'in Gazze soykırımı nedeniyle tarihe kara bir yıl olarak geçecek. Aynı zamanda İsrail soykırımına destek veren Batı uygarlığının iflası, hiçbir şey yapmayan Doğu'nun ve İslam coğrafyasının da çaresizlik yılı olarak geçecek. Üçüncü dünya savaşı ihtimali, Rusya-Ukrayna savaşının sürüyor olması, İsrail'in saldırganlığa ve

DEM Parti'nin tarihi sınavı

Türkiye yeni bir yıla umut verici gelişmelerle giriyor. Biri son 13 yıldır ağır bedeller ödediği Suriye meselesinin "mutlu" sona ulaşması, diğeri de son 40 yıldır yine Suriye kaynaklı PKK terörünün sonlandırılma ihtimali... İlki büyük oranda gerçekleşti sayılır. İkincisinde ise beklenen kritik adımı Öcalan attı. Yaptığı açıklamayı birileri eleştirs

İmralı görüşmeleri DEM ile PKK için son fırsat

Nihayet İmralı yolu yıllar sonra da olsa açıldı. DEM Partili Pervin Buldan ile Sırrı Süreyya Önder, İmralı'ya gitti ve Öcalan'la görüştü. Aslında bu ikili, Suriye'deki kanton devrimine heba edilen çözüm süreci görüşmelerinin de önemli aktörleriydi. Hatta diğerlerinden farklıydı ki Öcalan bu ikiliyi sürekli övüyordu. Buldan'ı Firavun dönemi Mısır'ın

'Karşında genel başkan var, böyle konuşamazsın...'

Türkiye, rahmetli Attila İlhan'ın deyimiyle "Tanzimat kafalı" aydın ve siyasetçilerin tasallutundan bir türlü kurtulamadı. Ne zaman ekonomik veya siyasi bir hamle yapsa karşısına bu Batıcıdarbeci zihniyet çıktı. Cumhuriyetin ilk çeyrek yüzyılı bir yana, ülkenin uçak fabrikaları dâhil bütün sanayi hamleleri bu zihniyet tarafından engellendi. Son yıl

'Rejim kızlarımızın namusunu çiğnediğinde neredeydiniz'

Suriyeliler 12 gün içinde Başkan Erdoğan'ın deyimiyle "muhteşem" bir devrime imza attı. İran ve Rusya'nın, hatta ABD'nin desteğiyle 2012'de zorla ayakta tutulan diktatör Esad, Suriye halkına 13 yıl boyunca tam bir cehennem hayatı yaşattı. Bunun bitmesi, bir zulüm rejiminin yıkılması ve en azından "özgür olma ihtimali"nin ortaya çıkıyor olması doğal

Siyasette Suriye depremi

Suriye'de gerçekleşen halk devrimi, hızı, kansız gerçekleşmesi ve kolay oluşuyla şaşırtsa da bölgedeki etkisi tartışılmazdı. Deyim yerindeyse bölgeyi 9 büyüklüğünde bir deprem gibi sarstı. Artçıları da devam edecek görünüyor. Sarstı, çünkü tam 13 yıldır zulümle ayakta duran ve yıkılacağına kimsenin inanmadığı bir diktatörün kaçışına, onu ayakta tut

'Bu da mı gol değil be...'

Dünya âlem Suriye'de olup bitenleri pürdikkat izlerken, ABD'den AB'ye küresel güçler Suriye ve Türkiye'yle görüşmek için sıraya girerken, bizdeki muhalefet süreci karalar bağlayarak izliyor. Medyasının ve aydınlarının hâli pürmelalleri de hiç iyi değil. Sanki iktidarını kaybeden Esad ve yandaşları değil de onlar. Bu durum, kaygı taşıyan bir ruh hâl

Güller, göller ve Demirel'in şehri

Suriye'deki halk devriminin ilk günlerinde 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in memleketi Isparta'daydım. Sokağa dökülen Suriyelilerin ve onlara ev sahipliği yapan Ispartalıların ortak sevincini izlerken, aklımda hep sağlık nedeniyle geldiğim Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi vardı. Ne alaka diyebilirsiniz Yurtdışından b

'Değerli yalnızlık'tan Suriye Devrimi'ne

Suriye'de 12 gün içinde öyle bir halk devrimi oldu ki, en düşmanca yaklaşanlar bile -bizdeki Baasçılar hariç- saygıyla şapka çıkardı. Çünkü sadece hızlı ve kansız olmasıyla değil, sabırla hazırlanılması, kucaklayıcılığı, siyaset dili ve haklılığıyla da övgü alan, dikkat çeken bir devrimdi. Hayata nasıl geçeceğini zaman gösterecek ama bu devrimi anl

YPG'nin 'anahtarı' kimde (2)

ABD Başkanı Trump'ın Suriye'deki gelişmeleri değerlendirirken Başkan Erdoğan'a yönelik sözleri hem çok tartışıldı hem de birilerinin keyfini kaçırdı. Hakkını teslim etmesini bir yana bırakalım asıl şu tespiti içeriden ve dışarıdan "Erdoğan düşmanlığı" yapanları çıldırttı: "Suriye'de olacakların anahtarı Türkiye'de..." Bunu Trump hangi niyetle söyle