Cevher İlhan

Yeni Asya

"Entegrasyon sağlan(a)madı" itirafı

VAZİYETTam da terörist başının bütün terör örgütü unsurlarına "silâh bırakıp kendilerini fesih çağrısı"nın yıldönümünde silâh bırakmayan PKK gruplarının başında gelen "Suriye kolu" PYD/YPG'nin "federatif özerklik" ısrarının sürdüğü muhtelif kaynaklarca kaydediliyor. Zira "Bahçeli'nin "PKK silâh bıraktığı" çıkışının ardından Cumhurbaşkanı'nın Sarayd

"Süreç"in "dış cephe" saptırması

Terör örgütünü "meşrulaştıran" "terörsüz Türkiye komisyonu"nun "muğlak raporu" dış cephede de muallel.Zira iktidardakilerin "PKK silâh bıraktı" yanıltmalı propagandalarının aksine terör örgütünün İran kolu PJAK'tan Kuzey Irak ve Kandil kamplarındakilerin yanısıra başta "Suriye PKK'sı" PYD/YPG olmak üzere PKK'nın çatı yapılanması KCK bünyesindeki un

"Süreç"le siyasî tezgâhlar!

Âlây-ı vâlâ ile ilân edilen "süreç raporu"nda demokratikleşmenin yanısıra yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığıyla âdil yargılanma hakkının muğlak ifadelerle geçiştirilmesi dikkat çekici.Vakıa şu ki terörist başına "umut hakkı" ve terör örgütü militanlarına "yasal düzenleme"nin dışında de-mokratikleşme söylemde kalıyor. Öncelikle AKP-MHP-DEM temsil

"Süreç raporu"nun akıbeti

Şerh yazılmasının engellendiği "ortak rapor"un hazırlanmasıyla, "komisyon"un görevinin sona erdiği ve "süreç"in sonuna gelindiği görülüyor.Görünen o ki "Süreç"in, kırk bin insanın katlinden sorumlu müebbet hapse mahkûm terörist başını "Kürtlerin temsilcisi" ve "lideri" olarak meşrulaştırma; "umut hakkı"nı verme; ülkeye 400 milyar dolara mal olan te

Köprülerle otoyolların satılması

VAZİYETİBB Meclisi'nde iktidar partili bir üyenin inadına da olsa "köprüleri özelleştireceğiz" deyip "inandığımız ekonomik sistemi vatanın ve milletin faydasına devam edeceğiz" çıkışıyla elli yıl önce inşa edilmiş İstanbul Boğazı'ndaki iki köprünün satılması yeniden gündeme geldi. Her fırsatta "yerlilik" ve "millîlikten"ten dem vuran AKP iktidarını

Yargı yoluyla siyasî rakipleri tasfiye

"Tek kişilik hükûmet"in yeniden demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü tesisle toplumun rızasını almak yerine tehdit ve baskılarla milleti korkutma ve sindirme siyaseti iktidardakilerce de ikrar ediliyor.Aslında İstanbul Başsavcısı olarak Türkiye'nin muhtelif illerinden seçilmiş muhalefete mensup belediye başkanlarını tutuklatıp haklarında hazırladığı

Hukukun katli

Türkiye, 16 Nisan 2017 referandumunda sandıkların açılmasına on dakika kala iki buçuk milyon geçersiz oyun yasaya aykırı şekilde "geçerli" sayılmasıyla milletin başına musallat edilen "tek kişilik hükûmet"li "rejim"de demokrasi dışılık ve hukuksuzluk girdabında.Anayasanın, "mahkemelerin ve hâkimlerin görevlerinde bağımsızlığı"nı esas alan 138. madd

Hukuk siyasetin emrinde!

Yargının "siyasetin sopası" olarak kullanılmasına tam gaz devam ediliyor. Muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlarla tasfiye süreci devam ederken, hukuka darbe niteliğindeki uygulamalarla yargı siyasî maksatlarla kullanılıyor.Muhalefet belediye başkanlarının ailelerinin mal varlıklarına el konulurken, yakınlarının evleri aranıp çocuklarının ku

"Transfer siyaseti"

Hâlen on altı belediye başkanının tutuklandığı, on birinin yerine iktidar partisinden seçilmeyen partililerin, siyasî iktidarın emrindeki bürokratların "kayyım" olarak atandığı vartada tepeden "silkeleyin!" tâlimatı partizanca dayatılıyor.Bilindiği gibi "tek kişilik hükûmet"çe salgında ve depremde muhalefete mensup belediyelerin yardımlarının yasak

"Felâkette rant" istismarı…

AKP iktidarında, yürütmenin yanı sıra yasama ve yargıyı da kendi uhdesinde toplayan "tek kişilik hükümet" sistemi altında, en az 100 bin insanın hayatını kaybettiği 6 Şubat depremlerinde yalnızca "âfette siyaset" değil, aynı zamanda "âfette rant" fırsatçılığının da devreye sokulduğu görülmektedir.Başta dört gökdelenin olduğu İstanbul'da parkların,