Yazar, savaşların, şiddetin ve dijital dünyanın gençleri ahlaki olarak yozlaştırdığını öne sürerek, geleneksel değerlere (aile, din, merhamet) dönüşü çözüm olarak sunuyor. Bu argümanı, bir anne olarak çocukların korunması endişesiyle destekliyor. Ancak, geçmişe dönüşü çağın sorunlarının gerçek çözümü olarak sunmanın, gençleri kendi dönemlerinin zorlukları ile yüzleştirmekten mi uzaklaştırdığını merak etmek gerekir.
Bugün bir anne yüreğiyle, önce kendi evlatlarımın üzerine titreyerek, sonra da geleceğimizin teminatı olan tüm gençlerimize kalbimi açarak sesleniyorum. Yavrularım, ne yazık ki çok çetin bir zamana denk geldik. Televizyonlarda, sosyal medyada canlı yayında savaşları, masum çocukların feryatlarını izlediğimiz, kahreden karanlık bir dönemden geçiyoruz. Haberleri izlerken bir anne olarak yüreğim paramparça oluyor. İlim yuvası olması gereken yerlerde şiddetin kol gezmesi, merhametin ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Kalplerin taşlaştığı, vicdanların sustuğu bu devirde tertemiz kalabilmek elbet zordur. Ama unutmayın ki; imtihan ne kadar ağırsa, mükafatı da o kadar büyük olur. Sizler, tarihin derinliklerinden gelen asil bir milletin vârislerisiniz. Bu yüzden hayat tarzınız bu soylu geçmişe layık olmalı.
Hayatın içinde asla tarafsız olmayın safınız her zaman hakkın, doğrunun ve fıtratın yanı olsun. Yüzünüze yerleşecek bir tebessüm, her türlü mücevherden daha değerlidir. İnanın, suratsız gezenlere bir ceza verilebilseydi, dünya nezaketle nasıl da çiçek açardı...
Bugün bizleri kuşatan nice sosyal medya fenomeninin sahte dünyaları yerine aileyi, sadakati ve mahalle kültürünü yücelten sıcak ve samimi ortamlara dönmeliyiz. Allah dostlarının menkıbeleri sadece ramazan ayında değil, her an anımızda bize rehber olmalı. Aile büyüklerimizin sohbetleri tecrübeleri bizlere en güzel armağandır... Kolay yoldan zenginlik masallarına değil, helâlinden kazanılan bir liranın bin kat daha bereketli olduğu o kanaat hazinesine sarılın.
Yavrularım, bu fırtınalı denizde boğulmamak için tek bir çaremiz var. Hep birlikte dinimizin emirlerine devletimizin kanunlarına uygun yaşamak... Sizler şanlı bir ecdadın torunlarısınız. Lütfen kendinizi bu dünya hengamesinde kaybetmeyin. Bir annenin en büyük duası, evladının izzetle, şerefle ve imanla yaşamasıdır. Allah yâr ve yardımcınız olsun.
Gülçin Köker-İstanbul
ŞİİR
Sultanım
Yüzümü, eşiğe sürdüm sultanım.
Aşkımı, kubbeye ördüm sultanım.
İhsanı, gönülde gördüm sultanım.
Himmetle, vuslata erdim sultanım.
Sizden önce, şaşkın kuldum sultanım.
Ağladım, yalvardım, buldum sultanım.
İhsanla, bu yolda, oldum sultanım.
Himmetle, vuslata erdim sultanım.
Bahçende, gülleri derdim sultanım.
Gönlümü, hizmete verdim, sultanım.
İhsanla, Sizleri, sevdim sultanım.

19