Loca da locaymış ha...

Cuma sabahı Edip Cansever düştü aklıma.

"Masa da Masaymış Ha..."

"Bir iki sallandı durdu..."

Türk futbolu da öyle.

Bir operasyon geliyor...

Bir iki sallanıyor.

Sonra hiçbir şey olmamış gibi yine eski yerine oturuyor.

★★★

Cuma sabahı Türk futbolunun kapısını yine polis çaldı.

Yasa dışı bahis...

Şike...

Operasyon...

Gözaltılar...

Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Maruf Güneş.

Beşiktaş'ın eski yöneticileri Tolga Kırgız, Kerem Gürel ve Ahmet Akçelik.

Dosyanın kapsadığı dönem tam altı yıl.

İddialar ağır.

Kendi kulübünün maçına...

Rakip lehine...

Gol bahislerine...

Binlerce kupon...

Bunlar sıradan iddialar değil.

Normal bir futbol ülkesinde haftalarca konuşulur.

Federasyon olağanüstü toplanır.

Kulüpler peş peşe açıklamalar yapar.

Spor kamuoyu başka hiçbir şey konuşmaz.

★★★

Bizde ise büyük dosyaların ömrü bir gün.

Bir gün geçti.

Dosya yerinde dursa da gündem yer değiştirmişti.

Acun Ilıcalı'nın locası neden iptal edildi

Aziz Yıldırım, İsmail Yüksek'in düğününde Sadettin Saran'ı neden istemedi

Ülke gündemi de farklı değildi.

Memlekette onca hukuksuzluk yaşanırken:

Günlerdir bir valinin bisiklet kıyafeti konuşuluyor.

Bugün, görevden alınan valinin taytı...
Yarın, Süleyman Efendi'nin nasırı...

Öbür gün başka bir zırva...

Büyük dosyalar yine unutulur.

★★★

Loca konuşulur.

Hukuk tartışılır.

Mülkiyet hakkı sorgulanır.

Acun Ilıcalı isterse hakkını mahkemede sonuna kadar arar.

Bunların hepsi normal.

Normal olmayan...

Bütün bunların Türk futbolunun belki de son yıllardaki en ağır iddialarının önüne geçmesi.

★★★

Bu konuda en hassas olması gereken kulüp belki de Fenerbahçe.

ünkü "şike" kelimesinin nelere mal olabileceğini en ağır bedelle yaşayan kulüp o.

Bugünlerde yapılması gereken;

Federasyonu göreve çağırmak,

Soruşturmanın sonuna kadar takipçisi olmak,