Beştepe'nin "Erdoğan adına" Cumhurbaşkanlığı atağı başlamıştır.
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum "Siyasi olarak önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanımızın son kez aday olması gerçekleşmiştir. Bu gerçeği kabul etmek gerekir." İfadesiyle adaylığın toplumsal bir veri haline geldiğini ifade etmiştir.
Uçum'a göre artık "Bunun hukuki olarak sürecini tamamlamak gerekir."
Hani Bahçeli'nin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini çağırırken söylediği gibi "Fiili olanı hukuki hale getirelim" sözü gibi.
Uçum ayrıca muhalefeti de "Erdoğan'ı seçimde yenmek istemiyor muydunuz, işte size fırsat, Erdoğan'ın adaylığını engellemek muhalefetin kendisiyle çelişmesi olur" mealindeki sözleriyle köşeye sıkıştırıyor.
Peki Uçum'un gerçekleşmesini istediği hukuki çerçeve ne
Uçum, Erdoğan'ın üçüncü kez adaylığı için Anayasa'nın kapı araladığını, Meclis vaktinden önce, yani Cumhurbaşkanı'nın görev süresi dolmadan seçim kararı alırsa yeniden adaylık yolunun açıldığını ifade ediyor. Uçum, Anayasanın 116'ıncı maddesinin bu şekilde yorumlanabileceğini söylüyor.
Anayasanın 116'ıncı maddesi, diyelim Meclis'te bir çoğunluğun Cumhurbaşkanı'nın görev süresi dolmadan seçim istemesi halinde Cumhurbaşkanı'na bir hak daha tanımayı amaçlarken, Uçum'un yorumunda Meclis iradesi Cumhurbaşkanı'nın yeniden aday olabilmesi adına araçsallaştırılıyor.
Meclis'te çoğunluğunuz varsa bu araçsallaştırmayı üçüncü kez, dördüncü kez de gerçekleştirme yolu açık.
Ancak Uçum, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son kez aday olacağı" açıklamasında da bulunuyor. Ancak Uçum'un Erdoğan'ın adaylığı için ortaya koyduğu gerekçeler "Emr-i Hak vaki oluncaya kadar" Cumhurbaşkanı olarak kalması için de ifade edilebilir nitelikte. Şunları söylüyor:
"Türkiye'nin Terörsüz Türkiye sürecini, savunma sanayisindeki atılımlarını, enerji yatırımlarını, bölgesel güç konumunu ve tam bağımsızlık pozisyonunu kalıcı hale getirecek istikrarlı bir yönetim iradesinin sürdürülmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a adaylık imkânı verilmesidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son kez adaylığı ve seçilmesi halinde son dönem görev yapması, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşılması ve kurumsallaşmanın tamamlanması perspektifi içinde değerlendirilmelidir."
Bu temanın seçimlerde devletin tüm imkanları seferber edilerek etkili biçimde kullanılması beklenebilir. Uçum seçim tarihi olarak da Bahçeli'nin de işaret ettiği, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kabul tarihi olan 16 Nisan 2028'i gösteriyor ki seçim normal tarihinin birkaç hafta öncesine isabet ediyor.
Peki Meclis'te seçim kararı için gerekli 360 sayısı bulunabilecek mi
İktidar cenahının bundan emin olduğu izlenimi söz konusu. Uçum'un, muhalefeti "Erdoğan'ı yenmek istiyorsanız işte meydan" gibi, değilse " seçimden kaçmak" gibi bir alana sıkıştırması bundan sonraki günlerin ana iklimi olacak gibi görünüyor.
Şu anda Meclis aritmetiği şöyle:
AKP: 280, Yeni Parti: 91, DEM Parti: 56, MHP: 46, CHP: 44, İYİ Parti: 27, Yeni Yol: 20, Bağımsız: 10, Yeniden Refah Partisi: 4, HÜDAPAR: 4, TİP: 3, DBP: 2, EMEP: 2, Saadet Partisi: 1, DSP: 1, Demokrat Parti: 1.
Cumhur İttifakı oyları normalde 260'ı bulmuyor. 30 civarında eksik var. İktidar, bu tablo içinden 360, belki 400 "EVET"

29