Ölüm insanlar için hayatın en sert gerçeği Hele bu dünyanın ötesine dair bir inancınız, bir manevi dünyanız yoksa Her yönüyle maddileşen bir dünyada maneviyatın eskisi kadar hayatın içinde olmadığı, belki de zihin çabukluğuyla sürekli gündemin dışında tutulduğu bir gerçek Bugünün insanları 'bütün zevkleri bıçak gibi kesen' ölümü pek hatırda tutmak istemiyor. Çünkü bugünün hayatı zevkler üzerine kurulu, hazların peşinde koşuluyor sürekli.
'Gassal' dizisi, öncesindeki tanıtım kampanyasından başlayarak 'ölüm'ü hayatın tam orta yerine çağırıverince bu ölüm unutkanlığı sisteminde büyük bir gedik açılmış oldu. Belki de bir TV dizisinde bu kadarı beklenmediğinden insanlar gafil avlandı ve milyonlarca insan hayatı ölüleri yıkamakla geçmiş, yalnız, hayatla bağ kuramayan, içinde yaşama heyecanı kalmamış, içine kapalı, neredeyse depresif bir gassalin hayatının içinde buluverdi kendini. Nefeslerini tüketmiş, teneşirde yıkanmayı bekleyen bedenlerle birlikte
Dizi tuttuğu seyirciyi geri bırakmadı, dolayısıyla hiç kimse içine girdiği bu dünyadan çıkamadı ve sonuna kadar bu hikayeyi izledi, bir anlamda maruz kaldı. Yönetmeninden, senaristine, Ahmet Kural'dan bölüm sonlarında etkileyici şarkılar söyleyen Şahin Kendirci'ye kadar herkesin pay sahibi olduğu bir televizyonculuk başarısı bu hiç kuşkusuz. Cesur bir proje Türkiye'deki dizi sektörünün kemikleşmiş zihniyetine de okkalı bir tokat
Zaten epeyce konuşuldu, dizi üstüne bir değerlendirme yapacak değilim burada. Benim asıl ilgimi çeken, farlara yakalanmış tavşan gibi ölüm bahsine yakalanmış şimdiki zaman insanları Onlardan biri de benim, bazıları da sizlersiniz. Bu devirde yaşayıp da ölümle iç içe olmayı seven, ölüme zihninde yer ayıran pek kimse yok. Biz hayattan konuşmayı seviyoruz, ağzımızın tadını kaçıracak böyle ağır ve dramatik konulara mümkünse girmiyoruz. Cenazelerde, taziyelerde bile bu böyle Manevi derinliğinden uzaklaştırılmış hayatlarımızın bir gereği olarak ölümü yok sayarak yaşamak istiyoruz. Çünkü hayatla ilgili çok planımız var, yapmayı istediğimiz çok şey, yakalamayı istediğimiz çok hedef, yaşamayı istediğimiz çok haz, kazanmayı istediğimiz çok para, şöhret, paye vesaire İhtiraslar ve onları paraya tahvil eden sektörler üzerine inşa edilmiş bir hayat döngüsünün gönüllüleriyiz hemen hepimiz. Ölüm planı bozan bir şey bizim için; soğuk, yüzlerimizi ekşiten, canımızı sıkan, neşemizi kaçıran bir şey!

104