Elif Sönmezışık Aydın

Elif Sönmezışık Aydın

Milat
Kültür-Sanat 20 yazı 0 takipçi

Savaş Edebiyatı: Tarihe Sığmayan İnsan

Modern zamanlardan bu yana, savaşların insanlık dimağında bıraktığı izler, meydana getirdiği fizikî yıkımla eşdeğer. Savaş, meydanlarda yaşanmıyor artık. Cepheler giderek azalıyor. Normal hayat akışını ve sıradanlığı hedef alıyor düşman. Dünyadan bihaber çocukların canını yakmanın, hayatta kalmaktan başka derdi olmayan insanları göçe zorlamanın ve

Savaş edebiyatı: Kuraklık devri...

Tolstoy gibi dertli yazarlar yokken, savaşların matematikleştiği çağda edebiyatımız neden sessiz kalıyor?

Zamandan payımıza düşen

Dünya gözümüz acıdan kirlenirken, teslimiyet ve şükür içinde yaşayan eski İstanbul'u kaybettik—peki sadece zamanı mı suçlamalıyız?

Kırlangıçlar Dönüyor

Kırlangıçların dönüşü baharın değil, hayatın döngüsel doğasının metaforu: peki insanlar da doğanın bu uyarışını dinleyip kendi dönüşlerine başlayabiliyor mu?

Ezberin Değeri

Ramazan günlerinde sadece yeme ve uyku alışkanlığımız dahi modern insanınkinden bariz biçimde ayrışınca, prensipleri yeniden yontulmuş gibi duran bir hayatın içinde buluyoruz kendimizi. İlâhî nizama biraz daha yaklaşıp fıtratımıza uyak yaşamaya başlıyoruz. Hayatlarımızın tek biçim standartlarını kırıp mekanik sisteme gedik açıyoruz. Hafifliyoruz bö

Fecir Kavuşması: Yabandan Gönül Sılasına

Şu cümleler, "fecirsizliğimize" yazılmış müthiş bir anlatımdır. Fecrin nimetlerinin Batılılaşma uğruna hor görülüşüne, unutuluşuna dair bir mersiyedir âdeta: "... fecir saati, Müslüman için rüyasız bir uykunun sonu ve yıkanma, ibadet, neş'e ve ümidin başlangıcıdır. Müslüman yüzü, kuş sesleri ve çiçek kokuları gibi fecrin en güzel tecellilerindendir

Ramazan Merhabasında Bir Karşılaşma Hatırası

Bir İstanbul hatırası: Şehrin merkezî duraklarından birindeyim. Hayatın çeşitlemesini solumak için isabetli bir nokta. Fakat öyle gözlerimi yerinden kımıldatacak, dikkatimi harekete geçirecek bir şey yok. Yılgınlık var asfaltta... Zaten hep öylesinelikler içinden çıkmıyor mu kıyı köşe hikâyeleri Yahut sinmiyor mu demeliyim Evet, siniyor. Hız çağınd

Sinema Notları -2: Savaşsız Sinema

Eleştirmenleri yeterince haklı çıkarmayan gerçek, 2000 öncesinin Birinci Dünya Savaşı konulu filmlerin resmigeçidi oluşuydu. Amerika, Vietnam Savaşı'na dair "özgün felsefesini" zihinlere kazımak için Uzak Doğu'nun bütün dehlizlerini kurcalamış ve sayısız film üretmişti. Dünya sineması ise İkinci Dünya Savaşı sıralarında sahip olduğu nispeten daha i

Sinema Notları -1: Savaşlı Sinema

İnsanlık şu demde hem bir savaş hâli yaşıyor hem de yaşamıyor. Bir tarafı dünyeviliğin doruklarında, türlü iş ve eğlencelerin peşindeyken, diğer tarafı dünyanın gönlü hoş eden nasiplerinden uzakta, yoksunluk ve hayat mücadelesi içinde perişan. Bu iki zıt yaşayış âdeta birbirinin burnunun, ayağının dibinde, gözünün önünde. Üstelik bütün bu olanlara

Yeni Dünya Sinemasına Bakış -2

Eleştirmenleri yeterince haklı çıkarmayan gerçek, 2000 öncesinin Birinci Dünya Savaşı konulu filmlerin resmigeçidi oluşuydu. Amerika, Vietnam Savaşı'na dair "özgün felsefesini" zihinlere kazımak için Uzak Doğu'nun bütün dehlizlerini kurcalamış ve sayısız film üretmişti. Dünya sineması ise İkinci Dünya Savaşı sıralarında sahip olduğu nispeten daha i

Okutmalı, duyurmalı, göstermeli

Her şehri, en az beş bin yıllık tarihe açılan bellek. Her karışı, dünyanın en eskilerinden bugüne, delilleri ve sesleri taşıyan birer manzume. Farklı zamanların, kavimlerin, kültürlerin buluşma noktası. Hep yenilenmeye, akmaya ve çoğalmaya koşan bir coğrafya. Değişimin dur durak bilmediği dünyanın eşsiz ülkesi, Türkiye. Bu ülkenin herhangi bir tari

İYİLİK MÜMKÜNDÜR

Güven, dünyaya gelen herkesin ihtiyacı. Ama ne yazık ki, dünya üzerindeki birçok temel ihtiyaç gibi o da dengeli ve adaletli paylaşılmıyor. Bunda payımız var ya da yok, ama güven adaletsizliğinin birçok çeşidine şahidiz. Yeme içme, barınma, hayatı layıkıyla, güven içinde ve insan gibi yaşamayı, farklı toplum katmanlarına mensup insanlar birbirinden