Emre Kongar

Cumhuriyet

Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur! *** Boğaziçi Üniversitesi olayı: Temelde, Osmanlı-Türk çağdaşlaşma serüveninde üç yüzyıldır süren "ağdaşlık ve Bilimsellik" ile "Gericilik ve Bilim Karşıtlığı" mücadelesinin bir dışavurumu olarak görülebilir. Tarihten üç yaprak! *** 1) Takiy

Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor. Ama bu güncel olaylar, yapısal süreçlerin önemini unutturmamalı; tam tersine, bu süreçleri destekleyen adımlar olarak düşünülmeli. *** Otoriter ve/veya totaliter yöntemlerle bir toplumun yapısını değiştirmek isteyenlerin dikkat etmeleri gereken bazı gerç

Sami Selçuk: 'Kaba güç ölümcüldür!' (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş. Bu 25 bini aşkın hâkim ve savcının görev yerlerini, tayin ve terfilerini belirleyen, mahkemeler kurup kaldıran, davalar devam ederken savcı ve yargıçları değiştiren HSK'nin 13 üyesi vardır. Başkan dahil 6'sı Cumhurbaşkanı, 7'si de TBMM taraf

Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan "Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler", hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, "Hukuksuzluk Olgusu" üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı. Bu utanç verici sessizliği bozanlardan biri de Eski Yargı

Laik hukuk yoksa ne 'süreç' olur, ne 'açılım' ne de 'barış'! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ! Günümüzde, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olarak tanımlanan bir Cumhuriyet, meşruiyetini ve gücünü Temel İnsan Hak ve Özgürlüklerine dayalı olmasından ve bunları bütün vatandaşları için eşit olarak uygulamasından alır. Böyle bir devlet yapısında iktidar olabilmek ve iktidarda kalabilmek için en azından dört

Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar! Hele krallık, padişahlık gibi tek kişi yönetimlerinde bütün düzen ve yargı "Padişahımız Efendimiz"in veya "Kral Hazretleri"nin emirlerine ve yasaklarına dayandırıldığı için, İslamda Şeyhülislamlığın, Hırist

Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor... HUKUKSUZLUK, TÜRKİYE'DE UZUN VADEDE DEVAM EDEMEZ... ÜNKÜ HEM DEVLET HEM TOPLUM ÖKÜYOR! Hiçbir anayasa, hiçbir yasa, hiçbir rejim,

Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı. Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuksuzluk devam edemez... ünkü Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk, Cumhurbaşkanı'nın ve milletvekillerinin ettikleri yemine göre, onların namus ve şereflerine emanet edilmiştir. *** Yemin, kökünü esas olarak inançtan, ahlaktan alır. Hukukta da yeri vardır. Siyasetteki

Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti'nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet... Yeni birinci sayfa manşeti: "Aziz İhsan Aktaş davasının ikinci gününde Adanalı başkanlar savunma yaptı: 'SİYASİ CEZA PRATİĞİ' SİLİVRİ'DE HUKUK DERSİ" Sevgili ve değerli okurlarımız, gazeteniz Cumhuriyet, eskilerin "Fikri takip" dedikleri türden bir gazetecilik yapıyor: Olayların arkasındaki ana nedenleri, gerçekleri sa

Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet'in manşeti "'ete Lideri'ne VIP ayrıcalığı" biçimindeydi: Beşi tutuklu ikisi tutuksuz yargılanan CHP'li 7 belediye başkanının ve 40 kadarı tutuklu 200 dolayındaki sanığın yargılandığı "Suç Örgütü" davasında, bu örgüte adı verilen kişiden söz ediliyordu. Son birkaç gündür gündemin başına oturan hukuk ve adalet sorunları açısından,