Abdil Yıldırım

Yeni Asya

İnsan derdiyle dost olmalı

Ben derdimi dost edindim kendime, Bir dostumu bin yabana değişmem. El çek tabip derman olma derdime, Bir derdimi bin dermana değişmem. A.Y. İnsan ne kadar garip, karmaşık, muammalı bir yapıya sahiptir. Bir yüzünde sevinç, neşe, mutluluk ve muhabbet akarken, öbür yüzünde hüzün, dert, tasa kaynar durur. Bir yüzü ağlarken, bir yüzü güler. İnsanda bir

Yeni Asya'nın hizmet serencamı

Yeni Asya Gazetesi, bir çok sahada yeni hizmet metodlarının geliştirilmesinde öncülük etmiştir.Büyük bir heyecan, azim ve kararlılıkla yayın hayatına başlamış, kısa zamanda hem trajını artırmış, hem etki alanını genişletmişti. Zamanın ruhuna uygun bir hizmet tarzı takip ederek, özellikle gençlerin kalbini kazanmasını bilmişti. Bâb-ı Âlî' de filizle

Bu bedenle nereye kadar

Sönmeye yüz tuttu gençlik ateşi, Gafil gönül, neye güveniyorsun Guruba yaklaştı ömür güneşi, Sayılı günleri tüketiyorsun. A.Y. İnsan kendine şöyle bir baksa, bütün uzuvlarının geçici olarak kendisine verildiğini, bir süre sonra elinden alınarak asıl sahibine teslim edileceğini anlar. Gençlikte belki bunun farkında olmaz, gaflet de yardım ederse, bu

Cehaletin mazereti olmaz

Kâinat kitabı herkese açık, Okuyana her hecesi güzeldir. Günde iki sayfa yazılıyor bak, Hem gündüzü hem gecesi güzeldir. A.Y. Cehalet; bilgiszlik, hakikatlerden habersiz olmak, hakkı kabul etmemek için inat etmek gibi mânâları ifade eder. İlmin, bilginin ve hakikatlerin zıddı anlamına gelir. Cahil insan deyince her ne kadar okur yazarlığı olmayan,

O (asm) olsaydı ne yapardı

Bugün aileden başlamak üzere, akrabalar, komşular, hemşehriler ve tüm milletin hayatında huzursuzluk, haset, husumet, anlaşmazlık, kargaşa ve şiddet almış başını gidiyor.Sorsanız, herkesin kendine göre bir haklı savunması vardır. Halbuki, münazaralı bir olay karşısında, sana bana göre değil, İslâm'a ve Kur'ân'a göre kim haklı, ona bakmak lâzım. İns

Allah'ın yardımı ne zaman

İslâm âleminin içinde bulunduğu "hâl-i pürmelal" içimizi parçalıyor.Müslümanlara bakıyoruz, bir kısmının bir eli yağda, bir eli balda, dünya hayatının zevkini ve sefasını sürerken, İslâm coğrafyasının büyük bir kısmında büyük bir yıkım, işgal, zulüm ve ölüm kol geziyor. Günümüzün firavunları, nemrutları, haksızlık işkence ve zulümde eskileri fersah

Cahiliye dönemine mi dönüyoruz

Evvela Cahiliye devrini şöyle hatırlayalım.Cahiliye devri deyince, İslâmiyetten önce insanlığın, (sadece Arap kavimlerinin değil) yaşadığı cehalet, ırkçılık, güçlülerin zayıfları ezmesi, kadınların ve özellikle kız çocuklarının hor görülmesi, onların çeşitli yöntemlerle ortadan kaldırılması gibi vahşet ve zulmet içinde bulunduğu bir devir akla geli

İman var, iman var

Bir İslâm ülkesinde dünyaya gelen, Müslüman bir anne babadan doğan bir çocuk, ailesinden ve çevresinden gördüğü ve öğrendiği şekilde iman eder.İbadetlerini de yine büyüklerinden gördüğü şekilde yerine getirmeye çalışır. Aile büyükleri ve çevresindeki insanları taklit ederek iman ve amel etmeye, taklidî iman diyoruz. Taklidî iman ile amel eden bir k

Hayır havuzu

İnsan hem hayra, hem şerre meyilli olarak yaratılmıştır. Kendisine verilen akıl ve irade vasıtasıyla istediği yolu seçer, neticesine de katlanır.Aklını kullananlar, Cenab-ı Hakk'ın rızasını kazanmak, iyi bir insan olmak ve Cehennem azabından kurtulmak için amel defterinin hayır tarafını doldurmak, şer tarafını mümkün olduğu kadar boş bırakmak ister

Her insan ölecek yaştadır

Bu dünyada bir nesneye, Yanar içim, göynür özüm. Yiğit iken ölenlere, Göğ ekini biçmiş gibi. Yunus Emre Cenab-ı Hak Kur'ân-ı Kerîm'de, "Her nefis ölümü tadacaktır" buyuruyor. İnsan için doğum, ölümün başlangıcıdır. Hatta, daha dünyaya gelmeden, anne karnında ölen bebekler vardır. Dünyaya gelmek insanın kendi tercihi olmadığı gibi, ne