Faruk Çakır

Yeni Asya

Tasarruf etmeden asla!

Ülkemizin ciddî sıkıntıları vardır, ama bunlar çaresiz de değildir.İnsanı şaşırtan, Türkiye'yi idare edenlerin de bu 'çare'leri büyük ölçüde bildikleri halde, uygulama safhasına koymamaları ve milleti çaresizlik içinde bırakmalarıdır. Bunun sebebi, muhtemelen bu 'çare'lerin idarecilerin menfaatleriyle örtüşmemesidir. Bazılarında şöyle bir kanaat v

Çözüm var mı

Bunca ekonomi uzmanı, akademisyen ve uzmanın olduğu ülkemizde sürekli 'ekonomik kriz'lerin yaşanması acaba normal midirKrizi doğuran sebepler konusunda herkes konuştuğu gibi 'çare' noktasında teklifler sunanlar vardır. Ölçülebilir bir mesele olduğu halde 'çare' noktasındaki tekliflerin dikkate alınmamış olması ayrı bir 'yönetici krizi' olsa gerek.

Gazze yarası kapanmadı

Gazze'de ateşkes yürürlüğe girmiş olsa da bölgeye insanî yardım girişlerinde sıkıntılar ve yetersiz beslenme tablosu devam ediyor.Birleşmiş Milletler (BM), aylarca süren gıda eksikliğinin Gazze'deki çocukların gelecek nesillerini etkileyecek şekilde kalıcı sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunmuş. "Ateşkes sağlandı, Gazze meselesi bitti" şeklindeki

BM 'iş'ini yapabiliyor mu

Birleşmiş Milletler (BM), 24 Ekim 1945'te kurulmuş; dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslararasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulan uluslararası bir teşkilâttır.Kuruluş gayesi bu şekilde ifade edilen BM, gerçek anlamda 'iş'ini yapabiliyor mu "Dünya barışı ve güvenliğini" koruyabiliyor mu Normal şartlar

Vahim mi değil mi

Kamuoyunda çok tartışılmasa da önemli bir iddia var. İlgili habere göre hâkim kararı olmadan, savcılara, kişilerin mal varlığına el koyma yetkisi tanınması gündemdeymiş.İktidara gayet yakın bir gazete haberine göre "Evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa âdeta hiçe sayılarak tüm malî hakların kısıtlanması sonucuna götürebilecek böyle bir düzenleme, ile

'Korku duvarı' yıkılsın

Özlü bir söz olarak tekrarlanır ki, "İnsan ürkmesi (affedersiniz) hayvan ürkmesine benzemez." Çünkü insan bir defa ürkütüldü mü onu unutmaz ve her defasında yine 'ürkmeye' hazır hâle gelir. Korku iyice yerleşir ve 'korkutarak iş görenler' de istedikleri gibi at koşturmaya devam ederler.Korkmayanlar ve cesur olanlar zalimlerin pek de sevdiği kişiler

Bu iddia yalanlandı mı

Bazı hadiseler vardır ki onlar ancak "Şuyuu vukuundan beterdir" diyerek anlatılır. Yani "Bir şeyin duyulup konuşulması, iddia edilmesi; onun yaşanmış olması ya da gerçekleşmiş olmasından daha beterdir, vahimdir, kötüdür" anlamına gelir.Böyle çok hadiseler var ve devamlı da yenileri yaşanır. Son zamanlarda duyulan bir haber de ancak bu tabirle anlat

Tasarruf dersinde sınıfta kaldık

Elindeki ekmeği ya da cebindeki parayı 'çöp'e atana 'akıllı' denilebilir mi Aynı şekilde mümkün olduğu halde tasarruf etmeyip elindeki imkânları israf edenin de doğru iş yaptığını hiç kimse söyleyemez."Tasarruf edelim, israfı önleyelim" denildiğinde buradaki 'israf'ın imkânları 'çöp'e atmak olduğunu anlamayanlar "Niye tasarruf edelim ki Hem itibard

Mecburî istikamet, hukuk

Maalesef ülkemiz hukuktan ve adaletten o kadar uzaklaştı ki, yüksek mahkeme başkanları dahi "Anayasa Mahkemesi karaları bağlayıcıdır, bu kararlara uyulsun" deme ihtiyacı hissetti.Hak, hukuk ve adaletin tecelli ettiği bir yerde böyle bir beyanata ihtiyaç duyulur mu "AYM kararlarına uyulsun" denildiğine göre bu kararlara uyulmadığı da bir bakıma ilân

Akıl için yol: Reformları unutma!

Sadece iş dünyası değil, Türkiye'de yaşayan herkes 'hal ve gidiş'le ilgili olarak görüşlerini, düşüncelerini ve kanaatleri beyan ve ilân etmek durumundadır, belki de mecburiyetindedir. Bu yapıl(a)madığı için krizleri aşıp 'düzlüğe' çıkma imkânı bulunamadı.Hal ve gidişle ilgili görüş ve düşünceler ilan edilemiyor, çünkü 'korku' dağa ve hatta taşa si