İskender Öksüz

İskender Öksüz

Karar
Gündem 255 yazı 2 takipçi

Şahsiyetsiz olursak herkes bizi sever

Sadri Maksudi Arsal; seksen yıl önce 1945 – 1946 arasında, Tasvir Gazetesi'nde, İlmî Sohbetler köşe başlığıyla bir dizi yazı yayımlamış. Son günlerde bu makaleleri okuyorum. Arsal 'ın, seksen yıl önce yazdıklarının bugün geçerliliğini koruması, hâlâ aktüel olması hayret ve acı veriyor. Buyurun, "Siyasi Partilerin İdeolojileri: Siyasi Parti Nasıl Do

Kimler geldi kimler geçti

İnsanlar tabiatta ve toplumlarda sürekli bir tekâmül görmeye yatkın. Tekâmül fikrine göre gerek canlılar gerekse toplumlar, ağır ağır zirveye doğru yükselen bir merdivenin farklı basamaklarındadır. Böyle düşünmenin gizli bir avantajı var: Bu akıl yürütmenin sonu, genellikle "En tepede de biz varız!" diye bağlanıyor. Eh kim istemez en tepede olmayı!

Usta-çırak öğretiminin dönüşü

Geçen ay Elon Musk'tan işittik: Artık üretim bandı devrinden kalma öğretim bitecekmiş. Her öğrenciye tıpatıp aynıymış gibi, aynı vadede, aynı tempo ve düzeyde öğretmeye çalışmanın devri kapanıyormuş... Kapanıyor mu Henüz Musk'ın ifade ettiği kadar büyük bir değişim görmüyorum. Ama söyledikleri artık imkânsız değil. Bir başka işaret, ABD'den Çin'e,

Sosyal parazitoloji

Tek insana veya çok ortaklı şirkete... Tek kişinin yürüttüğü serbest meslekten büyük bir işletmeye... Hepsine şöyle bakabiliriz: Her iş, toplumdan bir şeyler alır. O aldıklarını bir şekilde kullanır, işler ve sonra topluma bir şeyler verir. Verdiğinin aldığından fazla olduğunu umarız. Böyle değilse yapılan iş değildir, parazitliktir.Bu düşünceler 1

50 yıl sonra

3 Mayıs'ta, İyi Parti, benim Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi (TMFS ) kitabımın 50'nci yılı için bir anma yaptı. 1976... Töre dergisinde tefrika edildikten sonra yayımlandığı günler. Sağ olsunlar, bir de ciltli hatıra baskısı yaptılar ve parti teşkilatlarına dağıttılar. Genel Başkan Sayın Müsavat Dervişoğlu, bu anmada başı çekti.TMFS yayımlandığı

Durum acil mi

Bir malın kaça satılacağını kim belirlerGaliba bu soruyu sorduğum üçüncü yazım bu. Değer mi değer. Çünkü iktisatçılara göre fiyat ekonomini kalbidir. Fiyatı kim koyar Bırakın bilimi milimi, biri yumruğunu masaya vurup "Ben koyarım!" desin. En basiti bu. Bunun adı da narh idi bir zamanlar. Rahmetli Mehmet Genç'in çizdiği Osmanlı tablosundan şöyle bi

Üniversite: Girmek mi zor çıkmak mı zor

Amerikan AID kurumunun, Şah İran'ı hakkında yazdığı bir raporda okumuştum. "Gelen her hükümet reform hükümeti olduğunu ilan ediyor." deniyordu. Bizim Millî Eğitim uygulamalarını hatırladım nedense. Orada da her iki bakandan biri reform yapacağını ilan ederdi, ediyor. Bizde reformlar sıkçadır. Hâlâ oluyor. "İyi de çeyrek asırdır iktidardasınız, form

Buna tavuklar güler

Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Thomas J. Sargent, modern makroekonominin kurucu isimlerinden biri kabul ediliyor. Uzun yıllar Princeton ve New York Üniversitelerinde ekonomi hocalığı yapmış. 2013 yılında Princeton Üniversitesinde verdiği, "Fiyat Kontrolleri ve Enflasyon" başlıklı halka açık konferansında sarf ettiği ve bugün meşhur olmuş bir sözü var:

Kolay mı şoförlük yapmak

Adam trafiği alt üst etmiş. Kullandığı kamyon hurda hâlinde ama bu zayiatın en küçük kısmı. Park hâlindeki sekiz arabaya da vurmuş. Onlar da hurdaya çıkmış. En acısı; kaldırımda dört yaralı, ambulans bekliyor, iki de ölü var.Felaketi bir süre hayret ve üzüntü ile seyrettikten sonra şoförün yanına gidiyorsunuz, "Geçmiş olsun. Ne oldu" diye soruyorsu

Fakat Brutüs şerefli bir adamdır

Bilhassa bir önceki Adalet Bakanı, hemen hemen haftada bir, "Türkiye bir hukuk ülkesidir." demek ihtiyacını hissediyordu. O ayrıldı ama sözü iktidar çevrelerinden hâlâ duyuyoruz. "Türkiye bir hukuk ülkesidir." Amerika'da, İngiltere'de, İsviçre'de velhasıl hiçbir "medeni" (her ne demekse) ülkede bu sıklıkta, hukuk ülkesi olduklarının teyit edildiğin

Fikir de ne, biz kişileri tartışırız

Neyi tartışıyoruz CHP'nin gelecekteki siyasetini, muhtemel tutumunu mu AKP veya diğer siyaset aktörlerininkini mi Hukuk anlayışını, hukukun nasıl olduğu ve nasıl olması gerektiğini mi Hayır hayır... Hiçbirini değil. Biz sadece ama sadece şahısları tartışıyoruz. Özellikle ve en başta üç şahsı: Erdoğan'ı, Özel'i ve Kılıçdaroğlu'nu. Kim nereye gelirse

Diktatörlüğün toplum bilimi

Son zamanlarda Türk entelektüeli, diktatörlüğün sosyolojisi diyebileceğimiz bir alana merak salmaya başladı.18 Mayıs'ta, New York Times'da, Amanda Taub isimli bir yazar, diktatörlerin nasıl olup da ülkelere hâkim olduklarını anlatan bir kitabın tanıtımını yaptı. (https://bit.ly/dikta-ik ) Yazının başlığı, Aslında Demokrasi İnsan Kaynaklarında Ölür