Hüseyin Şuekinci

Hüseyin Şuekinci

Sözcü
Spor 45 yazı 0 takipçi

Yuvarlak olan sadece top mu

ocukluğumuzun en güzel cümlesiydi: 'Top yuvarlaktır' sözü. O yüzden hiçbir maç başlamadan bitmezdi. O yüzden zenginle fakir aynı santrada buluşurdu. O yüzden formanın fiyatı değil, alın terinin ağırlığı konuşurdu. Futbolun büyüsü biraz da buydu. Şimdi dönüp Dünya Kupası'na bakıyorum... İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Yuvarlak olan gerçekten

Trabzonspor maden buldu

Trabzonspor'da son yıllarda sessiz ama çok önemli bir değişim yaşanıyor. Bugün herkes bunun farkında olmayabilir. Belki de gerçek karşılığını birkaç yıl sonra göreceğiz. Ama bordo-mavili kulübün attığı adımlar, bana göre sadece Trabzonspor'un değil, Türk futbolunun geleceği adına da umut veriyor. ünkü Trabzonspor sonunda altının madende değil, doğr

'Liyakatsizler!'

Dünya Kupası'nda yaşanan hezimetin ardından tepkilerin hedefindeki isimlerden biri de TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu oldu. Hacıosmanoğlu'nun, "Liyakatsizler" diye tepki gösteren taraftara parmak sallaması ise çok konuşuldu. Oysa tepki için kullanılabilecek yüzlerce kelime vardı. Taraftar "liyakatsizler" demeyi tercih etti. Hakaret yok ve oldukça

Bu bir işaret olmalı: Yarı final garanti

Dünya Kupası'nda 'yarı final garanti' cümlesi elbette çok iddialı ve bir o kadar da riskli bir çıkış.Hele ki favori olduğunuz Avustralya karşısında alınan mağlubiyet sonrası.Baştan söyleyeyim, attığım başlık, kesinlikle bilimsel verilere dayanmıyor.Şöyle;2002 Dünya Kupası'nı o zamanki adıyla SSK Okmeydanı Eğitim Hastanesi yakınındaki bir çay bahçes

Sandıktan \'Vefa\' çıktı

Fenerbahçe'nin seçimleri hiçbir zaman sadece başkan seçimi olmadı. Bu kulübün kongre salonlarında bazen yılların birikmiş öfkesi konuştu, bazen umutları, bazen de hafızası... Bu kez konuşan hafıza oldu. Sarı lacivertli camia, önüne konulan iki farklı yolu değerlendirdi ve tercihini yaptı. Ama sandıktan çıkan sadece bir tercih değildi. Bir duyguyd

Seçimi kim kazanacak

Fenerbahçe'nin tarihinde seçimler hep önemliydi. Ancak camianın uzun yıllardır bu kadar kritik bir kavşağa geldiğini hatırlamıyorum. 9 ay gibi kısa bir sürede üçüncü kez başkan değişiminin konuşuluyor olması bile içinde bulunulan tabloyu anlatmaya yetiyor. Üstelik seçilecek başkanın ve yönetiminin görev süresi sadece bir yıl olacak. Futbol takımı ö

Ver müzüğü

Bir ülke düşünün; herkes birbirine kızgın ama kimse gerçek failin kim olduğunu konuşmuyor. Beynelmilel. Yönetmenliğini Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez'in yaptığı 2006 yapımı film, darbeyi tanklarla, generallerle ya da işkence odalarıyla anlatmadı. ok daha ürkütücü bir yerden yaklaştı meseleye: taşra insanının gündelik hayatından... ünkü gerç

Gerçek adalet, Dünya Kupası arası vermez

Bazı kuponlar hiç oynanmamış olsa bile, insanın ömrü boyunca aklından çıkmıyor. Eskiden Spor Loto vardı. Spor Toto teşkilatının belirlediği, yanlış hatırlamıyorsam 23 maç üzerinden 8 beraberliği bulma şartı aranıyordu. 7 bilene de ciddi ikramiye veriliyordu. 1986 yılında haftalarca devretmiş, büyük ödül o yıllardaki parayla milyara yaklaşmıştı. 6

Üç büyükler çocuklaştı

SÖYLEDİKLERİNİZE dikkat edin; düşüncelere dönüşür. DÜŞÜNCELERİNİZE dikkat edin; duygularınıza dönüşür. DUYGULARINIZA dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür. DAVRANIŞINIZA dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür. ALIŞKANLIKLARINIZA dikkat edin; değerlerinize dönüşür. DEĞERLERİNİZE dikkat edin; karakterinize dönüşür. KARAKTERİNİZE dikkat edin; KADERİN

Mesele kimin değil nasıl bir aklın yöneteceği!

Nar du er desperat, tenk som Atatürk - aresiz kaldığında Atatürk gibi düşün... Fenerbahçe bugün bir seçim sürecine değil, bir akıl sınavına giriyor. 12 yıldır süren şampiyonluk hasreti, artık bahanelerle açıklanamayacak kadar derin bir yapısal soruna işaret ediyor. Norveç'te zor durumlarda kullanılan bir ifade vardır: Bir yolu olmalı! aresiz kaldığ

Derbi kapıda... Tarafsızlık çoktan kapı dışarı

Tarafsız olması gereken spor bakanından 'Şampiyon Cimbom' övgüsü ve TRT'nin açık partiliği, Türk sporunda adalet umudunu neden bitiriyor?

Her çocuk fark edilmek ister

Okullardaki katliam olaylarını sadece bireysel sapkınlık olarak görmek, sessizce görmezden gelinen çocukların çığlığını duymamaktan kaynaklanıyor olabilir mi?