Güney Öztürk

Güney Öztürk

Sözcü
Yaşam / Bilim-Teknoloji-İnternet 135 yazı 0 takipçi

Savaş limana indi

Hawaii'de bir asker dizüstü bilgisayarına eğiliyor. Ekranda, ormanın içinden yürüyen üç siluet beliriyor. Üstlerinde 600 metre yüksekte bir dron sessizce dönüyor. Asker sakin bir sesle mırıldanıyor; "Üç kişi." Ne silah sesi var ne de patlama... Savaş, bir ekranda başlıyor. ★★★ Aynı gün Karadeniz'de, Ukrayna'nın Chornomorsk Limanı'nda başka bir ekra

9, 32, 66, 83 beynin 4 durağı

Dokuz yaşında bir çocuğun zihninde neler olur Bazen eski fotoğraflara bakarken, kendi dokuz yaş halimizi görünce içimizde garip bir tanıdıklık uyanır... "Sanki dün gibi..." Oysa beynimiz için dün falan değildir. O yaş, hayatımızın ilk büyük kırılmasıdır. Bilim insanları şimdi bunun izini MR görüntülerinde, sinapslarda, gri maddede, beyaz maddede

Kod adı: Örümcek Ağı

TIR şoförünün sesi telefonda titriyordu. "Garip bir şey oldu... Kasadaki prefabrik kabinin çatısı kaydı... Altından dronlar çıktı..." Karşıdaki adam bir an durdu. Sonra küfretti. "Saçmalama... Ne dronu" Oysa ikisi de aynı gerçeğin şokunu yaşıyordu. O TIR'ın kasasında sıradan bir yük değil, modern savaş tarihinin en cesur tuzaklarından biri vardı

Netflix ve medya düzeni

Bir zamanlar sinema salonları yetişkinlerin mabediydi. İki buçuk saatlik ağır filmler,Hollywoodjönleri, uzun diyaloglar, yavaş akan hikâyeler... Sonra salonlar bir anda patlamaçatlamaya,üç boyuta ve süper kahramanlara teslim oldu. Aksiyon büyüdü, ses yükseldi, tempo arttı. İzleyici profili de aynı hızla gençlere ve çocuklara kaydı. Yetişkinler ise

Casusluk dizisinin son sezonu!

İBB'de casusluk varmış... Bilemiyorum. Bildiğim şey, casusluk şimdi size anlatacağım gibi olur... ★★★ Bir dönem ekran başında nefesimizi tutarak izlediğimiz bir dizi vardı... The Americans. Masum görünümlü bir Amerikalı karı-koca... Başkentin banliyösünde sıradan bir hayat... Çocuklar, barbekü partileri, komşularla çit üstü sohbetler... Ve FBI'ın

Stockholm sendromu nasıl doğdu

Yıl: 1973. Yer: İsveç - Stockholm / Norrmalmstorg Meydanı. Bir sabah, Stockholm'ün en işlek meydanlarından birinde bir adam bankaya girdi. Elinde silah, ağzında şu cümle vardı... "Herkes yere yatsın. Parti yeni başlıyor." Adamın adı Jan-Erik Olsson'du. Kreditbanken adlı bankayı bastı. İçeride dört banka çalışanını rehin aldı... Üç kadın, bir er

Finlandiya ne istemiş olabilir

Beyaz zambaklar, donmuş toprağın üstünde açmaması gereken bir çiçektir aslında. Ama Grigoriy Petrov'un o meşhur kitabında, buzun, açlığın ve yoksulluğun ortasında açar. Bir köy öğretmeni anlatılır... Sınıfında soba yoktur, çocukların ayağında ayakkabı. Ama tahtada bir cümle vardır... "Bir milletin gerçek serveti madenleri değil, evlatlarıdır." At

Karadeniz'de sessiz sürüler

Bir zamanlar Sivastopol'dan çıkan Rus savaş gemileri Karadeniz'e sadece güç değil, korku da saçıyordu. Odesa kıyılarından çıplak gözle görünen fırkateynler, Ukrayna'nın limanlarını aylarca nefessiz bırakmıştı. Denizden gelen bir gölgeydi bu. Sonra bir gün, kimsenin ciddiye almadığı o küçük oyuncaklar sahneye çıktı. Patlayıcı yüklü, uzaktan kumanda

Google'ın rövanşı acı oldu

Hani şu hepimizin bir tane "görgüsüz zengin" akrabası vardır ya... Köyün en havalı arabasını alır, gelir düğün dernekte anahtarlığını sallaya sallaya gezer. Herkesin gözü ondadır. Üç yıl önce yapay zekâ mahallesinin 'zengin akrabası' da ChatGPT idi. Kapıya yeni model arabasıyla GPT-5.1 dayandı. Herkesin işini elinden alacak diye kıyamet koptu. Goo

Tek bir tahvilin ağır bedeli

Dün Sözcü'nün ekonomi sayfasında bir başlık çarptı gözüme... "1.2 trilyonluk enflasyon zararı." Altında sayfalar dolusu rakam, tahvil, faiz, iç borç... Okuyup geçmek mümkün. Ama o 1.2 trilyon lira var ya... Onu rakam olarak değil, hayatın içinden okumak gerekiyor. Gelin, o paranın ne anlama geldiğini birlikte anlayalım. Mesele 2016 yılına dayanıy

Dünyayı değiştiren kadın

Kadınlar ve fırsat eşitliğini konuşuyoruz değil mi... New York'un Queens semtinde, göçmen bir ailenin bodrum katı dairesinde büyüyen Tayvanlı bir kız vardı. Herkes matematikte iyi olduğunu söylüyordu. O ise "iyi" kelimesini hiç sevmedi. "Mükemmeli bulana kadar çalışacağım" dedi. Aradan 40 yıl geçti. Bugün, yapay zekânın geleceğini belirleyen

İngiltere IRA'ya  heyet yollamadı

Açılım sürecinde İmralı'nın ayağına neden gidiliyor anlamış değilim. Daha doğrusu anlıyorum da... Yanlış olduğunu, tuzağa çekildiğimizi düşünüyorum. ★★★ Yıl 1998 idi... Yer, Kuzey İrlanda'nın Belfast şehriydi. Bütün gözler Stormont'un (K.İrlanda Parlamentosu'nun bulunduğu tepe) gri taş duvarlarına çevrilmişti. Dışarıdan bakan biri, o duvarların ar