Gökhan Özcan

Gökhan Özcan

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 208 yazı 0 takipçi

Kabuk

Bir yanda kendini eğlendirebilmek için tonlarca para harcayan doyumsuz kalabalıklar, bir yanda güç bela bulabildiği bir dilim ekmeği günlere bölen yoksunlar Bunun adı küresel şizofreni!"Çoğumuzun ruhu, menfaat ve ihtiraslarla yıpranarak bu sonsuz güzellik âleminin duygusunu kaybetmiş bir kabuk gibidir" diyor 'Psikoloji' kitabında Nurettin Topçu.Hay

Rim'in dedesi

Bu devirde insanın içinden güzelleşeceğine inananların sayısı oldukça azaldı. Güzelliğin salt fiziksel bir şey olduğuna ve satın alınabileceğine inandırıldı çünkü insanlar. İnsanlara güzellik satmak üzere endüstriler, sektörler oluşturuldu. Bu arza talep, bu yatırımlara müşteri gerekiyordu. Her türlü medya aracıyla güzellik sektörünün ekonomi-polit

Bir tasarım olarak çaresizlik

Bundan on-on beş yıl önce hayatımızın içinde var olmayan ama bugün yapmayı alışkanlık haline getirdiğimiz, uzağında kalamadığımız şeyler neler Bugün bu kadar hayatımızın merkezinde olan bu 'şey'ler hayatımıza nasıl, nereden girdi Bu 'şey'leri hayatlarımız için olmazsa olmaz temel ihtiyaçlar haline getiren ne oldu Hayatın doğal akışı içinde gerçekte

Ahlak ayağımızı bastığımız ortak zemindir

Toplum hayatında muhtevasında mutabık olmamız ve yaşatmamız gereken kimi kavramlar var. Hak ve hukuk gibi, adalet gibi, iyilik ve kötülük gibi, suç ve masumiyet gibi Ahlak da o kavramlardan biri, diğerlerinin de temel dayanağı olması bakımından belki çok temel bir noktada duruyor hatta. Her toplum, 'ahlak'ın ne olduğu, neyin ahlaklı olduğu, neyin o

Yaşamayı kaçırdığımız şeyler

İnsan bir şeyin değerini ancak onu kaybettiğinde tam olarak anlayabiliyor. Büyüklerimizi kaybettiğimizde hayatlarımızda kapladıkları yerin genişliğini çok da iyi kestireme-diğimizi fark ediyoruz mesela. Başımızı yaslaya-bileceğimiz bir yer aradığımızda Hatalarımızı onarmak, yanlışlarımızı düzeltmek istediğimizde ve fakat bunu yapacak gücü, çareyi k

Kendini biriktirmeyen bir hayatın neresindeyiz

Bugün yapmakta olduğumuz her şey suya yazı yazmak ya da havaya resim çizmek gibi Değil birkaç gün sonraya, değil bir gün sonraya, bir birkaç saat sonraya bile ulaşmıyor neredeyse etkileri. İz bırakmıyorlar zamanın içinde; iz bırakacak bir muhtevaya da sahip değiller zaten. Dışa vurduğumuz şeyler, bu nitelemenin aksine içimizde biriktirdiğimiz şeyle

Kendimiz miyiz, kendimizde miyiz

Bizim elimizdeki küçük ekranlara takılı kaldığımız çok da uzun olmayan zaman içinde, bir şeyleri anlama ve düşünme biçimlerimiz radikal biçimde değişti ve biz bu edilgen yeni pratiklere fazla hevesli olduğumuz için bunu kabul etmek istemiyoruz. İnsanlar değişir, zaman pek çok şeyi dönüştürür, eyvallah! Ama ne olursa olsun yeşil yeşildir, ağaç ağaçt

Kanıksamadan çözülmeye

Yaşanan acılarla bizim onlara bakışımız arasında ters orantı var; zamanla acılar azalmasa ve hatta artsa bile bizim onlarla ilgili hassasiyetlerimiz azalıyor. Gazze'deki zulüm her geçen gün daha da korkunçlaşarak devam ediyor. Siyonistlerin sınır tanımaz zulmü yakın zamanda ilk yılını tamamlayacak. İlk günlerdeki infial halinin yerini daha gevşek,

Hatırasız

Günün işle güçle meşgul olmadığı ve uyumadığı saatlerinin büyük bir bölümünü küçük-büyük ekranlardan akıp geçen 'paylaşım'lara bakarak geçiren insanın hafızasında hayat adına ne birikir Ne damıtılır, gündem trendlerine rehin bırakılmış hafızalarda günlerin imbiklerinden Hatıra olarak bir kenara ayrılacak, geçip gitmesine izin verilmeyecek ne var ya

Dijital çöplük

Son yıllarda insanların en önde gelen bilgi kaynağı arama motorları Özellikle de bir tanesi Siz zaten biliyorsunuz, adını buraya yazmama herhalde gerek yok! Herhangi bir konuda kestirmeden bilgi sahibi olmak isteyen hemen oraya müracaat ediyor ve sayfalarca enformasyona anında ulaşabiliyor. Ancak kütüphane gibi bir şey değil arama motoru dediğimiz

Bir linçin anatomisi

Geçen hafta sosyal medyada vaka-i adiyeden sayılan linçlerden birine konu oldum. Ben malumunuz gündemdeki hararetli ve kapağı açıldığında başka herhangi bir konuyu konuşmayı imkânsız hale getiren meselelere girmemeyi, insanın ve hayatın kendimce 'gerçek' meseleleriyle ilgili yazmayı tercih ediyorum. Bu sebeple pek sık karşılaşmıyorum böyle linç had

Şükrün varlığı ve yokluğu

Çok yakınımızdaki bir şehirde, Gazze'de temel ihtiyaç dendiğinde ekmek, su, ilaç gibi olmadığında hayatın idame ettirilemediği şeyler anlaşılıyor. Gazzeli kardeşlerimiz içecek su, yiyecek aş, yarasını saracak bir doktor bulabildiğinde kendini her şeye sahipmiş gibi hissediyor. Bizim herhangi bir ek gayret göstermeden sahip olabildiğimiz nimetler bu