Atilla Mehdigil

Atilla Mehdigil

Milli Gazete
Gündem 84 yazı 0 takipçi

Hesap Günü ne deriz

Biz, Helâl- haram demeden, yeriz-içeriz; Ak-kara demeden-alırız-veririz; Hak-hukuk demeden, asarız-keseriz... Tabi gün gelir mizana çıkarız. Hesap Sorucu, ifademizi alır. O gün; ebatlarımız, ağırlığımız, hacmimiz ne olur Hesabımız nasıl olur Hiç düşünmeyiz! ... Şu kadar ki o gün kesinlikle boyumuzun ölçüsünü alırız... Şunu diyebilir miyiz: "Ben, bu

Güldür Güldür ile büyüyen bir nesil

Ne bir denetleyen ne de bir engelleyen var, şu toplumu değer yargılarından uzaklaştıran TV programlarını. Öyle programlar var ki dibinden köşesinden bir tane eğitici kırıntı bulmak mümkün değil. Bir takım diziler, eğlence(!) programları, hatta ve hatta haberler bile çoğu kere insanı ürkütür derecede. İnsan, içten içe: "Neler oluyor" sorusunu sormak

NATO geliyor NATO

Önümüzdeki günlerde önemli diye lanse edilen bir dizi toplantıya sahne olcak topraklarımız. Bir hummalı çalışma ki sorma gitsin. Gitsin de bize ne getirir o önemli!.. NATO gelecekmiş NATO, ondan bahsediyorum. Asıl mesele geldiğimiz aşamada 'Ortadoğu'yu nasıl şekillendiririz.' onun toplantısını yapacakalar. Daha doğrusu 'Nasıl işgal ederizin!' Peki

Müslüman, Siyonistce düşünür mü

Tabii önce 'Siyonist düşünce' nedir, onu açıklamak lazım. Siyonist düşüncenin kökeni Yahudilere dayanır. Onların bu düşünceye sahip olmalarının temeli ise kutsal kitapları Tevrat'ın hükümlerine göredir. Tabii muharref yani tahrif edilmiş Tevrat'tan bahsediyoruz. Tevrat'ın ilham kaynağı Kabbala'dır. Kabbala, Yahudilerin eski alışkanlıkları ve ananel

Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Şehadet

İslâm dairesine tek bir kapıdan girilir ki o kapının ismi imandır. İman kapısının anahtarı ise Kelime-i Tevhid'dir. 'Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resulullah/Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammet onun elçisidir.' Diğer bir kelime de Kelime-i Şehadet'tir ki o, müslümanın hiçbir zaman yanından ayırmadığı anahtarının muhafazasıdır. 'Eşhedu enlâ ilâhe

Kulluk yörüngesinden çıkar ise insan...

Yüce Allah, 'Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık.' buyuruyor. Bu açıdan, zerreden kürreye; kürreden-şu uçsuz bucaksız Kâinat'a yaratılmış her şeyi tefekkür ettikçe baş döndürücü bir mükemmellikle karşılaşıyor insan. Varlıklar arasındaki ahenk öylesine muhteşem öylesine gizemli ki; seyretmesini bilen, bütün benliği ile teslimiyetini itiraf etmek

'Hutbe'de adab

Namaz kılmayanlar bilmezler! Zaten ilgilenmezler de... Hutbe, Cuma namazının rükunlarındandır ve belli kuralları vardır. Cuma hutbesi farzdır. Yani hazirunun hutbeyi dinlemesi ve o esnada namazdaymış gibi davranması gerekmektedir. Hutbe esnasında konuşulması ve de konuşanın uyarılması, selam alınıp-verilmesi, herhangi bir şeyle meşgul olunması hutb

İnkâr hakikatleri yok etmez

İnkâr, insanın hakikatlerle kendi arsına koyduğu bir perdedir. Buna inançsızlık perdesi de denilebilir. Perdenin varlığı elbette ki hakikatleri yok etmez. İnsanın, "Ben inanmıyorum, o halde hakikat denilen şey de yoktur." demesi yalnız kendisini bağlar. Mesela insan, "Ben bir yaratanın olduğuna inanmıyorum, öldükten sonra dirilme yoktur, ahiret hay

Siyasette Ehven-i Şer

Ehven, kelime mânâsı itibariyle 'daha hafif' demektir. Ehven-i şer ise kötüler arasında daha az zararlı olanına denir. Yani iki veya daha fazla zararlı olan herhangi birşeyler arasından birini seçmek mecburiyeti varsa, diğerine göre daha az zararlı olanı seçmek, Ehven-i şer oluyor. Ancak, altarnatiflerden biri de yararlı yani hak ise hiç düşünmeden

İnfak

Müslümanın en önemli vazifelerinden biri de infak etmektir. İnfak, Yüce Allah'ın nasip ettiği rızıktan yine O'nun yolunda harcamaktır. Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın.' buyuruyor Yüce Allah. (Bakara/254) İnfak, ruh

Eşref-i mahlûk-un hezeyanı

Hemen herkesçe bilinir Yüce Allah insanı eşref-i mahlûk olarak yaratmıştır. Yani ki yaratılanların en şereflisi... Peki, ne farkı var insanın diğer mahlûkattan ... Şu kadar ki insan düşünebilen, yorum yapabilen ve de karar verebilen bir yapıya sahiptir. Diğer canlılarda böyle bir özellik aramayız. Onları mesela bir trene benzetebiliriz. İçgüdü deni

Belediye başkanları AKP'ye geçince aklanmış mı oluyorlar

Kısmen ne yazacağımı tahmin edersiniz! Şimdi, ya memlekette demokrasi uygulanmıyor ya da bu demokrasi denilen sistemde bir yamukluk var. Tabi demokratlar buna "Ülkede demokrasi adına bir şey kalmadı." diye cevap verirler. Bazı kesimler de "Böyle ucube bir sistem, ancak bu kadar yürür." derler. Eh ne diyelim herkes kendine göre haklı... "Peki sen ne