Belma Akçura

Belma Akçura

Milliyet
Gündem 82 yazı 2 takipçi

Zulmü şampanyayla kutlamak!

Nazi Almanya'nın Nürnberg yasaları ile İsrail Meclisi'nin idam yasasını eşitleyen yazı, tarih tekerrürü mi yoksa farklı bağlamlardaki hukuki kararlar mı olduğu sorusunu açık bırakıyor.

Savaşın görünmeyen yüzü

Savaşlar yüzünden 122,1 milyon insan yerinden edilmiş durumda. Buna "göç" diyoruz.Oysa insanı toprağından, dilinden, hafızasından koparıp hayatta bırakmak; aslında hayatını elinden almak değilse nedirSadece son bir ay içerisinde İran ve Lübnan'da 4 milyonun üzerinde insan ülke içerisinde yerinden edildi. Evlerini terk etmek zorunda kaldı.Dünyanın f

FELAKET KAPİTALİZMİ TIRMANIŞTA: Toplum sözleşmesi artık bir hayal mi

Dünya aynı felaketleri yaşamıyor.Bir yerde şehirler bombalanıyor, başka bir yerde petrol fiyatları konuşuluyor.Bir yerde insanlar evlerini terk ediyor, başka bir yerde yatırımcılar altın ve dolar grafikleri üzerinden risk hesaplıyor.Aynı kriz, bazıları için hayatta kalma mücadelesi olurken, bazıları için yalnızca kazanç üreten bir fırsata dönüşüyor

Bir tarihçinin yarı cehaletle kavgası

Bazı insanlar söylediklerinden çok, neye tahammül edemedikleriyle de hatırlanır. Türkiye'de tarih denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan İlber Ortaylı da böyle biriydi.Onun asıl meselesi çoğu zaman tarihten çok, tarihle konuşma biçimiydi.Bilgisizliğe, yarı cehalete, işini hakkıyla yapmamaya, kayırmacılığa, görgüsüzlüğe karşı açık bir mesa

Savaş felaket olmaktan çıktı kapasite yarışına döndü: Ne vuruldu değil neden vuruldu

ABD, İsrail, İran ve Arap medyasında savaşa dair kullanılan dil ve seçilen kelimeler aynı askerî hamlenin nasıl farklı anlatıldığını açık biçimde ortaya koyuyor.Aynı saldırı bir yerde "caydırıcılık operasyonu", başka bir yerde "meşru savunma", bir başka başlıkta ise "bölgesel istikrarı tehdit" olarak sunulabiliyor.ABD medyasında İran "gerilimi tırm

Bazen de anlaşılmak iyileştirir

Hastaneler, insanın en savunmasız hâliyle kapısından girdiği kurumlardır. Koridorlarında acıya, korkuya, belirsizliğe; kimi zaman umuda, kimi zaman umutsuzluğa tanıklık edilir.Bu yüzden doktor önemlidir. Ona güveniriz, hayatımızı ona emanet ederiz.Ancak son yıllarda gerek bireysel tanıklıklar gerekse hasta ve hasta yakınlarıyla yapılan görüşmeler,

Kürt siyasetinin belirsizliği: Söylemde mi, hedefte mi

TBMM'de "Terörsüz Türkiye" raporu kabul edildikten hemen sonra, Abdullah Öcalan'ın basınla doğrudan temas talebini içeren açıklamaları gündeme geldi. Rapor ile Öcalan'ın bu çıkışları birlikte okunduğunda, insanın aklına kaçınılmaz bir soru geliyor: Aynı süreci mi konuşuyoruz, yoksa aynı kelimelerle iki farklı siyaset mi inşa ediliyorTBMM'de kabul e

Asaletin çöküşü

Son yirmi yılda İngiltere'den Norveç'e, İspanya'dan Belçika'ya kadar pek çok kraliyet ailesi mensubunun adı ağır skandallarla anıldı.Prensler pedofili ağlarının çevresinde dolaştı, adları Epstein dosyalarında geçti.Veliaht ailelerinin çocukları uyuşturucu ve cinsel şiddet dosyalarında göründü, ciddi suçlamalarla yargılandı.Prenseslerin eşleri kamu

Bu bir ifşa mı şantaj mı

ABD Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı Epstein arşivine bakıldığında ortaya çıkan tablo bir ifşadan çok, kontrollü bir gösteri. Milyonlarca sayfa belge var; ancak isimler karartılmış, konuşmalar sansürlenmiş, ilişkiler bilinçli biçimde kopuk bırakılmış durumda. Daha da önemlisi, belgelerin büyük bölümü hâlâ kamuoyundan gizleniyor.Bu tablo, Epstein do

Talibanı kim geri getirdi

Afganistan'ı yöneten Taliban'ın "yeni ceza kanunu" ülkeyi daha derin bir karanlığa sürükleyecek türden:Bu ceza hukuku kadınları kamusal hayattan tamamen siliyor. Kölelik-efendilik sistemini inşa ediyor. Öyle ki, 'köleyi' cezalandırma yetkisi 'efendisine' bırakılıyor. Kız çocuklarının eğitimi artık tamamen yasak.Çocuk istismarına açık bir cezasızlık

SUÇLUYU 'BARON' YAPARSANIZ!.. Suçun adı failin gücüne göre değişir

Uyuşturucu haberlerini okurken kelimelere fazla dikkat etmeyiz:Bir sokak köşesinde yakalanan "torbacı"dır.Tonlarca uyuşturucuyla anılan bir başkası ise "baron".Aynı madde.Aynı suç.Ama bambaşka bir dil.Türkiye'de büyük uyuşturucu kaçakçılarına "uyuşturucu baronu" denmesi, hukuki değil, gazetecilikten çok popüler kültür kökenli bir alışkanlık.Baron,

İran'ın bastırılmış hafızası

Darbelerle alaşağı edilen dünya liderlerinin; kırılan, ezilen, parçalanan heykelleri arasında en trajik olanı İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin heykeliydi.Sadabat Sarayı'nın kapısında duran heykelin başı ve gövdesi yoktu; çizmesi yarıya kadar çekilmiş, geriye yalnızca ayakları kalmıştı.Saray'dan yalınayak kaçmış gibiydi...Evet, kaçtı ama yalınaya