İskender Öksüz

Karar

Ulus devlet istemeyiz

Pek az istisnasıyla şu hüküm doğrudur: Türkiye'de siyasi parti yoktur. Türkiye'de siyasi lider vardır. Eh siyasi liderin de lider olabilmesi için arkasına birilerini takması gerektiğinden gider parti kurar. Yaşı müsait olanlar hatırlar. Bir zamanlar Osmanlı Bankası vardı. Osmanlı döneminde vardı tabii ama 21 Aralık 2021'de Garanti Bankası ile birle

Al birinden…

Okuduklarımın ne kadarına inansam. Birkaç gündür haberlerde Millî Eğitim Bakanlığı Müfettişlerinin bazı okullarda her sınıftan 9 yaş civarındaki iki öğrenciyi sınıftan çıkararak sorguladığı var. "Din dersinde din dersi mi yapılıyor Yoksa başka şeyler mi Boş mu geçiyor" gibi sorular. En garibi ve "Bu kadarı da olmaz!" dedirteni: "Öğretmen sınıfta Cu

Demokrasi ve barış tüm insanların…

Biri sövüp sayarsa kızarsınız. Bu doğal. Ama sövüp sayılmasından daha çok kızdığım bir başka davranış aptal yerine konmak. Aptal yerine konmanın yanında küfür daha bir mertçe kalıyor. Hâl böyle iken halkı sürekli aptal yerine koyan siyaset lafazanlıklar kesilmiyor. Bunlara hak ettikleri kadar kızılmıyor. Niçin derseniz, galiba insanlar bir takım si

İnsanın ne olacağı

Kitaba ne olacak Yazarlığa, okuyuculuğa ne olacak Hatta yazıya ne olacak Okula, öğretmene, derse ne olacak Bunlar kafamdaki sorular. Saçma buluyorsanız Gelen Dalga'dan haberiniz yok demektir. Bu Mustafa Süleyman adlı, babası Suriyeli bir yazarın kitabının başlığı ama insanlık tarihinde şu anda karşılaştığımız hâli iyi anlatıyor, gelen dalga...ABD'd

Millet ırk değil, ırk millet değil

Millet devleti… Bu kavramın doğru Türkçe adı budur: "millet devleti". Ama, birçok alanda olduğu gibi "İngiliz Türkçesi" ağır bastı: Ulus devlet… Bunun Türkçede yanlış bir tamlama olduğunu anlamak için hemen ulus yerine millet koyun. Ne oldu: millet devlet. Tamlamanın Hint-Avrupaca olduğu açığa çıkıveriyor. Neden ulussal devlet demediler Çünkü öz İn

Gelecek eşit dağılmıyor

Geçmiş yazılarımdan birinin başlığı "Ben yapay zekâ, geliyorum!" idi. Bilin bakalım kimden esinlendim Kılıçdaroğlu gelemedi ama yapay zekâ çoktan geldi ve bir tsunami gibi gelmeyi, kapsamayı, derinleşmeyi sürdürüyor. Cin şişeden, diş macunu tüpten çıktı; artık geri girmez.Biz, yapay zekâdan bahsedilirken sanki yabancı ülkelerde yaşanan bir olay gib

İnsan + Yapay zekâ > İnsan

Yapay zekâyı anlıyor muyuz, yoksa yanlış mı anlıyoruz" diye başlık koyacaktım. Sonra vazgeçtim. Doğrudan bir örnekle derdimi anlatmayı tercih ettim.Copilot ile aramda geçen bir sohbeti aşağıya aktaracağım. Böylece yazımı yapay zekâya yazdırmaya en yakın geldiğim gün bugün olacak. Yapay zekâ konusunda yanlışlar tek değil. Mesela son zamanlarda "algo

Çok kültürlülük

Bir tarafta bilim, bir tarafta günlük hayat ve icraat. Bilim akademisyenlerin işi. İcraat ve günlük hayat da siyasilerin ve bürokratların herhâlde. İkisinin arasında bir iletişim, bir geçişkenlik var mı Zaman zaman bu soruya olumsuz cevap verildiğini hissediyorum. Bilim adamı ise bilim adamlığını bilsin, etliye sütlüye karışmasın. Hatta aktif olara

İç-grup, dış-grup

Topluluklar arası ilişkiler, sosyal psikoloji ve grup psikolojisi başlıkları altında inceleniyor. 25 Ocak Cumartesi yazısında, dostum ve patronum İbrahim Kiras bu alandaki önde gelen araştırmalardan birini yazdı. Muzaffer Şerif Onaran'ın meşhur Robbers' Cave deneyini. Aynı deneyden ben de geçen yılki birkaç yazımda bahsetmiştim. Selçuk Şirin Hoca d

Türkiye'de toplum bilimi - dün ve bugün

Geçen yazımı 'uygulanmayan bilim yoktur'a yakın bir hükümle bağladım. Lineer cebir, grup teorisi gibi en soyut matematik dallarının bile dönüp dolaşıp uygulamayı desteklediğini anlattım. Bu dönüp dolaşma şaşırtıcıydı ama gerçekti. Fizik ve matematikten bolca söz ettim ama asıl maksadım insan bilimleri-beşerî bilimler idi. Beşerî bilimlere geçmeden