Arif Kızılyalın

Cumhuriyet

Üç bakanlık, üç skandal!

2024-2025 eğitim öğretim dönemi sorunlarla başladı. Özel okullardaki "fırsatçılık" bir yana velilerden toplanan parayla dışarıdan hizmet alımı gerçekleştirmeyen binlerce devlet okulunda genel temizlik, hijyen ve tuvalet sorunu tavan yaptı. Her gün ayrı bir okuldan yükselen, "Çocuğumuzu dersliğe mi, çöplüğe mi gönderiyoruz belli değil" isyanı MEB'in

Enflasyon düşüyor da!

Sonunda itiraf etti Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ülkedeki hayat pahalılığını, "Enflasyon baz etkisi başta olmak üzere çeşitli enstrümanlarla düşüyor diye fiyatlar inecek değil" diyerek.O da görüyor, ülkede işlerin sarpa sardığını, kamu eliyle yapılan zamların orta direği, dar gelirli gruba dahil ettiğini!Ne yazık ki nas denen düşük faiz fantezisiyl

Avrupa futbolu ve Türkiye

Taraftara, "fırsat transferi" diye duyurulan, Bankalar Birliği'ne olan borçları katlayan son gün transferleri değil konumuz. Şampiyonlar Ligi'ne veda edip, UEFA'da yoluna devam eden Galatasaray ve Fenerbahçe, yıllık 50- 80 milyon Avro bandına çıkan maaş ödemelerinin altından nasıl kalkacak, onu kulübün başkanları ile yöneticiler bilir. Günün sonund

Galatasaray nereye

Camianın önde gelenleri "Galatasaray nereye koşuyor" diyor. Oysa çok kısa bir süre öncesine kadar, hedefe koşan, borçlarını kapatma adına adımlar atan, kadrosunu yenileyen bir kulüptüler! Ne var ki son 1 ayda geriye doğru saymaya başladılar. Öncelikle Young Boys'a eleniş bir dramdı. Hem 30 milyon Avro gelir uçup gitti hem Kerem Aktürkoğlu gibi isim

Devlet köfte mi satar

Yerli üretim eti 900 TL'ye, hasat rekorlarının kırıldığı mevsimde domatesi halk pazarında 30 TL'ye alıyorsak bu tablonun sorumlusu 1980'lerde ANAP iktidarının uygulamaya koyduğu özelleştirme politikalarıdır. ANAP'ın açtığı kapıdan, AKP iktidarında mantar gibi türeyen komisyoncular ve gıda sektörünü tekellerine alan karteller geçince gıda enflasyonu

G.Saray'da durup dururken kriz!

Galatasaray'da Dursun Özbek tarihi oy rekoruyla başkan oldu. Hak etti de. 2 yıl 2 şampiyonluk ve bu ekonomik şartlarda su almadan ilerleyen koca bir gemi. Ne var ki, bu şampiyonlukların temel taşlarından Erden Timur'un ayrılığı Galatasaray'daki coşkuyu sönük bıraktı. GSYİAD ve Divan Kurulu'nun "kapalı" kutlamaları dışı üyelerle bir araya bile gelem

Mülteci cenneti!

Birkaç yazar, bir iki kurum, 3-5 de siyasetçi dışında kimse gündeme getirmese de kontrollü ve kontrolsüz sığınmacı meselesi Türkiye'nin bir numaralı sorunu. Ülkedeki barınma krizinden, anlam verilemeyen hayat pahalılığına kadar tüm dengesizliği tetikliyor, resmi kayıtlara göre sayıları 4 milyon olan "beklenmedik konuk"lar. Düşünsenize Küçükçekmece'

Kavga mı zafer mi

Galatasaray 19 Mayıs akşamı Fenerbahçe'ye kaybettiğinde hak edilen şampiyonluğunu sadece 1 hafta ertelemişti. Çünkü yılın derbisinde kafalar sahada değil, kutlamada, rakibi nasıl kızdırırımda kalmıştı. Aynı hataya, aynı gecenin ilerleyen saatlerinde Fenerbahçe de düştü. 1-0'ı yaşayacaklarına başkanları Ali Koç'un da katılımıyla rakiple uğraştılar.

Çalışan emekliler!

2024 emekliler yılıydı güya! Daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifadesiydi. Oysa Türkiye'deki 15 milyona yakın emeklinin 3 milyon 600 bininin kök maaşı 10 bin TL'nin altında. 2008'de başlayan erime tavan yapmış durumda. AKP öncesi Bülent Ecevit hükümetinin en düşük emekli maaşını 1.5 asgari ücret (şu sıralar 25.5 bin TL) olarak belirlediğini düş

AİHM rekoru!

Geçenlerde açıklanan AİHM raporu acı bir gerçeği ortaya koydu. Türkiye, ne yazık ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvurularda lider. Hızla ilk sıralara tırmanmışız, parlementer sistemden çıkıp cumhurbaşkanlığı; yani tek adamlık rejimine geçtiğimizden beri. Evet-hayır referandumuna kadar Türkiye 4 ve 5. sıraları paylaşırmış; de