Elif Sönmezışık Aydın

Milat

Sinema Notları -2: Savaşsız Sinema

Eleştirmenleri yeterince haklı çıkarmayan gerçek, 2000 öncesinin Birinci Dünya Savaşı konulu filmlerin resmigeçidi oluşuydu. Amerika, Vietnam Savaşı'na dair "özgün felsefesini" zihinlere kazımak için Uzak Doğu'nun bütün dehlizlerini kurcalamış ve sayısız film üretmişti. Dünya sineması ise İkinci Dünya Savaşı sıralarında sahip olduğu nispeten daha i

Sinema Notları -1: Savaşlı Sinema

İnsanlık şu demde hem bir savaş hâli yaşıyor hem de yaşamıyor. Bir tarafı dünyeviliğin doruklarında, türlü iş ve eğlencelerin peşindeyken, diğer tarafı dünyanın gönlü hoş eden nasiplerinden uzakta, yoksunluk ve hayat mücadelesi içinde perişan. Bu iki zıt yaşayış âdeta birbirinin burnunun, ayağının dibinde, gözünün önünde. Üstelik bütün bu olanlara

Yeni Dünya Sinemasına Bakış -2

Eleştirmenleri yeterince haklı çıkarmayan gerçek, 2000 öncesinin Birinci Dünya Savaşı konulu filmlerin resmigeçidi oluşuydu. Amerika, Vietnam Savaşı'na dair "özgün felsefesini" zihinlere kazımak için Uzak Doğu'nun bütün dehlizlerini kurcalamış ve sayısız film üretmişti. Dünya sineması ise İkinci Dünya Savaşı sıralarında sahip olduğu nispeten daha i

Okutmalı, duyurmalı, göstermeli

Her şehri, en az beş bin yıllık tarihe açılan bellek. Her karışı, dünyanın en eskilerinden bugüne, delilleri ve sesleri taşıyan birer manzume. Farklı zamanların, kavimlerin, kültürlerin buluşma noktası. Hep yenilenmeye, akmaya ve çoğalmaya koşan bir coğrafya. Değişimin dur durak bilmediği dünyanın eşsiz ülkesi, Türkiye. Bu ülkenin herhangi bir tari

İYİLİK MÜMKÜNDÜR

Güven, dünyaya gelen herkesin ihtiyacı. Ama ne yazık ki, dünya üzerindeki birçok temel ihtiyaç gibi o da dengeli ve adaletli paylaşılmıyor. Bunda payımız var ya da yok, ama güven adaletsizliğinin birçok çeşidine şahidiz. Yeme içme, barınma, hayatı layıkıyla, güven içinde ve insan gibi yaşamayı, farklı toplum katmanlarına mensup insanlar birbirinden

Zıtlıklardan çelişkilere dünya hâli

"Artık ölmüşleri ve doğmamışları karşılamak için ortak özel günlerimiz yok. Gündelik hayat var, ama onu kuşatan şey bir boşluk. Bugün milyarlarcamızın içinde yalnız olduğumuz bir boşluk. Böylesi yalnızlık ölümü bir can yoldaşına dönüştürebilir." Yukarıdaki cümleler, John Berger'in Hoş Beş'inden bir kesit. Büyük bir şehirde yaşayıp bu ifadeleri kend

Selam Olsun Filistin Müdafilerine

Kaç Mavi Marmara var şimdi… İnsanlığın hezimet, yıkılış, çürüyüş, yok oluş turnusolü Filistin topraklarının yolcusu kaç Mavi Marmara var şimdi… Siyahla beyaz keskinliğinin ne kadar yıkıcı olduğundan söz ettiler hep. Bize hep griliğin fıtrata dair olduğu söylendi. Efsel-i Safilin ile İnsan-ı Kamil arasındaydık, gidip geliyorduk biteviye. Gündelik ha

Memleket meselesi

"Gurbet" kelimesi, Türkiye'nin iliklerine işlemiştir bir kere. Bakmayın yerleşmiş gibi gözüktüğümüze; her birimizin hayatlarında bir gurbetlik bahsi vardır illaki. Yollar, hep bir ayrılığı yahut kavuşmayı getirir. Yollar ki, yalnızca uzaklara taşınmak için yapılmış gibidir. Fıtratımıza gömülü duran o yolcu olma hâlini iyi sindiririz bu yüzden. Göçl

Melez Zamanlar

Günümüz vakıf müzeciliğine yakından bakmadan önce müzelerin; zamanı sabitleyen, muhtevasına göre çağın sürecini yansıtan, kapitalizmin anaforlarına kapılması zor birer şehir imgesi olduğunu düşünüyordum. Şimdilerde ise "performans" üzerinden yeni bir müze kimliği meydana getiriliyor. Hatta bir müzenin muhtevasıyla yakından uzaktan ilgisi olmayan or

Bereketsizliğin Son Deminde

Teorisyenler, dünyanın sonuna dair söylenmedik pek bir şey bırakmadılar. Ama hâlen medyanın popüler cephesi Nostradamus "kehanet"lerini, Da Vinci'nin "sırları"nı, bilimdeki aklın sınırlarını zorlayan son adımları, dünyanın sonunu getirecek türlü felaketleri sık sık önümüze getiriyor. Sebep açık; geleceği bilmeye ve tüm gizemleri çözmeye yönelik sap