"İstişâre, pişmanlığa karşı kaledir..."

Bir iş yaparken ehline sormaya "meşveret" veya "istişâre" denir. Meşveret, bir işe başlamadan sebebe yapışmaktır. Kur'ân-ı kerîmde meâlen, (Yapacağın işi önce meşveret et!) buyuruluyor. Al-i İmran-159İyi kimseler övülürken de (İstişare ederek iş yaparlar) buyuruluyor. Şûrâ-38 Sevgili Peygamberimiz de buyurdular ki: (İstihâre eden, mahrum kalmaz, istişâre eden, pişman olmaz, iktisat eden, darlık çekmez.) Taberani Hazret-i Âdem, (İşlerinizi istişare ile yapın. Eğer ben, yasak meyve konusunda meleklerle istişare etseydim, musibete maruz kalmazdım) buyuruyor.İstişâre ile yapılan iş, hatalı görünse de, sormadan yapılandan daha üstündür. Peygamber efendimiz, Eshâb-ı kirâm ile istişâre eder ve bazen bir iş için, akıl, takvâ, hikmet ve tecrübe sahibi on kişiye danışırdı...Danışılacak kimsenin, insanların hâlini, zamanın ve ülkenin şartlarını bilmesi gerekir. Buna siyaset bilgisi denir. Atalarımız da, "Danışan dağları aşar. Danışmayan zavallı, düz yolda bile şaşar... Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp olur... Ehline soran kişi, hakiki yolu bulur" demişlerdir.Kendisi ile istişâre edilecek kimsede şu vasıflar bulunmalıdır:1- Akıllı kimse olmalıdır. Akıllı ile istişâre galibiyet, ahmakla istişâre mağlubiyet denilmiştir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Akıllıya danışıp onu dinleyen, doğruyu bulur; dinlemeyen pişman olur.) 2- Tecrübeli, işinin ehli olmalıdır. Çünkü, her şey akla, akıl da tecrübeye muhtaçtır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Tedbirli kimse, işinin ehli olana danışıp, ona göre hareket eder.) Ebu Davud Hazret-i Lokman Hakîm de buyurdu ki: (Yapacağın işi, daha önce bunu denemiş, tecrübeli