Pek az istisnasıyla şu hüküm doğrudur: Türkiye'de siyasi parti yoktur. Türkiye'de siyasi lider vardır. Eh siyasi liderin de lider olabilmesi için arkasına birilerini takması gerektiğinden gider parti kurar. Yaşı müsait olanlar hatırlar. Bir zamanlar Osmanlı Bankası vardı. Osmanlı döneminde vardı tabii ama 21 Aralık 2021'de Garanti Bankası ile birleşene kadar Cumhuriyet döneminde de varlığını sürdürdü. İşte bu ahir zaman Osmanlı Bankası'nın unutulmaz reklam sloganı şöyleydi: Yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Osmanlı Bankası'yız. Bunu kolaylıkla partilerimize uygulayabiliriz: Yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Falanca Lider'in partisiyiz.
VER PARTİLERİ VEREMEM PARTİLERİŞimdi abartmayalım. Bazı farklar var. Mesela muhalefette olanlar iktidar mensuplarını yakalayıp Silivri'ye attıramıyor. İktidarda olanlar da emekli maaşı artsın, emeklilik yaşı düşsün diye patırtı yapamıyor. Yapsa "Arttır öyleyse." derler. Nasıl yapsın Bunların dışında aralarında metot veya değerler bakımından ciddi bir fark göremiyorum. Ha o parti, ha bu parti. Bir de CHP'de Atatürk'ün koltuğu varmış. Gerçi görmeden inanmam.
Halbuki ulus devlet demokrasilerinde partiler aynı değerlere fakat farklı metotlara sahiptir. Mesela Bütün Alman partileri Almancıdır. Fransız partileri Fransızcı. Amerikanlar Amerikancı. Böyleyken bir kısmı daha sol politikalar gütme taraftarıdır, bir kısmı daha liberal. Bizdeki fark politika farkı değil. Zaten paylaşılan değer de yoktur. Belki iktidar nimetlerini afiyetle yeme değeri müşterektir. Yoksa maazallah bizim partilerin Türkçü falan olduğunu hiç duydunuz mu Kürtçü var. Ama Türkçü, asla. O ırkçılık olurdu. Fakat bizimkilerin temel farkı lider farkıdır. Bir de iktidarda mı muhalefette mi olduğuna göre, veremem diyenle ver diyen farkı. Bu kadar. Ver diyen "Daha ver, daha da ver, halk sürünüyor." diyecek, veren de "Vallahi kalmadı. Hepsi bu kadar. Daha verirsem batarız." diyecek ve bu gürültü devam edip gidecek. Verelim de verileceği nasıl arttıralım Bu soru pek sorulmaz çünkü bu konu "ver – veremem" kavgasından daha karmaşıktır ve halk bunu anlamaz.
Terörün Sayın Kurucu Önder'i, "Millet devleti olmuyor. Devlet milleti yapalım." dedi. Yani bu devlet Türk devleti falan değil. Millet de Türk milleti olmak zorunda değil. Ana - baba iktidar ve ana muhalefet partilerinden kimsenin itiraz ettiğini duymadım.
EGEMENLİK KİMİNDİAllah için, hakkını teslim edin, Ak Parti kurulduğu günden beri şu Türk milleti meselesinde zaten pek ısrarlı değildir. Hatta içlerinden biri, "Ak Parti sayesinde hepimiz Türk olmaktan kurtulduk." demişti. Okullardaki "Türk'üm..." diye başlayan andımızı da onlar kaldırdı. Bu söz ve icraatta, itiraf edin, bir tutarlılık var. Dolayısıyla Terörün Kurucu Önderinin tezi Ak Parti'yi çok da rahatsız etmez. Fakat MHP ve CHP'den de bir itiraz gelmedi. Demek ki onlar da milletsiz devlete razı. Millet devletinin, ulus devletin ortadan kaldırılmasına ciddi bir itirazları yok. Eh madem bu kadar büyük siyasi çoğunluk böyle istiyor biz de Türk egemenliği falan gibi eskimiş lafları artık etmeyelim. Meclis duvarına da "Egemenlik kayıtsız şartsız devletindir." yazarız olur biter. Yazıyı değiştirmek zahmet olacaksa egemenlik milletindir ama millet Türk milleti falan değildir der ve milletin adını söylemeyiz. Zaten her demokratik barışçı konfedere topluluğun kendi meclisi olacak. Onlar duvarlarına ne yazarsa yazsın, diğerlerine ne.

17