Gazze'de yıkıntılar arasında kısmen de olsa ayakta kalmış bir bina Bombalar camı çerçeveyi indirmiş ama pencere yerinde, bej perdeleri de duruyor hatta. Pencereden harap olmuş Gazze'ye dalıp gitmiş gözlerle bakan orta yaşlı bir baba Elinde beyaz porselen bir fincan Muhtemel ki yıkıntılar arasından bulup çıkardığı çayını ya da belki kahvesini yudumluyor. Hemen yanında sekiz dokuz yaşlarındaki oğlu O çekimi yapan kameranın farkında, gülümsüyor ve sağ eliyle zafer işareti yapıyor. Ajansların geçtiği çok dokunaklı bir fotoğraf bu Yakıp yıkılmış, tarumar edilmiş bir şehrin asla yıkılmayan, dimdik ayakta insanlarına dair unutulmayacak bir kareVe bir video Gazze'nin insanlarının yıkıntılar arasında hayata nasıl sımsıkı tutunduklarını gösteren hızlandırılmış çekimler Kameraya el sallayan bir delikanlı Elinde bir değnek Nasıl olmuşsa ayakta kalmış evlerinin kapı önünü temizliyor. Evin kadraja girmeyen kısımları da sağlam mı Zayıf ihtimal Ama o delikanlının yüreği sapasağlam, gülümsüyor. Yine aynı videoda başka güleç yüzlü çocuklar da var. Yıkıntıların molozları arasında oluşturduğu küçük tarha sıraladığı yaralı çiçekleri suluyor onlardan biri. Bir başkası, üç beş tahtayı birbirine çakıp naylonlarla kaplayarak oluşturulmuş minik bakkalda bulabildiği şeyleri satıyor. Yine öyle derme çatma oluşturulmuş berber dükkânında tıraş oluyor bir diğeri Baharatçı, oyuncakçı bile var o derme çatma dükkânlar arasında Ayakkabı tamir edenler, buzlu içecek, yanında çörek, kurabiye satanlar Nasıl bulunmuş bu malzemeler, nasıl denkleştirilmiş, ne hikâyeler var kim bilir ardında Ne hayatlar var kim bilir dolu dolu yaşanmış, o yıkıntıların altında Ayakta kalan direkler arasına gerili ipte renk renk çocuk çamaşırları göze çarpıyor, kurumaya bırakılmış. Adalet yok, insaf yok, merhamet yok, su yok, ekmek yok, ilaç yok Gazze'de! Ama bütün aydınlığıyla güneş, çamaşırları kurutacak tatlı Akdeniz yeli ve o çamaşırları yeniden kirletecek dünya güzeli çocuklar, yani hayat, yani güzellik, yani umut yerli yerinde Ne çok şey anlatıyor tek bir kare değil mi Tarumar edilmiş, aç, susuz, yalnız ve çaresiz bırakılmış bir şehrin yerinden sökülemezliği hakkında. Bir cep telefonunun başına toplanmış çocuklar, çizgi film izliyor. Birkaçı voleybol oynuyor kim bilir kaç yerinden vurulmuş bir okulun bahçesinde. Birkaçı iki tekerleği olan küçük bir taşıma aracı bulmuş, kimi üstünde, kimi aracı iter halde cıvıl cıvıl sesleriyle inletiyorlar her yerine ölüm sinen şehri. Uçurtma
Asıl hikaye nerede
08-01-2026
8
Gözlerle zihinler arasındaki uçurum
05-01-2026
13
2025'in absürt tarihi
01-01-2026
46
Evlilikler üstüne
29-12-2025
35
Kendi hayatının dışında
25-12-2025
56
İnsan bozuluyor!
29-07-2024
393
Gazze'nin kutlu hikâyesi
14-03-2024
315
Sıradan bir Filistin hikâyesi
01-01-2024
291
Kelimeler hâlâ dost mu bize
18-03-2024
278
Bayrama ve içimize doğru
08-04-2024
256
