Gökhan Özcan

Yeni Şafak

Kül de olur insan, gül de olur!

Hemen herkesin fiziksel harekete odaklandığı bir devirde yaşıyoruz. Hepimizin tercihen ya da mecburi olarak sürdürdüğümüz meşguliyetlerimiz var. Geçim derdiyle koşuşturanlar, daha fazlasını istediği için gecesini gündüzüne katanlar, fit kalmak, kas yapmak, hava atmak için, spor olsun diye yerinde duramayanlar var. Büyük şehirlerde durmaya, durulmay

Muhakemelerin muhakemesi

Herhangi bir somut adım atmadan, bir nihai karar vermeden, bir hakkı yerine getirmek üzere harekete geçmeden evvel, olan biteni bir muhake-meden geçirmek elzem Elzem ama; bunu yaparken, muhakeme kabiliye-timizin bir sınırı, bir bize göreliği olduğunu, bir şaşabilirlik ve yanılabilirlik potansiyeli taşıdığını da hatırda tutmak gerekiyor. Her muhakem

Artık sevemiyoruz

Defalarca okuduğu kitabı kimseye ödünç olarak bile veremeyenler vardır. Çocukluğunun oyuncaklarını evinin bir köşesinde muhafaza edenler Ara ara albümleri çıkarıp geçmişteki kendi haline, hayata veda eden yakınlarının sararmış suretlerine takılıp kalanlar vardır. Eski evini, doğduğu mahalleyi, ilk aşkını özleyenler Bir vakitler içinde yer etmiş bir

"Hafıza ağrısı"

Hafızamız yaşadıklarımız arasından neleri kaybolmasınlar diye sımsıkı elinde tutuyor, neleri unutulmaya bırakıyor. Her şeyi aynı canlılıkla hatırlamadığımız, hatta bazı şeyleri çabucak, bile isteye unuttuğumuz bir gerçek; bunu hepimiz tecrübe ediyoruz. Hafızamız bizim adımıza neyin hatırlanacağı neyin unutulacağı noktasında bazı kritik tercihlerde

Ölümle aramıza giren şeyler

Ölüm insanlar için hayatın en sert gerçeği Hele bu dünyanın ötesine dair bir inancınız, bir manevi dünyanız yoksa Her yönüyle maddileşen bir dünyada maneviyatın eskisi kadar hayatın içinde olmadığı, belki de zihin çabukluğuyla sürekli gündemin dışında tutulduğu bir gerçek Bugünün insanları 'bütün zevkleri bıçak gibi kesen' ölümü pek hatırda tutmak

Aynı yerden mi, yeni baştan mı

Yeni bir yıl geldi diyerek takvimin başına her döndüğümüzde, öyle olmadığını bile bile her şeyi sil baştan başlatacak bonuslar kazandığımız duygusunu yaşamak istiyoruz. Belki her şeye değil ama birçok şeye sil baştan başlamak mümkün aslında. Hayatımızda bir şeyleri değiştirmeye yetecek kadar cesaretimiz varsa eğerYun Jungeun'un Marigold Kalp Çamaşı

Keşke yaşasak!

Varmayı umduğumuz bir adresle aramızda ne kadarlık bir mesafe olduğunu kestirebilmemiz için, yola çıkarken nerede olduğumuzu biliyor olmamız gerekir. Bunu bilmek, acele edip tıknefes olmak ya da ağırdan alıp geride kalmak türün-den çaresizliklerin çaresidir.Gideceğin yeri hatırında tutamıyorsan kaybolmaya mahkumsun, hayat böyle!"Başkaları yürüdü gi

Yapılar ve öncelikler

Eski şehirlerin yapı mimarisiyle, modern şehir mimarisinin yapılarının bir arada olduğu şehirlerde rahatlıkla gözlenebilen bir durum var: Eski mimarinin belli bir yumuşaklığı, ayrıntılarla zenginleşen bir tezyinatı, insani sıcaklığa daha fazla izin veren bir görünümü varken; modern mimari yapılarının daha keskin çizgilere, yalıtılmış cephelere, geo

Kabuk

Bir yanda kendini eğlendirebilmek için tonlarca para harcayan doyumsuz kalabalıklar, bir yanda güç bela bulabildiği bir dilim ekmeği günlere bölen yoksunlar Bunun adı küresel şizofreni!"Çoğumuzun ruhu, menfaat ve ihtiraslarla yıpranarak bu sonsuz güzellik âleminin duygusunu kaybetmiş bir kabuk gibidir" diyor 'Psikoloji' kitabında Nurettin Topçu.Hay

Rim'in dedesi

Bu devirde insanın içinden güzelleşeceğine inananların sayısı oldukça azaldı. Güzelliğin salt fiziksel bir şey olduğuna ve satın alınabileceğine inandırıldı çünkü insanlar. İnsanlara güzellik satmak üzere endüstriler, sektörler oluşturuldu. Bu arza talep, bu yatırımlara müşteri gerekiyordu. Her türlü medya aracıyla güzellik sektörünün ekonomi-polit