Abdüllatif Uyan

Türkiye

"Beni Allah'a hibe edin!"

Revak Sultân"rahmetullahi aleyh" Manisa'da yaşıyan bir velîdir. Gençliğinde bir "ilim sevdâsı" sardı onu.Kalbi, "ilim aşkı" ileyandı tutuştu âdeta.Bir gün, anne babasına;"Beni Allaha hibe edin. Gidip Onun dînini öğrenip döneyim!"dedi.Onlar da sevinip;"Peki oğlum! Var git, ilim öğren!"dediler. O gün çıktı Manisa'dan. Ancak bir müddet sonra dönüp gel

"Enakıllı insan kimdir efendim"

Manisa'da medfun bulunan Hak dostlarındanİshak Çelebi"rahmetullahi aleyh", Peygamber âşığı bir zâttı. Sevgili Efendimizi "aşk derecesinde" seviyordu.Bir sene geldi yine,depreşti bu sevgisi.Hazırlığını yapıp çıktı yola.Nihâyet vardı kutlu beldeye. Fevkalâde bir edeplemescitten içeri girdi...Ve kabr-i şerîfe yaklaşıp;"Esselâmü aleyke yâ Resûlallah!"d

"O suçsuzdur, serbest bırak!"

Terzizâde Ahmed Efendi, Manisa velîlerindendir. Türbesi, Manisa'nın Ege Mahallesi, Sevinç Sokağı'nda olup, duâsı makbûl bir zâttı.İnsanlar, "onun hürmetine"diye duâ edince muradınakavuşurlardı.Şöyle ki;Sevdiklerinden birini, vâli hapsetti bir gün. Hâlbuki hiçbir suçu yoktu adamcağızın.Garip, hapishânede açtı ellerini ve"Yâ Rabbî! Ahmed Efendi'nin h

"Kibirden çok sakınınız!"

Şeyh Ahmedhazretleri "rahmetullahi aleyh, Akhisar toprağını nurlandıran büyüklerdendir. Kerâmetleri vardı.Biri şöyle meselâ;O devirde Molla Ahmed adında, ilmiyle mağrur bir kimse vardı. Kibrinden dolayı çekemezdi bu zâtı.Bu "mağrur" adam,çıktı bir gün evden.Ve tuttu dergâhın yolunu. Aklı sıra imtihan edecekti bu zâtı. Dergâhın kapısına varınca, iki

Seven, sevdiğinde kusûr göremez!

Şeyh Ahmed Efendi, rahmetullahi aleyh, gönül ehlibir zâttı. Kabri, Manisa-Akhisar'dadır.O, gençliğinde gününügün eden bir kimseydi.Ancak on beş yaşına girer girmez bir gece rüyâ gördü.Gâipten bir ses;"Kalk yâ Ahmed!"diye seslendi ona.O anda uyandı.Ve işitti aynı sesi:Diyordu ki:"Kalk abdest al ve namaz kıl!"Korkuyla fırladı yatağından!Ama, hiç kims

"Gerçek mümin, mütevâzı olur..."

Manisa-Akhisar'da, bir câmi avlusundaki kabristanda Allah dostlarından bir kişi yatıyor...Şeyh Ahmed Efendi"rahimehullahi teâlâ"...O devirde bir Müslüman, her nasılsa iftirâya uğradı.Ve hapse atıldı.Mübârek zât hâdiseyi öğrendi.Ve vâliye gidip;"Filân iftirâya uğramış, onuserbest bırakırsan, iyi olur"buyurdu.Vâli "peki" dedi.Ve söz verdi.Ama sonra d

"Duâ etmek, ibâdettir!"

İlyas Çelebi"rahmetullahi aleyh", Manisa'da medfundur. Bir gün bâzı talebesiyle deniz aşırı bir yere gideceklerdi.Rıhtıma geldiler.Ancak gemici onu almadı gemisine.Üstelik hakâret etti.Üzüldü büyük velî!Kırık kalple ayrıldı rıhtımdan. O anda enteresan bir şey oldu. Gemici, hareket ettiremiyordu gemisini.Ne kadar uğraştıysa da nâfile.Bir "milim" oyn

"Önce özür dileyen siz olun!"

Akhisar'da, Şeyh Îsâ Câmii avlusunda bir büyük zât yatıyor...İlyas Çelebi(rahimehullah)...O devirde kötürümbir kadın vardı ki, yıllardır çâre bulamamıştı derdine.Bir gece rüyâ gördü.Denildiki kendisine;"Ey filân! Sen İlyas Çelebi'ye git!"Sordu ki:"Niçin gideyim""Derdinin çâresi onda!"Kadın, o sabah gönderdi küçük oğlunu bu velî zâta.Ve haber verdi

Rüyâdaki meçhul ses!..

Manisa-Akhisar'da, toprağın altını nurlandıran bir büyük zât var...Şeyh Îsâ hazretleri"rahmetullahi aleyh"...Bir gece rüyâda"Kalk yâ Îsâ! Hemen yola çık!"diye bir sesduydu...Uyanıp;"Hayırdır inşallah" dedi.Ve giyinip çıktı evden...Bir yöne doğru yürüdü gayriihtiyârî. Sanki bir "kuvvet", onu o yöne çekiyordu.Bir kervana rastlayıp sordu:"Bu kervan ne

"Tövbe, en güzel ilâçtır"

Manisa'nın Akhisar kazâsını nurlandıran bir Allah dostuvar.Karacaahmet."Rahimehullah"Bu zâtı sevmeyen, karşıgelen, üzen bir kişi vardı.Gururlu ve kibirliydi.Kendi kendine;"Ben de velîyim. Onun benden ne farkı var ki"derdiBu zavallı, bir gün aynen o velîzât gibi giyinerek çıktı evinden.Aynı renk cübbe giydi.Aynı külâhtan geçirdi başına. Bu kıyâfetle