Yetenekli Kalemler

Türkiye

Aziz Mahmud Hüdayi

Ramazan aylarında manevi dünyamızda gönüllere taht kurmuş İslam âlimlerinin hayatlarını dizi hâline getirmeye devam ediyor TRT. Aşkın Yolculuğu serisi hâlinde Yunus Emre ile başlayan yolculuğa, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bayram-ı Veli ile devam ederken bu sene de Bursa Kadısı iken kadılığı bırakarak bir tekkede derviş olmayı tercih eden Aziz Mahmud Hü

Şimdinin sanatı mugalata

"Aşağıda bir yalan söyledim, yukarı çıktım ben de inandım" diye söylerlerdi eskiden. Bir de "şüyuu vukuundan beterdir" diye söz vardı. Yani dedikodusu yaşanmasından daha beter anlamında. Bu tür, gerçeğe uymayan, insanlara doğruyu anlatmayan; anlatmak istediğini bir şekilde söz sanatlarıyla inandırıcı hâle getirmek isteyen laf cambazları hep olmuş.

Hareketsiz bir dünyaya doğru

Günümüz insanını hasta eden birçok şey var ama bunlardan üçü önemli. Birincisi çevre şartları. İçtiğimiz sudan soluduğumuz havaya kadar her şey kirlenmiş durumda. Özellikle şehir yerlerinde fabrika bacaları, kirli hava, araba egzoz dumanı, trafik kalabalığı, günlük koşuşturmanın verdiği stres insanların hasta olmasına yol açabiliyor...İkinci önemli

Artık dünya mı yaşlandı

Üzülerek belirtmek isterim ki günümüzde kıymetini bilmediğimiz ve kaybettiğimiz zaman kıymetini anladığımız iki hayati önemli şey, geçen zaman ve sağlığımızdır. Biz de malum sağlıkçı olduğumuz için zaman zaman bu konulara daha çok değiniyoruz ve siz kıymetli okurlarımızla bu konuda hasbihâl ediyoruz. Bugün yine sağlık konusuna değinmek istiyorum.Ef

Kalp deyip geçme

Yalnızlık Allah'a mahsustur deriz. Gerçekten de insan yalnızlığa göre değildir. Bir başkasıyla tamamlanmak ister. Sevmek, sevilmek, birileriyle hemhâl olmak ister. Dinlemek, dinlenmek, anlamak ister, en çok da anlaşılmak ister.İnsan duygularını hiç çekinmeden paylaşmak ister. Ne paylaşılmayan üzüntü üzüntüdür ne de anlatılmayan sevinç sevinçtir. Yo

Serin bir rüzgâr

Yaşım ilerledikçe daha iyi anladığım gerçekler var. 30'a gitgide daha çok yaklaşırken anladığım en büyük hakikat: Hayat sandığımız gibi dört dörtlük bir yer değil. Hayallerimizdeki kadar harikulade değil hiçbir şey... Güzel şeyler oluyor ama çabuk geçiyor. Tıpkı yaz günü esen serin bir rüzgâr gibi, esintinin büyüsünde kalakalıyoruz bir vakit... Son

Sevmek mi sevilmek mi

Geçenlerde televizyonda bir sokak röportajı görmüştüm. Halka soruyorlar "sizce sevmek mi yoksa sevilmek mi önemli" diye. Kendi kendime dedim ki:"Şu dünyada sevilmek nasıl bir duygu hiç tatmadık. Elle tutulur mu, gözle görülür mü ya da dışarıdan nasıl fark edilir" Sevilmek nasıl bir duygu hiç bilmiyorum. "Acaba ne der ne düşünür" diye önemsenmek mid

Cami kitaplığı

Birçok camide olduğu gibi işlek caddenin ortasındaki camide de minik bir kütüphane var. Kitaplığın çoğu farklı ebatlarda Kur'ân-ı kerimden oluşuyor. Bir iki rafında diğer kitaplar var. Altı aydır öğle ve ikindi namazını kitaplığın önünde kılan bir adam vardı. Her selam verişinde gözüne ilişen kitaplara şöyle bir bakar, biraz karıştırıp yerine koyar

Bizi biz yapan

Yakın tarihte İslam ülkelerine uygulanan birbirinden acı saldırılara günümüzde de Filistin'e yapılanları ekleyince daha iyi anlıyoruz "devlet" olmanın ve "millet" olmanın değerini.Eğer güçlü değilseniz maalesef düşmeye mahkûm bırakılıyorsunuz. Ve bu yüzden de bu dünyada hep güçlü kalmak zorundasınız. Hem bireysel olarak hem de devlet olarak. İşte t

Ayasofya

Ne bitmez çileymiş çektiğin be Ayasofya'm. Güzellik başa beladır, dedikleri bu olsa gerek. Her gelen sana sahip olmak istiyor. Lakin kimsenin böyle bir hakkı yok. Ayasofya camidir, 'Beytullah'tır, yani Allahü tealanın evidir. Hiçbir beşerin Ayasofya'nın üzerinde tasarruf hakkı ve yetkisi yoktur. İnsanların ona karşı mukaddes vazifeleri vardır, o ka