Kahve mi değişti biz mi değiştik

Kahve bir zamanlar kalbi uyandırırken, şimdi insanı kendine kapatıyor—değişen şey içecek mi yoksa içindeki niyet mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, kahvenin tarihi yolculuğunu tasavvuftan moderniteye takip ederek, insanları birbirine yaklaştıran bir ritüelin günümüzde bireyleri izole etme aracına nasıl dönüştüğünü sorguluyor. Yazarın temel iddiası, kahvenin kendisinin değil biz ve niyetimizin değiştiğidir. Kilit argüman ise: dergâhta içilen kahve ile marka kafelerde içilen kahvenin aynı olmadığı, farklılığın kahvede değil kalpte yattığıdır. Peki, bu çıkmazdan çıkış için kahveyi değiştirecek miyiz, yoksa onu içme biçimizde kalbimizi yeniden mi eğiteceğiz?

Bir fincan kahve... Çoğu zaman elimizde, bazen dost meclislerinde, bazen de yalnızlığımızın ortasında... Ama hiç düşündük mü
Bu küçük fincanın içinde hangi gönüllerin hikâyesi saklı
Bugün kahve dediğimiz şey, çoğu insan için sadece bir içecek. Uykumuzu açan, sohbeti koyulaştıran, vakti dolduran bir alışkanlık... Oysa işin aslı hiç de öyle değil. Kahvenin yolu, sandığımızdan çok daha derin, çok daha manalı bir yerden başlıyor.
Yolun başı Yemen...
Orada, gecenin sessizliğinde uyanık kalmaya çalışan dervişler var. Zikirle, tefekkürle meşgul olan gönül ehli... İşte kahve, ilk olarak onların elinde anlam buluyor. Uykuya karşı bir tedbir, ama aslında kalbi diri tutmanın bir vesilesi...
Çünkü tasavvufta uyanıklık, sadece gözün açık olması değildir. Asıl mesele, kalbin uyanık kalmasıdır. İnsan bakar ama görmez; işitir ama duymaz. Kahve, o günlerde işte bu gafleti dağıtan küçük bir yardımcıdır.
Sonra yol uzar, kahve Osmanlı'ya gelir. Başta İstanbul olmak üzere şehirlerde yayılır. Kahvehaneler açılır. İnsanlar bir araya gelir. Sohbetler edilir, fikirler paylaşılır... Bir bakarsınız, kahve artık sadece bir içecek değil; bir muhabbetin bahanesi olmuştur.
Ama her şey burada değişmeye başlar.
Dergâhta içilen kahve ile kahvehanede içilen kahve aynı değildir. Biri insanı Hakk'a yaklaştırır, diğeri çoğu zaman dünyaya daldırır, derler...
Aradaki fark kahvede değil, biraz da niyettedir. Zaman geçer, dünya değişir. Kahve de bu değişimden nasibini alır. Bugün artık kahve dediğimizde akla çoğu zaman markalar gelir. Mesela zincir firmalar... Kahveyi sadece içilecek bir şey olmaktan çıkarıp bir "yaşam tarzı"na dönüştüren anlayış...
Modern kafelere bakın... Herkesin elinde bir fincan ama kimse kimseyle konuşmuyor. Aynı masada oturup farklı dünyalara dalan insanlar...
Oysa bir zamanlar kahve, insanları birbirine yaklaştırırdı. Şimdi çoğu zaman insanı kendi içine kapatıyor. Kahve mi değişti, yoksa biz mi..
Selman Devecioğlu

Türkiye'nin gazetesi

"Türkiye" ismini ülkemden aldı,

Mayasını ihlâs harcıyla kardı,

Millî değerlere hep bağlı kaldı,

Hizmette senesi tam elli altı

Yaşanan her türlü fitne ve dertte,

Milletin yanında hem devletin de,

Hizmeti pek çoktur İslam dininde,

Kökleri bulunur öz kültüründe

Kendini satmadı hiçbir patrona,

Sâdık kaldı sahibinin yoluna,

Uyar devletinin kanunlarına,

Menfaatsiz hizmet eder yurduna

Manşetler tutarlı, milli ve yerli,

Milletin derdiyle her daim dertli,

Ahlâkı yaymada büyük gayretli,