Vahdettin İnce

Vahdettin İnce

Star
Gündem 233 yazı 2 takipçi

"Mesele ciddi muhteremler"

10 Haziran 2025 tarihli yazımız Müslüman cemaatlere yönelik bu cümle ile bitiyordu. İttihat ve Terakki ile başlayan ve tek parti Kemalizm'i ile kurumsallaşarak devam eden iç sorunlarla ilgili olarak omuzlarına binen İslamî, tarihî ve insanî görevlerini yerine getirmelerine ilişkin bir hatırlatmaydı. Adı geçen yazıyı okuyan bir dostumla konuşuyorduk

Müslüman cemaatlerin bu sessizliği hayra alamet değil

İnsanın dünyada olup bitenlere ilgisiz kalması, mazlumlara yardım elini uzatmaması mümkün değildir. Özellikle evrensel bir dinin mensubu Müslümanların, çevrelerinde olup bitenlere bigane kalmaları düşünülemez. Bunun yanında bütün insanlarda olduğu gibi Müslümanların da ayrıca kendi içlerine yönelmeleri aynı şeklide varoluşsal bir gerekliliktir. Her

Bayramınız mübarek olsun cehennemi göğüslerinde söndüren yiğitler

Sanırım bayramları coşkuyla geçirdiğim günler, her şeyi toz pembe gördüğüm, yakın-uzak çevremde olup bitenleri tam algılayamadığım çocukluk zamanında kaldı. Özellikle son yıllardaki bayramları düşündükçe keşke hiç büyümeseydim diyorum o yüzden. Bir komşuyu ziyaret ederken, bir arkadaşın evinde bayram şekeri alırken ya da kurban keserken, bir parça

Şu Mealleri ne yapmalı, yakmalı mı yasaklamalı mı

İnsan, kimisi doğuştan, kimisi sonradan edindikleri olmak üzere birden fazla kimliğe sahiptir. Bu kimliklerin her biri itibariyle farklı anlamlar ifade eder. Birey olarak, aile içinde, kavim-kabilesi arasında, milleti, ümmeti çerçevesinde, insanlık ailesi bağlamında bir anlamı vardır. Bunlar da birbirlerinden farklı olurlar. Bir kategoride mesela u

Çözüm tarlasında izi olmayan aydının barış harmanında yüzü olmaz

Dünyanın başka bir ülkesinde olsaydı, yüz senedir kendisini meşgul eden, uykularını kaçıran, bütün iç ve dış ataklarında endişe kaynağı olan, her adımını onu hesap ederek atmasına sebep olan, bir ayak bağı gibi attığı bütün adımlarda tökezlemesine neden olan, bu yüzden tarihi düşmanlarına olmadık tavizler vermek zorunda kalan, bu yumuşak karnını ke

Kurban Bayramı sadece Afrika'da mı kutlanır

Zaman değiştikçe toplumların bazı sosyal davranış kalıplarının değişmesi kaçınılmazdır. Bu yüzden "değişmeyen tek şey değişimdir" demişler. Bunun yanında toplumların sabiteleri de var. Yani bazı şeyler de değişmez. Zaman üzerlerinden geçip gider sadece. En fazla bir rüzgar gibi tozunu toprağını alır onların. Zaten "Rûzgar-Rüzgar" da Farsça bir keli

Kemalizmin kışını geçiren Kürtler tek parti ayazını unuturlar mı

Cumhuriyetin kurulduğu süreci, dünyanın o zamanki egemen anlayışını ve o genel konjonktürün yerel süreçler üzerindeki belirleyiciliğini biliyoruz, anlıyoruz. Bir kere "mağluplar galipleri taklit ederler" diye bir evrensel kural koymuş İbn Haldun. Malum, biz o sürecin mağluplarıydık ve bizim de içinde olduğumuz modern dünyayı Batılı galipler arzular

Öfkemizi yutkunmalı, birbirimizi affetmeliyiz

Geçenlerde bir televizyon programına konuk olmuştum ve program çerçevesinde Kürtlerin tek parti yönetimi döneminde yaşadıkları mağduriyetlere ilişkin sorulara elimden geldiğince kısa cevaplar vermeye çalıştım. Oysa mağduriyetler programlara, ciltler dolusu kitaba sığmayacak kadar çoktu ve seyircinin de ilgisini çekerdi. Ama ben mağduriyetten, daha

Türk'ü ve Kürt'ü büyütecek Terörsüz Türkiye vizyonu

Müslüman olarak herhangi bir meseleyi İslam perspektifinde değerlendirmek gibi bir yükümlülüğümüz var. Türkiye vatandaşı olarak içinde bulunduğumuz toplumsal bünyeye zarar vermemek, zarar vermesi muhtemel gelişmelere engel olmak gibi bir sorumluluk taşıyoruz. Ayrıca Kürt veya Türk olmaklığımız da bize birtakım sorumluluklar yüklüyor. Bu saydığımız

Bir hayırlı eşikteyiz ki ömre bedel

Elli yıldır silahlı mücadele veren PKK, kendisini feshettiğini, silah bıraktığını dün itibariyle resmen ilan etti. Silahların ne zaman, nerede ve kime teslim edileceği meselesi bizi ilgilendirmiyor. Bunlar teknik meseleler. Bizi ilgilendiren şey, böyle bir kararın alınmış olmasıdır. Hangi koşullarda, ne maksatla ve hangi pazarlıklar sonucu bu karar

Tarihin akışı tabiî mecrasını bulmuştur ve bu akış burada durmayacaktır

Allah selamet versin, tanıdığım Cezayirli bir entelektüel vardı. Raşid b. İsa. Müthiş bir birikime, engin bir tecrübeye sahipti. Feleğin çemberinden geçmiş biriydi. Fransızlara karşı verdikleri kurtuluş savaşını, ondan sonra gelen yerli yönetimleri, bu yerli yönetimlerin yaşattıkları hayal kırıklıklarını, Fransızları aratmayan baskılarını görüp geç

Hût

Arapça bir kelime olarak büyük balık, balina anlamına gelir. Bazen belgesellerde izlerim. Okyanusun dibinde tek başlarına büyük bir balık kolonisinin, fokların, penguenlerin arasına dalıp onları tarumar ederler. Çil yavrusu gibi dağıtırlar. Denizlerin kabadayıları köpekbalıkları bile onlardan çekinirler. Onları gördükleri yerde "neme lazım" diye yo