Zeynep Oral

Cumhuriyet

Memleketten insan manzaraları

"Biz yoksak, doğalgaz yok size!" diye haykırıyor Erdoğan. Benim adayıma oy vermezsen, açlıktan geber. Benimkini seçmezsen evsiz kalırsın. Bana oy vermezsen, ölürsün. (Zaten millet ölüyor, ama farkında değiller!) Efendi-köle ilişkisini, "demokrasi" diye yutturma çabasının sonu yok. Milleti cahil bırakma gayreti, cehaleti en yüce değer yapma niyeti,

Füruzan hiç eskimedi, hiç eksilmedi

Birkaç gün önce Füruzan diye başlayan haber bana ulaştığında Türkiye'de kadın olmanın, insan olmanın, yazar olmanın, dirençli olmanın, yaratıcı olmanın, onurlu olmanın, çalışkan olmanın, sahici olmanın tüm yükünü omuzlamış, sadece eşsiz bir edebiyatçıya değil, aynı zamanda bir dosta da veda ediyordum.Füruzan, edebiyatımızda bir olaydır! Bir fenomen

Onlar ölürken neredeydiniz

İbretle, acı çekerek, hoyratlığa, acımasızlığa, ahlaksızlığa alışmamaya çalışarak ve artık hiç şaşmayarak günlerdir yeniden yaşıyoruz depremi. Umursayanlar için Allah'ın her günü 6 Şubat.Acıları yenilemeyeceğim. "İmar barışı" adı altında imar affı çıkaranları, malzemeden çalan hırsızları, "kentsel dönüşüm" diyerek yaşam alanlarından rant sağlayan a

Faşizm tepeden inmez!

Viyana'nın ünlü Volksoper'i 'Halk Operası' 125 yaşında. Avusturya imparatorunun yüzüncü yıl kutlamaları için kurulmuş. Zaten adı da "İmparatorluk Tiyatrosu" diye konmuş. Ancak imparator ya da kayser, bir türlü zahmet edip operaya teşrif etmeyince başta genel sanat müdürü, sonra burada çalışanların hepsinin tepesi atmış; yapının adını "Halk Operası"

Hoşça kal Mario Levi

Mario Levi'yi 1980'lerin ortalarında önce kitabıyla tanıdım. Âşık olduğum bir şairşarkıcıyı anlattığı kitabına "Jacques Brel: Bir Yalnız Adam" adını koymuştu. Bu kitap İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirme tezinin romanlaştırılmış haliydi. Bir solukta okudum, bayıldım ve yazarını tanımak istedim. Tanış

Özdemir Asaf yüz yaşında...

Bugün, edebiyatımızın en özgün şairlerinden Özdemir Asaf'ın ölüm yıldönümü. Eğer 28 Ocak 1981'de, daha 58 yaşındayken hastalanıp ölmeseydi bize daha ne güzel şiirler yazacaktı. Ölüm yıldönümü bahane. Yaşasaydı 2024 yılı boyunca 100 yaşında olacaktı. Tıpkı sevgili Yaşar Kemal gibi, tıpkı siyah derili arkadaşım James Baldwin gibi... Yıl boyunca onlar

Gazeteci olmak gazeteci kalmak...

Dün, günlerden Uğur Mumcu'nun katledildiği gündü. Gerçekleri herkesten önce gördüğü için, yazdığı için, söylediği için katledildi. Geleceğe ilişkin hakikati ortaya koyup hepimizi uyardığı için... Yaklaşan tehlikeyi, anayasanın, laiklik ilkesinin, adaletin, hak ve hukukun ayaklar altında çiğneneceğini, dinsel gericiliğin sömürü aracı olarak kullanıl

Adana-İstanbul hattında...

Sevgili okurlar, siz bu yazıyı okuduğunuzda ben Adana'da olacağım. TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde 13 Ocak'ta başlayan Çukurova Kitap Fuarı'nın bugün son günü. Benim "Cumhuriyet, Kültür Devrimidir" başlıklı konuşmam ve okurlarla kucaklaşmam dündü. Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle düzenlenen fuar, sayısız yayınevi ve yazar

'Gerici' demek küfür müdür!

Türkiye bir yandan şehitlerine ağlarken bir yandan da adliye saraylarında, sokaklarda, alanlarda "Şeriat isteriz"; "Yaşasın şeriat" nidalarıyla yürüyüşler düzenleniyor.17 bin 2 lira asgari ücretle geçinme yollarına yapay zekâ bile çare bulamazken, emekliler ölüme mahkûm edilirken kimileri de İstanbul'a ihanet ettiklerini açıklayanlara kenti teslim

Melek Hanım'ı keşfetmek!

Sözü hiç dolandırmadan söylemeliyim. Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki "Unutulmuş Bir Cumhuriyet Kadını: Bütün Yönleriyle Melek Celâl" adlı sergi, eşsiz bir mücevher niteliğinde. Bize sadece bir sanatçıyı tanıtmakla kalmıyor aynı zamanda Osmanlı'nın son, Cumhuriyetin ilk dönemlerinde yaşanan değişime, gelişmelere, Aydınlanma hareketine dair de ipuçları ve