Abdüllatif Uyan

Türkiye

"Kim hakkıyla zikrederse..."

Sehl bin Abdullah Tüsterîhazretleri, Horasan evliyâlarındandır.Basra'da vefât etti.Ömrünün sonlarında, el veayakları hareket etmez oldu.Namaz vakitleri hâriç...O vakitlerde açılırdı.Namaz bitince, yine eskisi gibi hareketsiz olurdu...Bir sohbetinde;"Kardeşlerim! Allahü teâlâyı hakkıyla zikreden kimse, ölüyü diriltmeyi kastederse, ölü dirilir"buyurd

"Bana Şâd-ı dil'i çağırınız!"

Sehl bin Abdullah Tüsterîhazretleri; ölüm hastalığında son nefeslerini veriyordu ki, talebeleri;"Efendim, yerinize kimi bırakıyorsunuz" dediler.Buyurdu ki:"Şâd-ı dil'e bırakıyorum."Talebeler şaşkın hâlde birbirlerine bakıp "Hocamızın aklı gitti" dediler.Zîra bir kâfirin ismiydi bu.Sesler yükselince;"Kalkınız, bana Şâd-ı dil'i çağırınız!"buyurdu.Önc

"Dünyaylaişin kalmadı ey nefsim!"

Horasan evliyâlarındanSehl bin Abdullah-ı Tüsterîhazretlerine, annesinden çok mal kaldı.Hepsini fakîrlere dağıttı.Kimde ne alacağı varsa onlara bağışlayıp hakkını helâl etti.Sonra da Kâbe-i şerîfitavaf için yollara düştüKendi kendine;"Ey nefsim! Dünyâyla işin kalmadı. Sana, bundan sonra âhiret lâzım. Sakın dünyâlık bir şey isteme benden. Hem istese

"Allah'ın kullarına iyilik et!"

Sehl bin Abdullah-ı Tüsterîhazretleri, Horasan evliyâlarından olup, Basra'da vefât etmiştir.Her duâsı kabul olan bir zâttı.Hangi hastaya duâ etse,o kimseler, şifâ bulurdu.Kendinin de bâzıhastalıkları vardı.Ama bunlar için bir şey yapmazdı.Bir gün sevdikleri;"Efendim, hastalar duânızla biiznillah şifâ buluyor. Siz de hastalıklarınız için duâ etseniz

İnsanları sevindirmek...

Bir günSehl bin Abdullah-ı Tüsterîhazretlerine;"En büyük mutluluk nedirdiye sordular.Cevâbında;"İnsanları sevindirmektir, ama bir şartla"buyurdu."O şart nedir efendim"dediklerinde;"Unutacaksınız, karşılık beklerseniz, o ticâret olur ki, hiç kıymeti olmaz"buyurdu. Bir gün de bu zâta;"İyi insan nasıl olur efendim"diye sordular.Cevâbında;"İyi insan;

"Haydin cenâze namazına!"

Sehl bin Abdullah-ı Tüsterîhazretleri, Horasan evliyâlarındandır.Abdullah bin Mübârek hazretleri; Sehl-i Tüsterî'ye gençliğinde ders okutuyordu.Kalbine feyiz veriyordu.Sehl, bir gün geldi ve;"Hocam! Bundan sonra sizin dersinize gelmeyeceğim"dedi.Hocası sordu:"Niçin yavrum""Çünkü sizin câriyeleriniz, çok terbiyesiz. Dün sizin dama çıkmışlar, oradan

"Rabbinden iste!.."

Sehl bin Abdullah-ı Tüsterîhazretleri, Horasan evliyâlarındandır.Bir gün bu zâta biri gelip;"Efendim, ben köseyim, duâ edin de sakalım çıksın" dedi.Büyük zât cevâben;"Elini yüzüne sür!"buyurdu.Adam sürünce şaşıp kaldı.Zîra bir tutam sakal geldi eline.Hem de gür olanından."Nasıl olur" demeyin.Allah, her şeye kâdirdir.Cenâb-ı Hak, evliyâ kullarını ma

Gayrimüslim idi, ama

Sehl bin Abdullah-ı Tüsterîhazretleri, bir gün talebeleriyle bir yere giderlerken bir "gayrimüslim" kişiye rastladılar yolda. Büyük veli, onugençlere gösterip;"Şu kimse, ileride Müslüman olabilir"buyurdu.Ve devam ettiler yollarına.Aradan uzun yıllar geçti...Hattâ Sehl-i Tüsterî hazretleri göç etti bu dünyadan. Talebesinden biri, bu velinin kabrini

Yılandan bile kaçmıyordu

Bir günSehl bin Abdullah-ı Tüsterîhazretlerinin ziyaretine, sevdiği bir kimse geldi.Tam içeri adım atmıştı ki, girmeyip birden geri kaçtı.Zira odanın ortasındakoca bir "yılan" vardı.O geri giderken Hazret-i Sehl sordu:"Niçin girmiyorsun""Yılan!" dedi adamcağız."Ben böyle büyük ve korkunç yılan görmedim ömrümde!"Büyük veli;"Mezardaki yılanlar daha k

Bu kuş, takva kuşudur

Sehl bin Abdullah-ı Tüsterîhazretleri, Horasan evliyalarındandır. Kendisi anlatıyor:Bir gece rüya gördüm.Bütün insanlar büyük bir meydanda toplanmışlardı.Onlara sordum ki:"Niçin toplandınız"Cevaben;"Kıyamet koptu"dediler.O ara bir "kuş" gördüm.Uçarak geldi ve mahşer ehlinden bazısını kanatları üzerine alarak cennete götürdü.Kendi kendime;"Bu kuş ne