Adnan Binyazar

Cumhuriyet

Ağaç yazışmaları

Her fırsatta kurtuluşu kentlerden kaçıp canını yeşillikler arasına atan arkadaşım Yusuf Gezgör'ün yıllar önce gönderdiği ağaçlarla ilgili bir mektubu geçti elime. Gezgör'ün yazdıklarını okurken iklimlerin özelliğini yitirdiği şu son günlerde bedenimi okşayıcı serinlikler sardı. Oysa öyle bir sıcaklık ki böyle giderse gücü, her yönden cennet yurdumu

Aydınlanma-aydınlatma

Aydınlanan, yalnızca kendi adına değil, toplum adına da bilgi alanlarına yönelir. Aydınlanmak amacıyla bilginin özüne inen, gözlemlerinin önemini anlar, böylece kişiliklerini güçlendirir. O, emeklerinin ürününü içine gömmez, her gün yaşadığı olaylardan yararlanarak aydınlatanların arasına karışır. Kişiliğinin mimarı olanlar o soydandır. Gün gelir k

Bilginin gücü

Yaşamını bilgi kaynaklarını çoğaltmaya adayan Bozkurt Güvenç, kültürü "Doğanın yarattıklarına karşılık, insanoğlunun yarattığı her şey" diye tanımlıyor. Buradaki "her şey" kavramı, insanın yalnızca gereksinimlerine göre üretip belli biçimlere soktuğu araçları değil, o araçlarla yapılan işleri, örneğin düşünceyle, duyguyla, yaratı gücüyle oluşturduğ

Gerçeğin dili

Yaşlılığın anlamını, Shakespeare'in Kral Macbeth adlı oyununda geçen bir söz öğretmişti bana: "Ömrüm güze erişti, sararmış yapraklara döndüm." Günü geldiğinde kralların da herkes gibi, yemyeşil yaprakken sararıp döküleceğini düşününce içime bir acıma duygusu yayılmış, krala bu sözü söyletenin de içindeki acıma duygusunun depreşmesine bağlamıştım. N

Anadolu kadını

Bilim insanları, kadın konusunda aylarca üzerinde çalıştıkları araştırma sonucunu, basına "7 bin 500 yıl önceki Anadolu kadını!" başlığıyla yansıttı. Onları bu sonuca vardıran, buldukları önemli belgelerin neredeyse her sayfasında Türk adının geçtiğiydi.Varılan sonuç üzerinde günlerce düşündükten sonra, Dede Korkut'un kadın tanımını anımsadım: "Evi

Köy Enstitülerini canlandırma

CHP'den sonra yönetime geçen Demokrat Parti'nin ilk eylemi Halkevlerini, Tercüme Bürosu'nu, eğitimimizin büyük atılımı olan Köy Enstitülerini kapatmak olmuştur. Kısa sürede köyleri öğretmene kavuşturan Köy Enstitülerinin kuruluşunda büyük emeği geçen İsmail Hakkı Tonguç kuruluş amacını şöyle özetliyor:"Köyün insanı, öylesine canlandırılmalı, bilinç

Dilsel aydınlık

Düşünürler, dili ulusların soyağacı, yaratıcılığın sihirbazı sayar. Avrupa'ya yaratıcı düşüncenin kapısını da ulusal diller açtı. Kökü kültüre dayanan evrensel bilincin dilsel aydınlanmayla doğduğu, gelişim tarihlerinin temel konusudur. Bilgi alanlarının genişlemesi de beyin aydınlanmasının ürünüdür. Bu gelişimden sonra insanlığa şiir, müzik, resim

Sonsuzluğa yolculuk

Geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından 18 gün yoğun bakımda tedavi gördükten sonra sonsuzluk yoluna çıkan Dem Partili TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder'e Atatürk Kültür Merkezi'nde anma töreni düzenlendi.Önder'in kızı Ceren Önder Kandemir salonda babasının en sevdiği türkü olan Allı Turnam'ı çaldırttı:Allı turnam, ne gezersin havada Allı turna

Kral Oidipus

MÖ 495-406 yıllarında yaşayan Sophokles Yunan tragedyasının en önemli yazarlarındandır. Yazdığı bu tragedyanın başkişisi Oidipus, babasını öldürdüğü, annesiyle evlendiği için yazgının lanetine uğrar. Töreye aykırı bu durumlardan sonra kral olduğu Thebai'de yaşayamaz.Zamanın söz bilenleri, kentin beladan kurtulup eski rahatlığına ermesini Oidipus'un

Söz yerini bulmalı

Düşüncenin aynasıdır söz, yeter ki yerini bulsun. Üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına karşın Sait Faik'in öykülerinin günümüzde okunması, onun yerini bulan sözcükler kullanmasıyla ilgilidir. Alemdağ'da Var Bir Yılan adlı kitabındaki şu iki tümce de sözcüklerin yerini bulmasına örnek gösterilebilir: "Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey, işi