Faruk Çakır

Yeni Asya

Boş boş konuşup...

Son günlerde daha çok orman yangınları konuşuluyor olsa da Türkiye'nin kalıcı gündemlerinden biri de depremlerdir.1999'daki "Marmara Depremi"nden sonra "İstanbul'u yıkıp yeniden yapma"yı vaad eden idareciler, aradan yıllar geçtiği halde gerekli tedbirleri almadı ve İstanbul halen depreme dayanıksız bir şehir olarak duruyor. 6 Şubat 2023 tarihinde m

Yandı, bitti, kül oldu

Ormanlarımız yangınlar sebebiyle tükeniyor. Geçmişe nispetle teknik imkânlar artmasına rağmen yangınların artması ve ormanlarımızın kül olması önlenemiyor.Tabiî ki orman yangınları sadece ülkemizde yaşanmıyor. Ormanı olan her ülkede yangınlar da yaşanıyor ve büyük kayıplar oluyor. Bununla birlikte her ülkenin kendisine has şartları da vardır. Türki

Böyle giderse ne olur

Her iktidar, yanlış işler yaptığında ikaz edilir. Aklı başında olanlar idarecilerin ikazlardan ders alması beklenir.Ne var ki ülkemizde idareciler büyük ekseriyetle 'ikaz'lara kulak tıkayıp kendi bildikleri yolda devam etmek isterler. Hatta, ikaz edenleri ellerinden geldiğinde devre dışı bırakmayı da tercih ederler. "Böyle giderse ne olur" sorusu h

Akılla ve hikmetle...

Yine akılla değil de hislerle hareket edilen bir döneme girdik. Böyle zamanlarda istikameti muhafaza etmek çok daha zor olur. Konuşulan ve yazılanların yanlış anlaşılma ihtimali de iyice artmış durumda.Prensip olarak dinî değerlerin alay konusu olmasına herkes itiraz eder ve etmelidir. Kim ki buna dikkat etmez ise kınanmayı hak eder. İnançların ve

Tarım ülkesi olmak kötü mü

Çözüm bekleyen çok fazla derdimiz olduğu her halde tartışılmaz. Bu dertlerden biri de yüklü miktarda tarım ürünü ithal ediyor olmamızdır. Ürettiğimiz ürünlerin ihtiyacı karşılamadığı durumlarda ithalat elbette bir çaredir, ama acaba daha çok üreterek ve daha az ithalat yaparak yaparak 'tarım çarkı'nı dönderemez miydikNamık Kemal Üniversitesi Öğreti

Önce insan, sonra da insan

Her insan 'insan' gibi yaşasa ve davransa acaba yer yüzünde barış hâkim olmaz mıydı Elbette ideal olan bu hedefe ulaşmak kolay değil, ama bu yolda yürümek, dünyada 'insanlığın' hâkim olması için çalışmak mümkündür.Meselâ, insanlar müstebit olur ve başka insanlara karşı 'istibdat' kullanabilir. Ama bu tavır, bu tercih, bu yapılan 'insanî' bir tavır

AB'ye 'doğru'dan yana olmak yakışır

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin "Avrupa ikidir" şeklindeki tespiti elbette sadece Avrupa ile sınırlı değil; belki bir 'ölçü' olarak her hadiseye uygulanabilen bir kaidedir.Nitekim gerek Avrupa'da ve gerekse Amerika'da 'iyi'ler olduğu gibi 'fena'lar da vardır. Hatta 'iyi'ler ve 'fena'lar her ülkede, her kuruluşta, her partide, her şehirde vardı

Ne kadar savaş, o kadar fakirlik

Dünyadaki fakirliğin bir sebebi de devam eden savaşlar değil miHerkesin bildiği ve gördüğü üzere bazı ülkeler bütün maddi imkanlarını 'savaş aletleri'ne harcıyor ve vatandaşını fakirliğe mahkum ediyor. Böyle ülkelerin "Güçlüyüz, savaşları biz kazanırız" demesinin bir anlamı olabilir mi Bu ülkeler velev ki savaş kazansa, fakirliği mağlup edemeyen bi

Yolsuzlukta ve yoksullukta...

İyi günde ve kötü günde bir ve beraber olmak tavsiye edilirken, ülkemizde yaşayanlar "yolsuzlukta ve yoksullukta" bir arada bulunma mecburiyetinde bırakıldılar.Eski tarihli (2022) bir habere göre Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO), siyaset ve yargı konusunda Türkiye'ye yönelik tavsiyelerin yer aldığı "Dördüncü Aşama Değerlendir

İnsanlık defnedildi mi

Gazze'de yaşananlar unutturulmak istense de en azından şu ana kadar kimse buna muvaffak olamadı.Hatta son zamanlarda Avrupa ve Amerika'daki idareciler bile Gazze konusunda daha insaflı, daha hakperest açıklamalar yapar duruma geldi. Bu gidiş, "Gazzeli çocuklar"ın zalimleri mağlup edeceğini akla getiriyor. İsrail'in Gazze'de sergilediği zulme tepki