Ahmet Taşgetiren

Ahmet Taşgetiren

Karar
Gündem 508 yazı 13 takipçi

Muhafazakâr iktidar ve cemaat operasyonları

Parti ve Cemaat" meselesini 1995'li yıllarda Yeni Şafak'ta yazmıştım. O günlerde Erbakan Hoca ve Refah Partisi yükseliş halindeydi. Milli Gazete'de cemaat liderleri ile mülâkatlar yapılıyor ve "Şeyhlerin Erbakan Hoca'ya biat etmeleri" seslendiriliyordu. Erbakan Hoca "Cihad Emiri" idi çünkü."Bu yanlış" diye yazdım. Cemaatlerin siyasete eklemlenmesin

Bir yanda idealizm diğer yanda küçük işler

Recep Tayyip Erdoğan'ın iki şapkası var, malum. Cumhurbaşkanı elbet, bir vasfı ile. Diğer şapkası ile Ak Parti Genel Başkanı...Cumhurbaşkanı hüviyetiyle 2023'ten 2071'lere kadar uzanacak şekilde, idealizmi şahlandıran şeyler söylüyor. "Türkiye Yüzyılı" idealizmi bu.En son Ahlat'ta, Malazgirt'in ilhamı ile ve akıncıların savaş geleneğinden hareketle

AİHM'e haddini bildirince hukuk devleti mi oluyoruz

10 Mart 1954: Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (AİHS) onaylamıştır.-28 Ocak 1987: Türkiye, AİHM'e bireysel başvuru hakkını resmen kabul etmiştir.-28 Ocak 1990: AİHM'in zorunlu yargı yetkisi tanınmıştır.-23 Eylül 2012: Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu yürürlüğe girmiş, AİHM'e gitmeden önce tüketilmesi gereken zorunlu bir iç hukuk

O'nun ışığı içimizi aydınlatıyor mu

Tabiatında "kendini müstağni görünce azgınlığa yönelmek olan insanoğlu"na (Alak, 6-7) her işe başlarken "Rahman ve Rahim olan Allah'ı - yaratıcısını" hatırlatan ve "Dikkat et, seni O yarattı, O rahmandır, o rahimdir, sana varlığı, gücü – kuvveti veren O'dur, O'nu unutma, her an yanında Rahman ve Rahim olan Allah bulunsun" terbiyesi verendir O.Çünkü

İsrail bunu nasıl göze aldı

İsrail geçtiğimiz Salı günü Türk sınırına 70 kilometre uzaklıktaki Ebu Zuhur hava üssünü bombaladı.Gerekçesi, hava üssüne Türk askeri varlığının yerleşmesi idi.Türkiye, böyle bir "askeri varlık" iddiasını yalanladı. Saldırıyı Netanyahu ve hükümetindeki saldırgan eğilimin yansıması olarak niteledi. Uluslararası camiayı, İsrail saldırganlığını ve böl

FETÖ'cü yargıçlar başarılı olsaydı

AK Parti iktidarının yaşadığı bir 17 – 25 Aralık sarsıntısı var. "Yargı darbesi girişimi" olarak nitelenebilecek bu olay, Yargı üzerinden yapılan her operasyonun gerçekte "Yargı işi" olmadığının, en azından iktidar cenahınca kabul edilmesi gereken bir örneğidir.Öyle ki iktidar, var gücü ile bu operasyonu püskürtmek için seferber olmuş, mücadele, 15

Dini bir şeylere âlet etmek denince...

1960'lı yıllar... Kahramanmaraş İmam Hatip Okulu'nda öğrenciyim. 14-15 yaşları... Ramazan'dayız. Bir sabah namazı sonrası camiden çıkıp eve gidiyorum. O ara yol üzerinde bir berber var. Berber Ali. Çağırıyor, "Gel Ahmet Efendi, şuradan iki satır oku da dinleyelim" diyor. Gidiyorum. Elime Sözler'i veriyor. Risale-i Nur Külliyatından bir eser. Açıyor

25 yılın sonunda...

AK Parti 25'inci kuruluş yıldönümünü kutladı. Bu sürenin 24 yılı iktidarda geçti.Kuruluşundan bir yıl sonra iktidara gelmek ve ondan sonraki bütün yıllar, üstelik Cumhuriyet tarihinde başka hiçbir siyasi partiye nasip olmayacak sürede iktidarda olmak, sırf bu yönüyle coşkulu kutlamayı hak eden bir durum.Ak Parti de 14 Ağustos'ta bu kutlamayı yaptı.

Ve Süleymancılar operasyonu

Türkiye'nin "sımsıcak gündemleri" peşi peşine sökün ediyor."Etnik terör" gündemini bitirmeyi konuşurken, birdenbire "Süleymancılara operasyon" ile "dini cemaat – tarikat" gündemini yaşamaya başladık.Kaldı ki henüz "FETÖ" ile devreye giren "dini cemaat – tarikat" gündeminin ateşi sönmemişti.Dini cemaat – tarikatlara yönelik operasyonların, "muhafaza

Mekke Anlaşması kime karşı kime değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Türkiye – Pakistan – Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke savunma anlaşması herhangi bir ülkeye karşı değil" dediğinde dün Karar bunu "Anlaşma İran'a karşı değil" şeklinde manşetine taşıdı.Oysa Erdoğan'ın sözlerinde İran yoktu.Acaba Erdoğan bu ifadeyle İran ile birlikte İsrail'i de kastetmiş olamaz mıydı Yani "Anlaşma İra

Kahir ekseriyeti doğru okumak

Öcalan, 2013 Nevruzunda Diyarbakır meydanında seslendirilen açıklamasında silâhlı mücadele döneminin bittiğini ilân etmişti.Öcalan 1999'da yakalandığında da Nairobi'den getirilirken "Türkiye'ye hizmete hazır olduğu"nu söylemişti.Öcalan içerde durdu, örgüt, 2013'ten sonra 13 yıl daha sekerat halinde faaliyetine devam etti. Geldik 2026'ya. Öcalan bir

Bir vefa yazısı

Davutoğlu bir kıymettir. Partili siyaseti bıraktığı bugün de yarın da. Türkiye'nin yetiştirdiği bir kıymettir."Partili siyasete girmeli miydi" sorusu sorulabilir. Hitap ettiği toplumu doğru okuyup okumadığı, Erdoğan'ın başat Cumhurbaşkanlığı altında hemen aynı toplum zeminine hitap edecek bir partinin başarı şansını doğru değerlendirip değerlendirm