Belma Akçura

Milliyet

Savaş felaket olmaktan çıktı kapasite yarışına döndü: Ne vuruldu değil neden vuruldu

ABD, İsrail, İran ve Arap medyasında savaşa dair kullanılan dil ve seçilen kelimeler aynı askerî hamlenin nasıl farklı anlatıldığını açık biçimde ortaya koyuyor.Aynı saldırı bir yerde "caydırıcılık operasyonu", başka bir yerde "meşru savunma", bir başka başlıkta ise "bölgesel istikrarı tehdit" olarak sunulabiliyor.ABD medyasında İran "gerilimi tırm

Bazen de anlaşılmak iyileştirir

Hastaneler, insanın en savunmasız hâliyle kapısından girdiği kurumlardır. Koridorlarında acıya, korkuya, belirsizliğe; kimi zaman umuda, kimi zaman umutsuzluğa tanıklık edilir.Bu yüzden doktor önemlidir. Ona güveniriz, hayatımızı ona emanet ederiz.Ancak son yıllarda gerek bireysel tanıklıklar gerekse hasta ve hasta yakınlarıyla yapılan görüşmeler,

Kürt siyasetinin belirsizliği: Söylemde mi, hedefte mi

TBMM'de "Terörsüz Türkiye" raporu kabul edildikten hemen sonra, Abdullah Öcalan'ın basınla doğrudan temas talebini içeren açıklamaları gündeme geldi. Rapor ile Öcalan'ın bu çıkışları birlikte okunduğunda, insanın aklına kaçınılmaz bir soru geliyor: Aynı süreci mi konuşuyoruz, yoksa aynı kelimelerle iki farklı siyaset mi inşa ediliyorTBMM'de kabul e

Asaletin çöküşü

Son yirmi yılda İngiltere'den Norveç'e, İspanya'dan Belçika'ya kadar pek çok kraliyet ailesi mensubunun adı ağır skandallarla anıldı.Prensler pedofili ağlarının çevresinde dolaştı, adları Epstein dosyalarında geçti.Veliaht ailelerinin çocukları uyuşturucu ve cinsel şiddet dosyalarında göründü, ciddi suçlamalarla yargılandı.Prenseslerin eşleri kamu

Bu bir ifşa mı şantaj mı

ABD Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı Epstein arşivine bakıldığında ortaya çıkan tablo bir ifşadan çok, kontrollü bir gösteri. Milyonlarca sayfa belge var; ancak isimler karartılmış, konuşmalar sansürlenmiş, ilişkiler bilinçli biçimde kopuk bırakılmış durumda. Daha da önemlisi, belgelerin büyük bölümü hâlâ kamuoyundan gizleniyor.Bu tablo, Epstein do

Talibanı kim geri getirdi

Afganistan'ı yöneten Taliban'ın "yeni ceza kanunu" ülkeyi daha derin bir karanlığa sürükleyecek türden:Bu ceza hukuku kadınları kamusal hayattan tamamen siliyor. Kölelik-efendilik sistemini inşa ediyor. Öyle ki, 'köleyi' cezalandırma yetkisi 'efendisine' bırakılıyor. Kız çocuklarının eğitimi artık tamamen yasak.Çocuk istismarına açık bir cezasızlık

SUÇLUYU 'BARON' YAPARSANIZ!.. Suçun adı failin gücüne göre değişir

Uyuşturucu haberlerini okurken kelimelere fazla dikkat etmeyiz:Bir sokak köşesinde yakalanan "torbacı"dır.Tonlarca uyuşturucuyla anılan bir başkası ise "baron".Aynı madde.Aynı suç.Ama bambaşka bir dil.Türkiye'de büyük uyuşturucu kaçakçılarına "uyuşturucu baronu" denmesi, hukuki değil, gazetecilikten çok popüler kültür kökenli bir alışkanlık.Baron,

İran'ın bastırılmış hafızası

Darbelerle alaşağı edilen dünya liderlerinin; kırılan, ezilen, parçalanan heykelleri arasında en trajik olanı İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin heykeliydi.Sadabat Sarayı'nın kapısında duran heykelin başı ve gövdesi yoktu; çizmesi yarıya kadar çekilmiş, geriye yalnızca ayakları kalmıştı.Saray'dan yalınayak kaçmış gibiydi…Evet, kaçtı ama yalınayak

ABD artık rol yapmıyor!..

Artık bir devlet, başka bir ülkeye gizlice müdahale etmiyor; resmen el koyuyor.Ekonomisine, yönetimine, geleceğine.Ne gerekçe sunuyor ne hukuka yaslanıyor ne de hesap verme ihtiyacı hissediyor. Gizleme ihtiyacı bile duymuyor!Çünkü karşısında artık onu durduracak bir ahlaki, hukuki ya da siyasal eşik kalmadı.Bir ülkenin iç dengeleriyle açıkça oynanı

Gerçeği yazdın... Peki sonra

Cover- Up (Örtbas) adlı belgesel; My Lai Katliamı'nı ortaya çıkaran, Abu Gureyb işkencelerini dünyaya duyuran ödüllü gazeteci Seymour Hersh'ün muhabirliği üzerine.Ancak belgesel daha rahatsız edici bir sorunun peşine düşüyor:Gerçek ortaya çıktığında aslında ne olurHersh'ün hikâyesi, gazeteciliğin gücünü değil, gücünün nerede durdurulduğunu gösteriy