Türkiye gazetesiyle tanışınca...

"Kaldığımız yurt şehir merkezinden biraz uzaktaydı. Şehir merkezine minibüslerle gidip gelirdik..." Değerli okuyucular, size ben de bir hatıramı gönderiyorum. Daha doğrusu hayatımın anlamını bulduğum bir hatırayı Bizler Afganistan'dan 1993 yılında bir grup öğrenci ile burslu olarak öğrenim görmek için Türkiye'ye geldik. Manisa'nın Akhisar ilçesinde devlet yurduna yerleştirildik. İlk önce "Türkçe Öğretim Merkezi"ne kaydolduk. Burada yaklaşık sekiz ay civarında Türkçe eğitimi aldık. Kaldığımız yurt şehir merkezinde biraz uzaktaydı. Dolayısıyla ihtiyaçları almak için şehir merkezine minibüslerle gidip gelirdik. Eğitim alırken aynı zamanda Türkçe konuşma pratiğimizi geliştirmemiz için ve çabuk öğrenebilmemiz için lise sınıflarına da gönderiyorlardı. Elbette ki biz de Türkçeyi kısa zamanda öğrenmeye ve anlamaya çok meraklıydık. Bir gün bir arkadaşım çarşıya gitmiş ve bayiden Türkiye gazetesi almış. Şiir, menkıbe ve hikâyeleri okuyup çok beğenmiş. Bana da almamı tavsiye etti. Onun tavsiyesi ile şehre gidip aynı gazeteden ben de aldım. Okudum, hem Türkçeyi ilerletmeme sebep oldu hem de orta sayfa yazılarından çok etkilendim. Burada eğitimimi tamamlayıp yabancılara mahsus imtihana girip İstanbul Üniversitesini kazandım. Sonra İstanbul'a gelip kayıtlarımızı yaptırdık. Ondan sonra Zeytinburnu'na gelip hemşehrilerimizi ziyaret etmek istedik. Orada çok kıymetli bir mahdum abimiz ile tanıştık. Bizi evine misafir etti. Ertesi gün de Cağaloğlu'nda bulunan iş yerine götürdü. Bir