Emre Kongar

Cumhuriyet

Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel'in "Stockholm Sendromu" uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü. 1) "Süreç" ile, Türkiye'nin "Üniter Demokratik ve Laik Cumhuriyet" yapısının değiştirilmesinin hedeflendiği, bizzat ABD Büyükelçisi'nin söylemleriyle, sadece Türkiye değil, bütün dünya kamuoyuna da duyuruldu. 2) Gerek içerideki, gerek

Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım. Bugün sıra Mezhepçilik ve Tarikatçılıkta. Esas olarak Etnikçiliğin bölücülüğü konusunda geçerli olan bütün tezler elbette Mezhepçilik ve Tarikatçılık için de geçerlidir. Bu açıdan bu yazı dünkü yazının devamı niteliğinde olarak okunmalıdır. Aslında bu yazı Özgür Özel'in cid

Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi'nin getirdiği "Ulusal" ya da "Milliyetçi" kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir. Milliyetçilik ideolojisinin, Eşitlikçi, Özgürlükçü ve Demokratik evrimine karşıt bir biçimde, "Üst

Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, "Stockholm Sendromu" anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, "Terörsüz Türkiye" sloganı bağlamında başlattığı "Sürecin" bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış. Hem HDP Genel Başkanı'nın hem Zafer Partisi Genel Başkanı'nın aynı "Süreç"te hapse atıldığına işaret etmiş. İktidarın ömrünün

Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş: "Bakınız, şu yaşımda mertçe ve dürüstçe haykırıyorum, yeter ki Türkiye ve Türk milleti barış, huzur ve sükûnet bulsun, yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın; bizim sonumuz da varsın darağacı olsun." Siyasal rakibi olan ve mevcut yasala

Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır. Temelde Özgürlük ve Özgürlükçülük düşmanlığıdır. Ama Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığının da Özgürlük ve Özgürlükçülük düşmanlığının da dereceleri vardır: Koyusuna ve su katılmamışına Totaliterlik, sulandırılmışına ve kuzu postuna bürünmüş kurt

İki hukuk profesörü konuşurken...

"Anayasa", "Hukuk" ve "Yargı" bir devletin omurgasıdır: İktidar, "Anayasa"ya uymayarak "Hukuk" ve "Yargı"yı kullanarak devleti ve toplumu çökertiyor... ok saygıdeğer "Anayasacı", "Cezacı" Profesörlerimiz dillerini mi yuttular İKİ HUKUK PROFESÖRÜ KONUŞURKEN, ÜLKEDEKİ ÖTEKİ HUKUK PROFESÖRLERİ NE YAPIYOR Konuşan Hukuk Profesörleri Adem Sözüer ve İzz

CHP'nin savunması için Okkam'ın usturası!

"Okkam'ın Usturası" bir önermedir: Bir konunun veya bir sorunun anlatımında veya çözümünde, en basit ve en kısa yolun genellikle gerçeğe en uygun ve en doğru yol olduğu biçiminde özetlenebilir. *** Önce CHP'in sorununu özetleyelim: Bir yandan, İmralı'ya gitmeyi reddederek öte yandan "Barış Süreci"ne karşı olmadığını belirterek... Ne bu "meşrula

Çıldırtan çelişki!

Emperyalizmle işbirliği yapan İktidar: "Barış" sloganı ile halkı aldatarak... Kaybetmekte olduğu İktidarını uzatmak amacıyla... Etnikçilik yaparak... "Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti"ni tahrip ederken... İnsanlar Cumhuriyet'in ve Demokrasi'nin, "Barış" denilerek tahrip edilmesi karşısında, gerçekten akıllarına ve ruhsal dengelerine sahip ol

CHP, kendisini ve demokrasiyi etnikçiliğe kurban edemez!

Emperyalizm ve İktidar ittifakı, hem dıştan hem içten son derece güçlü bir biçimde çeşitli baskılar uygulayarak, Türkiye'yi, "Ortadoğu Bataklığında" parçalanarak boğulacağı bir "Sürece" sürüklüyor! *** Cumhuriyet Devrimi, yüz yıl önce, "Osmanlı'nın Kulları ve Köleleri'ni" "Cumhuriyet'in Eşit Vatandaşları" yapmıştı. Şimdi Emperyalizm, üstelik bunu