Abdüllatif Uyan

Abdüllatif Uyan

Türkiye
Yaşam / Din 697 yazı 1 takipçi

Resûlullah Efendimizin şerefine...

Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkîhazretleri birgün şunu anlattı sevdiklerine;Gâyet fakîr bir kimsenin acele beş yüz dirhemparaya ihtiyâcı olmuştu.Ama kimden istesinEl açıp yalvardı Allaha.Gece yatınca ResûlullahEfendimizi gördü rüyâda.Resûl-i ekrem ona"Nişâbur'da Ebül Hasan adında zengin bir kimse var. Ona benden selâm söyle. İstediğin parayı versin. Rüyâna

"Allah'ın kullarını sevindirin"

Büyük velîKutbüddîn Bahtiyâr Kâkîhazretlerine, birisi bir hediyegetirip arz etmişti.Ancak o reddedip;"Alamam"buyurdu.Isrâr ettiyse de;"Hayır, ısrâr etme"buyurdu.Adam çok şaşırdı!"Niçin almıyorsunuz"diye sordu.Büyük zât;"Bizim büyüklerimiz; kimseden bir menfaat kabul etmediler ki, ben de alayım. Eğer kabul edersem, yarın mahşer gününde büyüklerimizi

"Bir daha böyle bir teklîfle gelmeyin!"

Bir gün, saray nâzırı,Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkîhazretlerininhuzûruna gelerek;"Efendim! Falan falan köylerin bütün gelirlerini, izninizle size bağlamak istiyoruz. Siz de talebenize sarf edersiniz"dedi.Ancak kabul etmedibu teklîfi büyük velî.Nâzır şaşırdı!Çok da merak etti.Ve sordu hemen:"Bağışlayın hocam, neden istemiyorsunuz acabâ""İhtiyâcım yok da o

İbâdeti kusurlu görmek, kıymetini artırır!

Kutbüddîn-i Bahtiyâr Kâkîhazretleri, fakîrâne bir hayat yaşardı. Hâlbuki Sultân bile emrini bekliyor,"Bir işâret buyurun, kâfi"diyordu.Buna rağmen kimseden bir şey istemezdi.Mübârek hanımı, bakkaldan borç olarak bir şeyler almak istediğinde; bakkalın hanımı onu üzecek şeyler söylemişti.Akşam eve geldiğindebeyine, anlattı olanları.Büyük velî;"Ey han

Rezil rüsva olan iftiracı kadın!

Kutbüddîn-i Bahtiyâr Kâkîhazretleri bir gün, o yerin Sultânıyla kol kola dolaşıyor, devlet erkânı da az geriden onları tâkip ediyordu.Derken ağlayıp feryat edenbir "kadın" çıktı önlerine!Ve sultâna yaklaşıp;"Efendim! Lütfen bizi nikâhedin. Çok zor durumdayım"diye dert yandı.Hükümdâr sordu:"Kiminle nikâhlanmak istiyorsun"Kadın, Kutbüddînigöstererek

Bir sarhoşun ibretlik tövbesi!

Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkîhazretleri bir gün şunu anlattı:Bir arkadaşla sefere çıkıp, bir nehrin kenarında mola verdik. Ancak garip bir hâdise oldu orada.Şöyle ki;Biz orada otururken koca bir akrep, hızlı hızlı gidiyordu. Ben, arkadaşıma;"Bak, bu akrep süratli gidiyor. Onun bu gidişinde bir hikmet olsa gerek" dedim.O da hak verdi bana.Tâkip ettik o ha

"Onlar yoksa kitapları var!"

Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkîhazretleri, büyük velîlerdendir. Delhi'de yaşayıp 633 (m. 1235) senesinde Hindistan-Delhi'de vefât etti.Bir buçuk yaşında iken,babası ayrıldı dünyâdan.Onun yetişmesiyle annesi meşgul oldu.Daha sonra Muînüddîn-i Çeştî adında bir evliyâ zâtbir gün bir vesîleyle oraya gelmişti.Kutbüddîn, on yediyaşındaydı o zaman...Bu zâtı görün

"Bunda bir hikmet var!.."

Muhammed Bâkî Billâhhazretlerinin yaşı kırka erince, hiç kalmadı dünyâya rağbeti.O günlerde hanımına;"Yakında benim için büyükbir hâdise olacaktır"derdi.Bir gün de elinebir ayna aldı ve;"Gel beraber bakalım"buyurdu.Kadıncağız onu aynada pîr-i fâni, ihtiyar olarak görünce, anladı yakında vefât edeceğini.Bu hâli, talebesinebildirmek gâyesiyle;"Velîle

Onu gören, Allahü teâlâyı hâtırlardı...

Büyük velîMuhammed Bâkî Billâhhazretleri, giyinmede sâdeliği severdi.Ve her gün, aynıyemeği getirseler;"Başka yemek getiriniz!"demezdi.Hep abdestli olmaya çalışırdı.Zayıftı, ama yine de çok ibâdet yapardı.İbâdet yaparken yorulsa, kalkıp abdestini tâzeler ve ibâdetine devam ederdi...İslâmiyetin her emrineriâyet eder, tam uyardı.Bir edebi bile yapmak

"Velîler nasıl anlaşılır efendim"

Büyük velîMuhammed Bâkî Billâhhazretleri; talebesinde kötü bir hâl görseydi, kusûru kendinde arar,"Bütün bunlar bizden oluyor. Biz iyi olsaydık talebemiz de iyi olurdu"buyururdu.Emr-i mârufu da yumuşak yapar, bir gönül yıkmamaya çok dikkat ederdi.Birisini uygunsuziş yaparken görse;"Bu, doğru değil"diye ortaya söylerdi.Onun yanında, kimsekimseyi köt

"İşte size kurtuluş reçetesi!"

Evliyânın büyüklerinden Muhammed Bâkî Billâhhazretlerinin genç bir komşusu vardı.İçki içip her türlü fenâlığı yapardı. Mübârek zât, gencin bu hâllerini biliyor, ama bir şey demiyordu.Ancak talebesinden biri ihbâr edince; memurlar, yakalayıp hapse attılar bu genci.Ama Bâkî Billâh hazretleri,bunu duydu ve çok üzüldü!Çağırıp, sitem ettiihbâr eden genc

"Hidâyet Allah'tandır kardeşlerim"

Muhammed Bâkî Billâhhazretlerinin yanına, Hristiyan ve Yahûdîlerden bir grup insan geldi.Onları îmâna dâvet etti.Ancak kabul etmediler.O vakit açtı ellerini,"Yâ Rabbî! Bunlara hidâyet ver de cehennemde yanmasınlar"diye duâ etti...Az sonra önünde diz çöküp Kelime-i şehâdeti söylediler.Dahası, eliyle meshetti yüzlerini.O anda "perde kalktı" gözlerind