Ataol Behramoğlu Tüm Yazıları

79 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Bir başka tür

Duygusal bir yanları olup olmadığı konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığımızı düşündüğüm bitki ve böcek türlerini bir yana bırakırsak, duygu dünyası olan iki canlı türü tanıyoruz: İnsanlar ve hayvanlar. Hayvan dünyasını da yeterince, hatta belki hiç tanımadığımızı, bu konuda yepyeni ve şaşırtıcı buluşlara ulaşılacağını düşünüyorum. Fakat bu yazı

15.05.2019
25 0 0

Örgütlü vicdansızlık, örgütsüz vicdan

Vicdanlılık vicdansızlık, ahlâklılık ahlâksızlık, haklılık haksızlık, iyilik kötülük gibi kişisel yaşam alanlarında belirleyici olan kavramların, toplumsal yaşam alanlarında, örneğin devletler arası ilişkilerde, çoğu kez sözel olma ötesinde pek fazla önemi ve anlamı yoktur. Yazıyı tasarlarken düşünmediğim bir örnekle başlayayım. "Suç ve Ceza"nın ka

08.05.2019
11 0 0

Gözlerimi yaşartan iki fotoğraf

19 Nisan 2019 tarihli gazetemizin 8. sayfasında, biri sayfanın en üstünde, öteki en altında yayımlanan iki fotoğraf, beni gözlerimden yaş akıtacak kadar etkiledi. Şimdi baktığımda aynı sayfada oluşlarının rastlantı olmadığını da görüyorum.. Çünkü "çevre" konulu sayfamızda yayımlanmış bu fotoğraflar... İlkinde "Buz Üstünde 700 Kilometre" başlığı alt

01.05.2019
11 0 0

Millet ve güruh

Millet, ulusal insan topluluğunun adıdır. Bu topluluğu farklı yaşlardan, farklı toplumsal kesimlerden, farklı mesleklerden insanlar oluşturur. Bu toplumsal kesimler (sınıflar) arasında çıkar çatışmaları; tek tek kişiler arasında da görüş ayrılıkları, çıkar çatışmaları, çeşitli sorunlar olması doğaldır ve kaçınılmazdır. Fakat öyle anlar, öyle zamanl

24.04.2019
18 0 0

Vıcık vıcık

Böyle yazı başlığı olur mu Olmaz. Olmamalı. Ama ne yapayım ki aklıma birden düşüverdi... Birden derken, önce cıvık sözcüğü geldi. Cıvık, cıvıklık, cıvıklaştırmak... Yaşamakta olduğumuz seçim ortamını tanımlamak için bu sözcüklerden daha uygunu bulunamaz. Daha doğrusu ben bulamadım. Zaten, söylediğim gibi, düşünerek değil de kendiliğinden çıkageldi

17.04.2019
14 0 0

Seçim sonrasından satırbaşları

Yerel seçimler 31 Mart'ta yapıldı ve 1 Nisan'da sonuçlar belli oldu. Fakat siyasal iktidarı elinde tutan güç özellikle İstanbul konusunda ayak diriyor. Sonucu değiştirmek için yalan, tehdit, şantaj, her türlü yola başvuruyor. Bunlar görülenler. Kapalı kapılar ardında kim bilir ne dolaplar çevriliyor. Oligarşinin yalan makinesi medya hayâsızlıkta ke

10.04.2019
12 0 0

Şaka değil

Sanki uyanacak ve "rüyaymış bu, 1 Nisan şakasıymış" diyecekmişsiniz gibi bir duygu, öyle değil mi Hayır, ne rüya, ne şaka, gerçeğin ta kendisi... İzmir zaten hep "gâvur"du... Şimdi Ankara ve hemen ardından İstanbul da, birilerince neredeyse bu milletten sayılmayan, hele ki şu son yıllarda her türlü düşmanlığın, saldırının hedefi olanların yönetimin

03.04.2019
12 0 0

Fransa'dan...

Beş gündür (geçen hafta çarşambadan bu satırları yazmakta olduğum pazartesiye kadar) Fransa'nın Toulouse şehrindeyim. Fransa'yı her seferinde, nasıldıysa öyle, elimle koymuş gibi bulurum. Kafeler, restoranlar, müzeler, metro, insan davranışları, hepsi aynen, nasıldılarsa öyledirler... Başka ülkelerden gelenler de bir zaman sonra, bütün Batı ülkeler

27.03.2019
22 0 0

Korkmamak

Seçim sonuçlarının ne olabileceğini konuşurken çoğu insanımızda bir korkunun, kuşkunun varlığını görüyorum. Sonuç ne olursa olsun bunlar ne yapar ne eder kendi lehlerine çevirirler deniyor. Kaybedeceklerini görürlerse seçimleri ertelemek ya da büsbütün ortadan kaldırmak için memleketi kana bulamaktan çekinmezler diye düşünenler de var. Doğrusu, önc

20.03.2019
18 0 0

Gezi korkusu

Siyasal iktidarı elinde tutan güç Gezi'den korkuyor. Korkunun nedeni Gezi olayının kendisi değil. Gezi dediğimiz şey sonuçta kendisini Taksim Platformu diye adlandıran bir sivil toplum örgütleri birliğinin sınırlı bir amaç çevresinde bir araya gelerek Taksim Gezi Parkı'nda bir direniş hareketi örgütlemesiydi. Amaç, Gezi Parkı'nın yağmalanmasına eng

13.03.2019
11 0 0