Benim için "Kürt Sorunu" ve "özüm Süreci" sadece köşe yazarlığımın, siyasal/bürokratik hayatımın değil, akademik yaşamımın da ayrılmaz bir parçasıdır.
Pek çok öneride bulundum, birçok irdeleme raporu yazdım.
Erdal İnönü ile birlikte çözmeye çalıştığımız ve "Başbakanlığı yitirme bahasına" SHP listesinden 1991'de Meclis'e soktuğumuz Kürt Politikacılar tarafından sabote edilen "özüm Süreci", bu İktidar gücünü yitirdikçe, sürekli olarak yeniden gündeme getiriliyor.
"özüm Süreci", bu İktidar tarafından 2005, 2009, 2014 yıllarında üç kez ivmelendirilerek, gündeme getirildi.
Bu son "erçeve Yasa" 2024 seçimlerinde birinci sıradaki yerini kaybeden İktidarın ***
Bahçeli'nin sert çıkışlarından, AKP'lilerin suskunluğundan, DEM'lilerin eleştirilerinden, YENİ Parti'nin Demokratik Rejim ve Adalet taleplerinden; İYİ Parti ve Zafer Partisi'nin "ihanet suçlamaları"ndan, Komünist partilerin sınıfsal ve Antiemperyalist çıkışlarından ve en önemlisi, bazıları İktidara danışmanlık yapmış olan Hukuk Profesörlerinin eleştirilerinden anlaşıldığı üzere, hiçbir sorunu çözemeyecek ama tam tersine yeni sorunlar yaratacak olan "erçeve Yasa" dolayısıyla, Kamuoyu, politikacılara ve siyasal partilere olan güvenini kaybediyor...
ünkü "Kürt Sorunu" denilen sorun, çok katmanlı sosyopolitik ve ekonomik, hem iç ve hem dış politika sorunu.
"erçeve Yasa", PKK terör örgütü tarafından cinayetlerle dışavurulan bu sorunu, yalnızca "Ceza Hukuku" bağlamında çözmeye çalıştığı için yetersiz...
Aynı anda Ana Muhalefet partisi CHP'yi bölmeye çalıştığı, seçilmiş belediye başkanlarını ya hapse attığı ya da milletvekilleriyle birlikte transfer ettiği, özetle Demokrasi'yi ve Hukuk Devleti'ni tahrip ettiği için inandırıcı da değil.
***
"Kürt Sorunu" denilen sorunun farklı katmanlarını sıralayalım ki ne demek istediğim iyice anlaşılsın:
1) PKK dolayısıyla bir terör ve güvenlik sorunudur.
2) ABD'nin İsrail ve Ortadoğu politikası dolayısıyla, Emperyalizmin güdümünde kışkırtılarak kullanılmakta, hatta mevcut rejimin değiştirilmesini hedeflemektedir.

17