İskender Öksüz

Karar

Üç yılda üniversite

YÖK, muhtemelen önümüzdeki akademik yıldan itibaren üniversite öğrenimini üç yıla indirmeyi planlıyor.Bu mümkün mü Mümkünse nasılDers saatlerinin, öğrencilerin ders yüklerinin, her bir dersin ve dönemlerin AKTS'sinin kısaltılması söz konusu değil. (Avrupa Kredi Transfer Sistemi, AKTS, öğrencinin ders, uygulama, evde çalışma gibi yükünü saat cinsind

Soyut – Somut ve testkolizm

Okuyucularımın, "Hep hep tenkit, hep tenkit; yok öyle bedavacılık, biraz da çözüm yolu gösterin!" talimatından yola çıktık. Sonunda dertlerimizi üç temel sebebe indirdik. "Sebep", doğru kelime değil. Hadi üç temel göstergeye diyelim. Refah, güven ve zekâ. Aslında "güven" toplum sermayesini ölçüyordu. İnsanların becerilerini birleştirip birlikte çal

Amerikan Lebensraum'u

Dünya barış ve güvenlik zamanlarından geçmiyor. Hakkın, hukukun, bırakın kendisini ne iddiası ne hikâyesi var. Günümüzü dünya tarihinin hangi dönemine benzetebiliriz Belki ikinci dünya harbi öncesine. Ama birinci dünya harbi öncesine de yakın gibi geliyor bana. Hangisi olursa olsun. İkisi de gücü yetenin, yetmeyeni yenip, ezip menfaat sağladığı zam

Tenkit tamam, peki çözüm

Tenkit görevimiz. Eksik, yanlış, kötü gördüğümüzde susarsak görevimizi ihmal etmiş oluruz. Susmak ahlâklı da değildir. Tamam. Bunları yapabildiğimiz kadar yapıyoruz. Yapıyoruz yapmasında da gerek benim gerekse arkadaşlarımın yazılarına gelen yorumlarda sıkça tekrarlanan bir tenkit var: Peki çözüm nedir Çözümü söylemezseniz tenkit tek başına neye ya

Değişmezler

Geçen yazılarımdan birinin başlığı şöyleydi: "Yapıyor çünkü yapabiliyor". O yazıdaki hüküm iç siyasete aitti. Şimdi aynı başlığı dış siyaset için de atabilirim ve kimse yadırgamaz. Yapıyor, çünkü yapabiliyor. Trump, Maduro ve Venezuela…Bazı çok bilmişler — aslında cahiller — sık sık eski günlerin geride kaldığını, birçok kavramın "çağımızda" artık

İnsanlar bizi kazıklar

1 Aralık 2025'te bir anket açıklandı. Pew Araştırma Şirketinin güven anketi. (https://bit.ly/pew-guven ) Yaklaşık on beş gün sonra bizim basınımızda da yer aldı. Öyle anlaşılıyor ki kamuoyunda pek ilgi uyandırmadı. Güven araştırmasıydı. Ekonomiye güven, yönetime güven falan değil. On yıllardır yapılagelen, insanların birbirine güvenini ölçen anket.

Sirenlerin çağrısı – Dikkatsizlik çağı

Ailemden, dostlardan mesaj var mı diye elektronik postamı açıyorum. Köşeden bir "bildirim" tıngırdıyor. Bir siyasi demiş ki... Ona dönüyorum. Tınnn. Bu sefer gazeteden bir bildirim. Gazeteyi açıyorum. Haberi tam okuyacağım, "Taichi yap rahat et!" diyen bir mesaj, ekranı kaplıyor. Sağlığım için şartmış ve başka yolu yokmuş… Derken telefondan anlamın

Yapay zekâ ile ısmarlama kitap

İnsan, icat edip kullandığı aletlerle insan. Hatta insanı "alet kullanan" diye de tarif edebiliriz. Etmişler de. Homo Habilis, becerikli insan demek, becerisi de aletten geliyor herhâlde.Aletlere kızmanın âlemi yok. Gerçi kızanlar var, mesela ABD'de yaşayan bir kısım Amiş. Otomobil kullanmıyorlar, işlerini at arabası ile görüyorlar. Telefon yerine

Meraklı zamanların tam ortasındayız

Azerbaycan'da "ilginç" yerine "meraklı" diyorlar. Ben de 'meraklı'yı öyle kullandım. Bir Çin bedduasını hatırlatarak gireyim: "Meraklı zamanlarda yaşayasın!" Çin felsefesi karamsar. Bu dilek bana beddua değil, dua gibi geliyor.Geçtiğimiz pazar günü Karar'da şöyle bir haber vardı: "Danimarka'da mektup dönemi kapanıyor, 400 yıllık posta geleneği sona

2010'da hazırlamıştık, şimdi nasipmiş

Ne yapmak istediklerini, nereye gitmek istediklerini bir türlü açıklamayan siyasiler, olan bitene kendilerinden biraz farklı yaklaşanlara hışımla saldırıyor. Bir türlü açıklamayan… Rotayı o kadar kirli sulara çevirmişler ki insanların tepkisinden korkuyorlar. Ne sorarsanız sorun cevapları: "Bu provokasyon!", "Terör yanlısı mısın" Küfür var, saldırı