Hakkı Yalçın

Takvim

Eski resimler!

MAHALLENİN ortasında çamaşır yıkardı kadınlar. Döktükleri suların oluşturduğu minik gölette sarı saman çöpünün üzerindeki direnen böcekler ihtisas konumuzdu. O böceklerin onca suya bir saman çöpüne tutunarak meydan okumalarının bizim için önemi büyüktü. Teldolabı var buzdolabı yok, buzu kiloyla satın aldığımız yıllar. En yoksul insanların bile zeyt

Ne ektiysek o!

HAYAT kapısını her zaman açmaz, bazen aralık bırakır. Yanlışların da geri dönüşümü vardır. Adımız duruyor da ne sevdiğimiz adresler var ne ayak izlerimiz. Önümüzden bir film şeridi gibi geçip gitti yıllar. Tek tanık gözlerimiz. Ne gördüysek o! O kadar kitap okuduk sayfaların yazdığı kadarından fazlasını aldık. Bazen bir cümlenin altını çizdik baze

Kirli para!

HAYATIN harcı emektir, Allah'ın yarattığı insan olmanın şartlarından biri de o harcı namuslu ve haysiyetli bir ömürle geri ödemektir. Para her şeyi yendi, "satın alınmak için" sıraya girenleri görüyoruz. Satın alınan insanların başkaları tarafından da kolayca satın alınmasının önü alınamaz hale geldi. Bu demektir ki herkesin bumerangı kendine dönüy

Kağıttan gemi!

İSRAİL'İN okul hastane dinlemeden "vahşetini istiflediği" bir dünyada yaşamak, sadece Filistinli çocuklar için değil dünyanın bütün çocukları için tehlikedir. Her savaş yaradır ama kapitalist ülkeler için sadece para! Yaraların kabuk bağlamasına, çocukların ağlamasına bile tahammül edemeyenlerin acelesi var. Ruhlarındaki cellatların emrine amade ya

Olanlar oldu!

İSKELEDEN elimizi uzatsak denizi tutardık, şişe içindeki mektuplar kıyalara vururdu. 10 kuruşa şarkılar satarlardı bir saman kağıdının üzerine yazılmış sözleriyle. Gözleriyle konuşurdu insanlar, otobüs duraklarında herkes tanıdık ve herkes birbirine yer verme yarışında! Şimdiki gençler otobüslerde uyuyor numarası yapacak da yaşlı insanları görmemek

Gazze çocukları!

ÖLÜM koydular uykunun adını, "onların zaten bir geleceği yoktu" deyip bombaları Gazze'deki çocukların üstlerine yağdırdılar. Bebeklerinin ölüsünü bulamadı Filistinli analar babalar. Sırf dünya liderlerinin gözlerindeki mezarlık boş kalmasın diye, İsrail'in gönlü hoş olsun, yarattığı kirli tarihten utanmayan Amerika'nın uçak gemisi masrafını çıkarsı

Çalar saat!

HAYAT denen kavgada sırtını başkalarına dayayan insanların klasik zaferini izleriz. Asalaklar ordusunun güçlenmesi bu yüzdendir. Çalışan çabalayan ama hakkını alamayanlar yelkovan gibidir. Hak yemekten nefes almaya fırsat bulamayanlar ise saatin akrepleridir. Yelkovanın dönüşüne tutsaktır akrep, hayatını yelkovanın çalışması üzerine kurmuştur. Yel

Yeni masal!

BİR insana tuz yalatırsanız tuz yerine suyu düşünürmüş! Bir insana sevgiyi ve saygıyı hatırlatırsanız sadece düşmanlık düşünürmüş. O yüzden bazı şeylerin anlamı yokmuş. Artık onlarınmış meydan! Suçluluk duymak eskidenmiş, vicdanının sesini duymayan kimsenin çığlığını duymazmış ya da onların kitabına uymazmış. Çocukların geleceği aydınlık olsun diy

Güzel insan

İNSANLAR bazen soruyor, "neden hep maziye koşuyorsun" Ben de diyorum ki; "milyonlarca yıl önce ölen yıldızlar bile hala yanıyor, ben güzel insanlar için yanmışım çok mu" Vasiyetimdir, gazetecilik yıllarımda kullandığım ve hala gözüm gibi sakladığım daktilomu ben öldükten sonra toprağa gömsünler. Kan revan cümlelerin itibar gördüğü sosyal medya mez

Fişler ve afişler!

YALANLARI ayaklarına dolanan bir adam gördüm, iki kişi koluna girmişti. Ruh ikizi gibiydiler, cehennemin dibiydiler. Bir avuç iblis tempo tutuyordu onlara. Her birine kan pompalanıyordu namussuzluk istasyonlarından. Birinin ceplerinden çıkıyordu sesi, diğerinin yüzünden akıyordu ne mal olduğunun belgesi. Gücün paradan kaynaklandığı sistem icat edil

Tedavi!

NAMUSLU insanların yalnızlığı da namusludur, çaresizlikleri de. Onlar için şerefli bir yolculuktan onurlu bir şey yoktur. Yayan yürüseler de! Yoksulun hakkını araması astımlı birinin mızıka çalması, zenginin hakkını araması bando takımı. Dün gibi hatırlıyorum, bundan birkaç yıl önce kızını öldürmekten sanık olduğu annenin karşısında utanmadan güle

Fişler ve afişler!

YALANLARI ayaklarına dolanan bir adam gördüm, iki kişi koluna girmişti. Ruh ikizi gibiydiler, cehennemin dibiydiler. Bir avuç iblis tempo tutuyordu onlara. Her birine kan pompalanıyordu namussuzluk istasyonlarından. Birinin ceplerinden çıkıyordu sesi, diğerinin yüzünden akıyordu ne mal olduğunun belgesi. Gücün paradan kaynaklandığı sistem icat edil