Emin Çölaşan

Sözcü

Kuzuların sessizliği

Sevgili okurlarım, Türkiye'nin uzak köşelerinden birinde sekiz yaşında bir kız çocuğu öldürülüyor ama o daracık alanda her ne hikmetse cesedinin ancak 19 gün sonra bulunması mümkün oluyor. Diyelim ki araya bazı engeller girdi ve cesedin bulunması zaman aldı. Ama işin öncesi ve sonrası çok ilginç. Küçük kızı köyde doğal olarak herkes tanıyor. Ne zam

Harç bitti yapı paydos

Sevgili okurlarım kim ne derse desin Türk ekonomisinin en büyük hastalığı yolsuzluk ve savurganlıktır. Bu hastalık bizi kemirdi, ısırdı, yatağa düşürdü ama üstesinden bir türlü gelemedik. Biz bu öldürücü mikropların üzerine de hiçbir zaman gidemedik. İhale yasası geçmiş yıllarda, özellikle AKP iktidar olduktan sonra defalarca değiştirildi. İşlerine

Sisiye açık mektup: ?Dün dündür bugün bugündür

"Değerli kardeşim Sisi, sana bu mektubu Ankara'dan yazıyorum. Ne mutlu bizlere ki birkaç günlüğüne bile olsa seninle aynı güzel havayı soluyacağız... Hoş geldin. Bizim için çok değerlisin. Zamanında sana çok sövdük, acayip hakaretlerde bulunduk. Onları Mısır basınından herhalde izlemişsindir. Üzdüysek kusura bakma, biz böyleyizdir. Bükemediğimiz el

İsmail Dümbüllünün teğmenleri!

Sevgili okurlarım, neresinden bakarsanız bakın, acayip bir ülkede yaşar olduk... Eski devlet artık yok. Milletin ahlâk anlayışı olumsuz yönlerde değişti. Eskiden olsa şu yaşadıklarımıza, şu tanık olduklarımıza inanmaz ve 'Olmaz öyle şey' derdik. Şimdi tam da göbeğinde yaşamakta olduğumuz AKP dönemine kadar geçen uzun yılları bir düşünün. -Memleketi

Kılıç çeken teğmenler...

Sevgili okurlarım, bizim bir zamanlar sonuna kadar güvendiğimiz bir ordumuz vardı... Hepimiz o orduya sonsuz güven duyardık. İktidara gelen AKP isimli parti de aynen öyle düşünür ve bir takım konuların üzerine gitmekten ürkerdi... Çünkü, orada A'dan Z'ye taş gibi sağlam bir Türk ordusu ve o ordunun komuta kademeleri vardı. Gerçi belli konularda hay

Vergisinden korkanlar

Sevgili okurlarım, burada ısrarla üzerinde durduğum ve sık sık gündeme getirdiğim bir konu var. Fırsat buldukça yazıyorum, bazı sorular soruyorum. Türk Milleti olarak acaba kafayı mı yedik Çıldırma aşamasına mı geldik Galiba biraz öyle. Neresinden bakarsanız bakın biz eskiden böyle değildik. Her şeyden önce insanlar birbirlerine karşı saygı duyardı

Bakalım bizim Diyanet bugün ne diyecek

Sevgili okurlarım, başımızda bir cumhurbaşkanı var, her konuda ne derse o oluyor. Devlet katında önemli ve önemsiz bütün kararlar tek başına kendisi tarafından, onun imzasıyla alınıyor. Akla gelen bütün kararları tek başına yürürlüğe koyuyor. Kendi anlayışlarına göre "Müslümanlık" ön planda. Onlardan biri de Diyanet'in başına getirdiği şahıs. Ali E

Yoksa Türkler çıldırdı mı!

Sevgili okurlarım, bu AKP döneminin çok ilginç bir özelliği var. Önüne gelen herkes için Cumhurbaşkanına hakaret davaları açılıyor. Yazan, konuşan ve eleştiren herkes hakkında soruşturmalar başlatılıyor. Haklarında hem ceza, hem de tazminat davaları açılıyor, sokak röportajı veren Dilruba Kayserilioğlu gibi masum genç kızlar ve daha niceleri haks

Ve Yunan ordusu teslim oluyor...

Sevgili okurlarım, tüm ulusal bayramları unutturmaya çalışan, protokol törenleri dışında kutlamaları bile yasaklayan bir iktidarla karşı karşıyayız 26-30 Ağustos arası her yıl Zafer Haftası olarak kutlanırdı. Bunlar ulusal kavramları unutturmak için başka bir uygulama başlattı!26 Ağustos'a bu yıl da953yıl önceki MalazgirtSavaşını oturttular ve onu

Bir fotoğraf karesinden yola çıkınca...

Sevgili okurlarım, bizim gazetede ve internet sitesinde dün çok ilginç bir fotoğraf yer almıştı... Ahlat'taki AKP törenlerinde ilginç buluşmaların gerçekleştiği anlaşılıyor. Hem de bu buluşmalar kameraların karşısında olmuş. Şimdi bir düşünün... Malazgirt Savaşının 953. yılı kutlanıyor ama nerede Savaş alanına yakın olduğu için Ahlat'ta... Bitlis'i